Konya
Kapalı
7°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,6337 %0.27
51,6013 %-0.2
6.704,43 % 0,27
Ara

İnfak Kavramının Önemi ve Dinimizdeki Yeri Nedir?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Yüce dinimiz İslam, iman ve namaz konusundan sonra infak kavramına büyük önem verir.

Sözlükte “tükenmek, tamamlanmak, son bulmak” mânasındaki nefk kökündentüretilen infâk “bitirmek, yok etmek; yoksul düşmek” gibi anlamlara gelirse de daha çok “para veya malı elden çıkarmak” mânasında kullanılmaktadır.

Dinî-ahlâkî bir terim olarak genellikle “Allah’ın hoşnutluğunu elde etme amacıyla kişinin kendi servetinden harcama yapması, muhtaçlara aynî ve nakdî yardımda bulunması” demektir. Bu bakımdan infak, farz olan zekâtı ve gönüllü olarak yapılan her çeşit hayrı içermektedir (Mustafa Çağırıcı, İnfak, TDV İslam Ansiklopedisi).

Dinî anlamıyla infak, genel olarak insanın dünyada kazandığı, kendisine rızık olarak verilen şeyleri, mal ve mülkünü Allah rızası için başkalarına vermek suretiyle elden çıkarmasıdır.

İnfak kelimesi genellikle karşılıksız yardımlar için kullanılır; nitekim Kur’an’da yaptıkları iyiliklerden dolayı bir karşılık beklemeyenler övülmektedir (el-İnsân 76/8-9). Bununla birlikte meşrû alanlarda yatırım yaparak istihdam yoluyla insanların nafakalarını sağlamaya vesile olmak da infak kapsamında değerlendirilebilir.

Serveti âtıl bırakıp (kenz) Allah yolunda harcamayanları ağır bir dille yeren âyetler (et-Tevbe 9/34-35) bu hususu da kapsamaktadır. Gazzâlî buradaki “kenz” kavramının malı veya parayı piyasadan çekmek, bunları Allah yolunda harcamanın ise piyasaya sürmek demek olduğunu belirtmiştir (İḥyâʾ, IV, 91-92, 95).

Âyetlerde iyiliklerin sevabı genellikle bire on olarak gösterildiği halde Allah yolunda infakın sevabının bire yedi yüz oluşu (el-Bakara 2/261) bunun diğer ibadetlerden daha güç olduğunu göstermektedir(Mustafa Çağırıcı, İnfak, TDV İslam Ansiklopedisi).

Peygamber Efendimiz (sav) bir hadislerinde kırk çeşit iyiliğin en üstünün işsiz bir insana iş ve geçimini sağlama imkanı verilmesi olduğunu şöyle bildirmişlerdir:

“Kırk iyilik vardır. Bunların en üstünü, birisine sağıp sütünden faydalanması için ödünç olarak sütlü bir keçi vermektir. Kim, sevâbını umarak ve mükâfâtını Allah’ın vereceğine inanarak bu kırk hayırdan birini işlerse, Allah Teâlâ onu bu sebeple cennete koyar.” (Buhari, Hibe, 35; Ebu Davud, Zekat, 42)

O halde bulaşıcı hastalıklar ve diğer afetler sebebiyle işsiz ve zor durumda kalmış kardeşlerimize geçimlerini sağlayacak yeni ve alternatif iş imkanları sunmaya çalışalım.

Tarım, hayvancılık, ticaret ve üretimi sağlık kurallarına uygun olarak artırmaya çalışalım.

Yüce dinimizde infak kavramının zekat ve sadaka vermekle sınırlı olmayıp daha geniş bir kavram olarak her çeşit iyilik, hayır, yardım ve yeni istihdam imkanları sağlamayı içine aldığını bütün insanlara anlatalım ve bunu hayata geçirebilmek için bütün çabalarımızı ortaya koyalım.

Allah yar ve yardımcımız olsun.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *