Bir sabah umut doğmalı uzaklardan
Hayatın acizliği, acımasızlığı, adaletsizliği ve vurdumduymazlığı yordu artık.. Her sabah başka bir kadın cinayeti ile uyanıyoruz. Televizyon, telefon veya tablet açıyoruz yine bir kadın bir hayat, bir umut çalınmış. Yine birilerinin öfke patlaması, cinnet anı bir can almış. Her gün birilerinin birilerinin öldürmesi ve bitmeyen şiddet sarmalı. Ne ara bu kadar vahşileşti bu ülke…
Bu şiddet sarmalı sadece haberlerde bir sayı olarak, bir başlık olarak geçiyor. Ama öyle değil her biri bir yara ve bir kayıp… Bir kadının gülüşü, bir annenin hayalleri ve bir kız çocuğunun geleceği yok oluyor… Hepsi bir anda siliniyor. Bizlerse sadece ekran başında okuyup ve izleyip geçiyoruz. Bu acılara, bu kayıplara alışır olduk. Alışmak kelimesi ne kadar acı ve iğretici dursa da… Evet alıştırıldık, her gün olan bu vahşetleri normalleştirir olduk.
Bu alışmışlık durumu, bu duyarsızlıklar ve tüm sessizlikler içimize işledi. Her işlenen cinayet, her çalınan hayatta bir parça daha yok oluyor insanlığımızdan. İnsanlığımız yavaş yavaş yok oluyor.. Bir yerlerde bir şeyler kırılmalı ve bir sabah umut doğmalı uzaklardan….