Konya
Az bulutlu
4°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,8505 %0
51,7348 %0
7.369,90 % -0,14
Ara
Konya Postası Gazetesi Konya Kur’an, Oruç ve İnsan: TYB Konya’da Ramazan iklimi başladı

Kur’an, Oruç ve İnsan: TYB Konya’da Ramazan iklimi başladı

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi, 2026 yılı kültürel etkinlikler takvimini “Ramazan İklimi” program serisiyle başlattı. Yılın ilk etkinliği olma özelliğini taşıyan program, Ramazan ayı münasebetiyle sosyal medya üzerinden gerçekleştirildi. Programın konuğu Prof. Dr. Ali Öge, “Kur’an, Oruç ve İnsan” başlıklı konuşmasında oruç ibadetinin bireysel ve toplumsal hayat üzerindeki dönüştürücü etkisini ele aldı.

KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 3 dk

Oruç ve Takva İlişkisi

Prof. Dr. Ali Öge, konuşmasında orucun en temel amacının takvaya ulaşmak olduğunu belirtti. Bakara Suresi’ndeki ayet-i kerimede “Oruç size farz kılındı, umulur ki korunursunuz” buyurulduğunu hatırlatan Öge, oruç ile takva arasındaki güçlü bağa dikkat çekti.

Takvayı, insanın hayat yolculuğunda sırat-ı müstakim üzere kalabilmek için şeytanın kurduğu tuzaklara karşı dikkatli davranması ve kendisini koruma altına alması şeklinde tanımlayan Öge, Ramazan ayının bu bilinç için önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Prof. Dr. Öge “Takva, Efendimizin işaret ettiği gibi kalpte başlar. Efendimiz üç kere kalbini işaret etmişse, imanın merkezi kalpse; iman ve takva ilişkisi, oruç ve takva ilişkisi aslında birbirinden ayrılmayan, birbirine geçmiş, sarmal hale gelmiş özellikler olarak karşımıza çıkar. O zaman takvayı Hazreti Ömer Efendimizin ifadesiyle söyleyeyim: Önünüzde ateş, kor, dikenler var; ayağınız çıplak ve o yolda yürüyeceksiniz. Ayağınıza diken batmasın diye bastığınız yere nasıl dikkat ederseniz, kor ateş ayağınızı yakmasın diye ateş olmayan yerleri nasıl dikkat ederek gözlerseniz; hayat yolculuğunda sırat-ı müstakim üzerinde şeytanın yolunuza kurmuş olduğu tuzaklara karşı son derece dikkatli davranmak ve oralara basmamak, düşmemek için kendinizi korumaya almanızın adıdır.” Dedi.

Bütün Azalarla Tutulan “Havasın Orucu”

İbadetin yalnızca fiziksel açlıkla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Öge, orucun bütün azalarla tutulması gerektiğini ifade etti. “Dilimize, ağzımıza, midemize tutturduğumuz orucu; gözümüze, kalbimize, kulağımıza, elimize ve ayağımıza da tutturmalıyız. Zihnimiz, düşüncelerimiz, niyetlerimiz ve hedeflerimiz de bu ibadetten nasibini almalıdır” dedi.

Ağzın ve dilin nasıl yemekten uzak duruyorsa, haramdan, gıybetten ve dedikodudan da uzak durması gerektiğini belirten Öge, insanın bütün varlığıyla oruç tutması hâlinde bunun âlimler tarafından “havasın orucu” olarak adlandırıldığını söyledi. Kalbiyle Allah Zülcelal Hazretleri’ne bağlanarak bu bilinç seviyesini zirveye taşıyanların ise “hasların hası” mertebesine ulaşabileceğini ifade etti.

Kur’an Mukabelesi ve Hayat Muhasebesi

Ramazan’ın aynı zamanda bir Kur’an ayı olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Ali Öge, mukabele geleneğinin yalnızca bir okuma faaliyeti değil, aynı zamanda bir hayat muhasebesi olduğunu dile getirdi.

“Müslümanlar bir araya gelerek Kur’an’ı baştan sona okuyorlar. Ancak bu, sadece tilavetle sınırlı kalmamalıdır. Hayatımızdaki yanlışlara, nefsimizin ve şeytanın bizi uzaklaştırdığı tutum ve davranışlara karşı Kur’an’ın ne söylediğini sorgulamalıyız. ‘Şu fiil yanlıştır; Kur’an buna haram demektedir ya da mekruh görmektedir’ diyerek, Kur’an’ın hayatımıza nasıl mukabele ettiğini düşünmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Şükür, Tekbir ve Dua İklimi

Konuşmasının sonunda orucun şükür ve dua ile olan bağına değinen Öge, Rabbimizin oruç günlerini tamamlamayı ve hidayet nimeti için O’nu tekbir etmeyi emrettiğini hatırlattı.

Bir bardak suyun, bir lokma ekmeğin kıymetinin oruçlu iken daha iyi idrak edildiğini belirten Öge, şükrün nimeti vereni tanımak ve o nimeti O’nun rızasına uygun şekilde kullanmak anlamına geldiğini ifade etti. “Rabbimiz, ‘Kullarım beni senden sorarlarsa, şüphesiz ben onlara çok yakınım’ buyuruyor. Bu sebeple oruçlu insanın duası makbuldür. İftar sofralarında ve seher vakitlerinde Rabbimize yönelerek dua etmeliyiz” dedi.

Programın sonunda Prof. Dr. Ali Öge, Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi’ne ve emeği geçenlere teşekkür ederek, ahirete irtihal etmiş tüm üyeleri rahmetle andı. Program, Ramazan ayının İslam âlemine huzur ve bereket getirmesi temennisiyle sona erdi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *