Antalya Kepez Bilim ve Sanat Merkezi'nde eğitim gören üç lise öğrencisi, İstanbul’da bebek ölümlerine neden olan “Yenidoğan Çetesi” olayından etkilenerek prematüre ve hasta bebek ölümlerini azaltmak amacıyla yapay zeka destekli akıllı kuvöz geliştirdi.
9.sınıf öğrencileri Ceylin Arslan, Hayrunnisa Başkan ve Tunay Denis Diederich’in hazırladığı proje, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından düzenlenen “Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması”nda sergilendi.
Kuvözde Yapay Zeka, Fototerapi Yeleği ve Akıllı Bileklik Sistemi
Projeyi anlatan Hayrunnisa Başkan, “Yenidoğan Çetesi’nin ardından mevcut kuvöz sistemlerindeki eksiklikleri fark ettik. Yapay zeka destekli sistemle bu eksiklikleri tamamlayarak yenidoğan bakımına yeni bir standart getirmeyi amaçladık” dedi.
Ceylin Arslan ise sarılık tedavisinde kullanılan mavi ışığın kontrolsüz kullanımının risklerine dikkat çekerek, “Biz, taşınabilir fototerapi yeleği geliştirdik. Bu sayede sarılık tedavisi daha güvenli hale geliyor. Ayrıca bebeklerin nabız gibi biyolojik verilerini anlık izlememizi sağlayan bir akıllı bileklik sistemi geliştirdik” ifadelerini kullandı.
Temassız Tespit ile Yüzde 99,7 Doğruluk
Geliştirdikleri kuvözün hareketli yatak sistemine sahip olduğunu belirten Arslan, bu sistemle uzun süre sırtüstü yatmanın neden olduğu baskı yaralarının önüne geçildiğini söyledi. Sisteme entegre edilen kameralar sayesinde ise yoğun bakım hemşireleri anlık olarak görüntü alabiliyor ve hızlı müdahalede bulunabiliyor.
Projede Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden etik kurul onayı alındığını ifade eden Arslan, “Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde, aile onayıyla testler gerçekleştirdik. 3 bin 600 veri toplayarak kendi veri tabanımızı oluşturduk. Yapay zekamızı bu verilerle eğittik. Kameramız, sarılık ve dolaşım hastalıklarını sıfır temasla yüzde 99,7 doğrulukla tespit ediyor” dedi.
Omurga Gelişimini Destekleyen Su Yatağı ve Işık Sistemi
Geliştirdikleri sistemin diğer özelliklerine de değinen Arslan, “Kuvözde entegre karartma sistemi bulunuyor. Bu sistem sayesinde gece hormonları daha sağlıklı salgılanabiliyor. Ayrıca gün ışığı lambası ile bebeğin yüz ifadeleri ve ten rengi izlenebiliyor. Su yatağı sistemimizle de prematüre bebeklerin kemik gelişimi destekleniyor” diye konuştu.
Bu yenilikçi proje, hem teknolojik donanımı hem de insan hayatına doğrudan katkısıyla dikkat çekerken, yenidoğan bakımında ulusal ve uluslararası yeni bir standart oluşturma potansiyeline sahip.