FASET EKELEM SENDROMU
Omurganın, 33 omur kemiğinden oluştuğunu ve bunların 24’ünün hareketli olduğunu belirten Utcu, hareketli omurlar arasındaki faset eklemlerin, omurgaya destek sağlayarak farklı yönlerde hareket etmesini mümkün kıldığını söyledi. Utcu, “Her omurun arkasında bir çift faset eklem bulunur. Özellikle bel bölgesindeki faset eklemler, aşırı eğilmeyi, dönmeyi ve omurların kaymasını önleyerek dengeyi korur. Ayakta dik postürde vücut ağırlığının ℅70’i omurlar arası disklere, ℅30’u ise yine omurlar arasındaki faset eklemlere aktarılmaktadır. Bel bölgesinin yan taraflara (rotasyonel) zorlanması ya da travmalar en fazla L4 ve L5 faset eklemlerini etkiler. Faset eklem sendromu bel ağrılarında en sık görülen rahatsızlıklardan biridir. Buna rağmen halk arasında yeterince tanınmayan, ihmal edilen ve üzerinde durulmayan bir omurga rahatsızlığıdır.” dedi.
FASET SENDROMU BELİRTİLERİ
Utcu, “Faset eklem yıpranmasına bağlı ağrılar bel fıtığı ağrısından farklı olarak daha çok bel bölgesinde yan kısımlara, kalçaya ve bacağın üst bölgesine yayılabilir, siyatik ağrısındaki gibi bacağın arka kısmından ayağa ve parmaklara kadar yayılmaz. Bel fıtığı ağrısı öne eğilmekle artarken faset eklem sendromuna bağlı bel ağrısı daha çok geriye yaslanırken ve yana dönerken şiddetlenir. Kötü duruş, diyafram gerginliği, stres ve bazı bel problemleri etkileyebilir. Omurganın anatomisi ve fizyolojisine baktığımızda öne eğilmeli, omurgayı hareket ettirmeliyiz. Omurga için en tehlikelisi uzun süreli sabit oturma pozisyonudur. Oturunca bel kitlenir ve hareketsiz kaldığı için kanlanması azalır, doku beslenmesi bozulur, dokunun yüklenme kapasitesi düşer. Ağrı sınırında kişiye özel egzersizler uygulanmalıdır.” ifadelerini kullandı.
Betül Utcu, kişiye özel egzersizlerin bu rahatsızlığın yönetilmesinde etkili olduğunu ve omurganın sağlığını korumak için doğru duruş ve hareketin önemini vurguluyor.