Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları kamu hastanelerinde uygulanmaya başlandı. Türkiye’de 27 Ekim 2014 tarihinde Sağlık Bakanlığınca, Geleneksel Tamamlayıcı Tıp yönetmeliği yayınlanmasıyla bu alanda yeni bir dönem başlamış oldu. Bu yönetmelik ile 15 tane yöntem, usul Tamamlayıcı Tıp olarak tanımlanmış oldu. Bunun üzerine 2019 yılında Konya Meram Eğitim Araştırma Hastanesi’nde de alternatif tıp uygulanmaya başlandı. Meram Eğitim Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzman Doktor Duygu İlke Yıldırım, uygulanmakta olan hacamat tedavisi ile ilgili bilgi verdi.
Hacamat’ın gelmiş geçmiş en iyi tedavi yöntemlerinden biri olduğunu söyleyen Yıldırım, “Yaklaşık 5 bin yıllık bir tarihi olan Hacamat, tüm hastalıklara çok iyi gelen tamamlayıcı tıp uygulamasıdır” dedi.
Hacamat’ın tıpla birlikte olması gereken bir tedavi yöntemi olduğunu dile getiren Yıldırım, “Hacamat uygulamasını hastaya göre belirliyoruz. Hastanın durumuna göre yaş kupamı, kuru kupa mı uygulayacağız onu belirliyoruz. Belirledikten sonra da yaş yada kuru kupa şeklinde tedavimizi belirliyoruz. Hastana önce bir tarama Hacamatı yapacaksak, önce bir muayeneden geçiriyoruz. Zaten hastanın sıkıntılı olan yerleri muayene sırasında elimizi geliyor. Onun dışında hasta bize migren sıkıntısı ile geldiyse önce kafa sonra sırt Hacamatı yapıyoruz. Organlarımızın yansımalarının sırttaymış gibi olduğunu düşünün. Organların hepsinin sırtta olduğu bölgeler var. Oraya yine kuru kupa ardından yaş kupa şeklinde hacamatını yapıyoruz” dedi.
BİRÇOK HASTALIĞA İYİ GELİYOR
Hacamat’ın kimlere yapılması gerektiği konusunda da bilgi veren Yıldırım, “Hacamatı 2 yaş altına yapmıyoruz. 70 yaş üzerine de yapmıyoruz. Bunlar bilimsel çalışmalar sonucu elimize geçen değerler. Onun dışında imustirirasif olan hastalara, kemoterapi almış hastalara, yaşlı ek hastalığı olan, düşkün hastalara yapmıyoruz. Aynı zamanda gebelere de uygulayamıyoruz. Bunların dışında hiçbir sıkıntısı olmayan hastalara uygulayabiliyoruz. Baş ağrısı olan, migreni olan, sırt ağrısı olan, depresyona girmiş olan her hastaya uygulanabiliyor. Birçok hastalığa çok iyi gelen bir tedavi yöntemidir” dedi.
KİŞİYE ÖZEL KUPA KULLANILIYOR
Vatandaşlardan bize gelen en çok sorulardan bir tanesi kupanın kişiye özel olup olmadığı oluyor diyen Yıldırım, “Bizde uygulanan kupalar kişiye özel kupalardır. Kullandıktan sonra onların çöpe atıyoruz. O yönden hastaların içi çok rahat olmalı. İkinci bir soru ise iz kalıyor mu? Kesinlikle iz kalmıyor. Hacamatı bir kan aldırma gibi düşünmemek gerekir. Hacamat tamamen bir çizme sanatıdır. Yani hastayı kesinlikle kesmiyoruz. Hatta hastalarımızdan ilk uygulamadan sonra ertesi gün bile bir iz kalmadığı yönünde bilgiler alıyoruz” dedi.
KADIN ERKEK AYDI
Merkezimiz de erkek hastalarımıza erkek, bayan hastalarımıza ise bayan uzmanlar tarafından hacamat yapılmaktadır diyen Yıldırım, “Hacamat uygulamasında Hadisi Şeriflere göre hareket ediyoruz. Kadınlara kadın hekimler yapıyor. Erkek hastalara da erkek asistanlarımız uygulama yapıyor. Bu aşama da bizlerde hep yanlarında oluyoruz. O yönden hacamat yaptıracak olanların içleri rahat olsun. Merdiven altı uygulamalardan sonda bize gelen hastalarda gördüğümüz tablo çok derin kesik izlerinin olduğunu görüyoruz. Enfeksiyonla karşılaşan hastalarımız oluyor. Yarık izleriyle gelen hastalarımız oluyor. Biz burada vakumlu kupalar kullandığımız için zaten yarık riskimiz kesinlikle yok. Kesik izi zaten kalmıyor” dedi. Yıldırım son olarak, merdiven altı hacamat yapan yerlere gidilmemesi gerektiğini belirterek, “Hem sağlığınızdan olmayın hem de kendinizi riske atmayın. Hem de paranızı riske atmayın” dedi. (Mustafa GENÇ)