Türkiye'nin stratejik coğrafi konumu, yapay zeka destekli lojistik çözümlerle birleşerek ülkeyi küresel ticaretin önemli merkezlerinden biri haline getiriyor. Sürat Kargo CEO’su Cem Oğuz, dijitalleşmenin ve veri odaklı yapay zeka teknolojilerinin, Türkiye’nin bu süreçteki en güçlü kozlarından biri olduğunu belirtti.
Salgın sonrası değişen tüketici alışkanlıkları ve e-ticaret hacmindeki hızlı artış, lojistik sektöründe verimliliği zorunlu kılarken, yapay zeka destekli sistemler lojistik süreçlerin temel unsurlarından biri haline geldi. Avrupa, Asya ve Orta Doğu’yu birbirine bağlayan Türkiye, bu yeni düzende teknolojik altyapısını ve lojistik stratejilerini dijitalleştirerek büyük avantaj sağlıyor.
“E-TİCARET, SEKTÖRLER ARASI ENTEGRE BİR YAPI SUNUYOR”
Sürat Kargo CEO’su Cem Oğuz, e-ticaretin tüm sektörleri buluşturan bir yapı oluşturduğuna dikkat çekerek, “Bu nedenle yapay zekaya yatırım artık bir tercih değil, zorunluluk” dedi.
Yapay zekanın lojistik süreçlerde sunduğu en önemli katkının hız ve maliyet avantajı olduğunu vurgulayan Oğuz, “Aynı güzergâha üç araç göndermek yerine tek araçla ulaşmak mümkün hale geliyor. Bu da hem operasyonel verimliliği artırıyor hem de müşteriye olumlu yansıyor. Ayrıca karmaşık teslimat noktalarına daha etkin çözümler üretmek de yapay zekayla kolaylaşıyor” diye konuştu.
“TÜRKİYE, LOJİSTİK ALTYAPISIYLA RAKİPLERİNİN ÖNÜNDE”
Türkiye’nin hem üretici hem de satıcı kimliğiyle ticarette güçlü bir oyuncu olduğunu belirten Oğuz, coğrafi avantajların artık daha bilinçli şekilde kullanıldığını söyledi.
“Türkiye, yakın coğrafyalara ürün ve hizmet sunabilme kabiliyetiyle bölgesel ticarette rekabet üstünlüğü sağladı. Yeni tarife politikaları dikkate alındığında, Türkiye’nin taşıma maliyetleri pek çok rakibinden daha avantajlı. Bu durum Amerika gibi uzak pazarlarda dahi Türk ürünlerine talebi artırıyor” açıklamasında bulundu.
“TÜRKİYE, DİJİTAL TİCARETİN BÖLGESEL MERKEZİ OLABİLİR”
Yapay zekanın maliyetleri düşürmesiyle Türkiye’nin ticaret potansiyelinin daha da genişlediğini belirten Oğuz, lojistik altyapı yatırımlarının da bu süreci desteklediğini söyledi. “Havalimanı ve kara yolu yatırımlarıyla başlayan bu dönüşüm, Türkiye’yi dijital ticaretin doğal merkezi haline getiriyor. Ürünler Türkiye’den kara yoluyla gönderildiğinde, hava yoluyla ulaştırılan ürünlerle aynı sürede teslim edilebiliyor ve daha düşük maliyetle” dedi.
DOĞUYA YATIRIM ÇAĞRISI
Oğuz, doğu bölgelerine yapılacak depo yatırımları ile Türkiye’nin ticaret merkezi olma sürecinin hızlanabileceğini belirtti. Gümrük tarifeleri gibi maliyet unsurlarının dikkatle yönetilmesi gerektiğini de ekleyen Oğuz, “Amacımız bu süreci daha etkin yöntemlerle yöneterek Türkiye’nin ticaret potansiyelini tam anlamıyla ortaya çıkarmak” dedi.