Türkiye’de elektrikli araçlara olan ilginin artmasıyla birlikte şarj altyapısı da hızla yaygınlaşıyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre, Türkiye genelinde elektrikli araç şarj istasyonlarının sayısı 11 bin 949’a ulaştı. Şarj altyapısı, özellikle büyükşehirlerde ve turizm bölgelerinde yoğunlaşıyor.
Elektrikli araçların çevreci özellikleri ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkısı, Türkiye’de otomotiv sektöründe köklü bir dönüşüm sürecini tetikledi.
Karbon emisyonunu düşüren, fosil yakıt bağımlılığını azaltan elektrikli araçlar; devlet teşvikleri, model çeşitliliği ve enerji politikalarındaki dönüşümlerle birlikte ülke genelinde hızla yayılıyor.
İstanbul, Ankara ve Antalya öne çıkıyor
Türkiye’de elektrikli araç sayısı Mayıs 2025 itibarıyla yaklaşık 248 bine ulaştı. Aynı dönemde şarj istasyonu sayısı da hızla artarak 12 bine yaklaştı.
En fazla şarj istasyonuna sahip iller sıralamasında İstanbul 3 bin 45 adetle zirvede yer alıyor. Onu, 1322 istasyonla Ankara, 786 ile Antalya, 594 ile Bursa ve 537 ile İzmir takip ediyor. Şarj altyapısının özellikle Marmara, Ege ve Akdeniz kıyılarında yoğunluk kazandığı dikkat çekiyor.
Yüksek hızlı şarj noktaları artıyor
Nisan sonu itibarıyla Türkiye genelindeki toplam şarj soketi sayısı 29 bin 496’ya yükseldi. Bu soketlerin 17 bin 231’i AC (normal şarj), 12 bin 265’i ise DC (hızlı şarj) altyapıya sahip.
Özellikle 151 kilovat ve üzeri şarj gücüne sahip yüksek hızlı şarj noktalarının sayısında önemli bir artış yaşandı. Nisan 2025 itibarıyla bu tür yüksek hızlı şarj noktası sayısı 4 bin 941’e ulaştı. Bu da toplam soketlerin yaklaşık yüzde 17’sine karşılık geliyor. Yılın ilk çeyreğinde altyapıya yaklaşık 900 adet yeni hızlı şarj soketi eklendi.
Her 7-8 araca bir şarj soketi
Şu anda Türkiye genelinde her 7 ila 8 elektrikli araca bir şarj soketi düşüyor. Bu oran, Avrupa standartlarıyla kıyaslandığında gelişen bir altyapıya işaret ediyor. Şarj ihtiyacını kısa sürede karşılayabilen hızlı sistemlere olan talep, sektör yatırımlarını da hızlandırıyor.
Türkiye, elektrikli araçlara geçişte altyapı kapasitesini artırarak hem enerji verimliliği hem de sürdürülebilir ulaşım hedefleri doğrultusunda ilerlemeye devam ediyor.