Konyaspor tarihinin en başarılı dönemlerinde kadronun vazgeçilmez isimlerinden biri olan Barry Douglas, aktif futbolculuk kariyerine nokta koyduğunu açıkladı. 2015-2016 sezonunun devre arasında Polonya ekibi Lech Poznan’dan 200 bin Euro bedelle transfer edilen İskoç oyuncu, Konya’da geçirdiği 1,5 sezonda hem saha içi performansıyla hem de karakteriyle camianın saygısını kazandı.
AYKUT KOCAMAN’IN VAZGEÇİLMEZİ OLMUŞTU
Transfer süreci oldukça sancılı geçen ve Türkiye'ye gelme konusunda başlangıçta tereddütler yaşayan Douglas, dönemin teknik direktörü Aykut Kocaman’ın sisteminde kısa sürede kilit bir role büründü. Konyaspor formasıyla Süper Lig üçüncülüğü ve tarihi Türkiye Kupası şampiyonluğu yaşayan Douglas, yeşil-beyazlı ekipte çıktığı 45 maçta 6 asistlik bir katkı sağladı.
2017-2018 yaz transfer döneminde İngiliz ekibi Wolverhampton Wanderers'a 1,14 milyon Euro bonservis bedeliyle transfer olan İskoç sol bek, Konyaspor’a ekonomik anlamda da katkı sağlamıştı.
"EN ÇILGIN HAYALLERİMİN BİLE ÖTESİNDEYDİ"
Kariyerinde Wolverhampton ile Premier Lig’e yükselme sevinci yaşayan, son olarak ülkesinin takımlarından St. Johnstone forması giyen Douglas, emeklilik kararını sosyal medya hesabından yaptığı duygusal bir açıklamayla duyurdu.
Douglas futbola veda açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Her futbolcunun bir gün geleceğini bildiği o an geldi çattı. Bu güzel oyunun saha içindeki kısmına veda etme vakti.
En çılgın hayallerimde bile profesyonel bir futbolcu olacağımı; farklı ülkelerde şampiyonluklar yaşayıp 500’e yakın maça çıkacağımı asla hayal edemezdim. Şimdi nihayet "kramponları asarken", her şeyimi verdiğimi bilmenin verdiği o büyük gururla geriye bakabiliyorum.
Armalarını terletmem için bana güvenen tüm kulüplere kocaman bir teşekkür borçluyum. O forma için savaşmak bir onur ve ayrıcalıktı; bu sorumluluğu bir an bile hafife almadım.
Her çocuk günün birinde ülkesi için oynamanın hayalini kurar; bunu gerçeğe dönüştürmüş olmak her zaman en büyük gurur kaynağım olacak.
Bu yolda çok güzel insanlar tanıdım; takım arkadaşları, fizyoterapistler, aşçılar, saha görevlileri, malzemeciler, temizlik görevlileri… Liste uzayıp gider. Yolumun kesiştiği herkese teşekkürler. Hepinize minnettarım; saha içinde ve dışında her zaman kendimin en iyi versiyonu olmaya çalıştım.
Şahsen teşekkür etmem gereken birkaç kişi var. Menajerlerim Jim ve Aldo; bu yolculuk boyunca rehberliğiniz ve desteğiniz için teşekkürler. Müthiş bir serüvendi.
Annem ve babam; sizin fedakarlıklarınız, yol boyunca katettiğiniz binlerce kilometre ve çocukluğumdan beri benim için yaptığınız her şey olmasaydı bunların hiçbiri mümkün olmazdı. Umarım sizi gururlandırmışımdır.
Ve son olarak, harika eşim Debbie… Bu yolculuk benim olduğu kadar senin de başarın. Gerçek şu ki, sen yanımda olmasaydın bugün ulaştığım noktada olamazdım. Desteğin, fedakarlıkların ve maceramıza başlamak için Polonya’ya ilk taşındığımızda benimle o bilinmeze adım attığın için sana sonsuza dek minnettar kalacağım. Şimdi halimize bir bak; iki dünya güzeli çocuk, bir dolu şampiyonluk madalyası ve bir ömür boyu sürecek anılar.
Futbol… Seninle olmak bir zevkti.”