ABESLE İŞTİGAL ETMEYİN!
Konyaspor, Samsunspor deplasmanında aldığı mağlubiyetle camiasını yine üzdü. Aslında yeşil-beyazlı camia bu sezon yenilgilere alıştı. Ancak Samsunspor karşısında alınan bu mağlubiyet, Konyaspor'un sezonun ilk yarısı tamamlanana kadar çok daha büyük sancılar yaşayacağının bir göstergesi oldu.
Neden ilk yarı diyorum? Çünkü devre arasında yapılacak doğru transferlerle belki bu sancılar bir nebze olsun dindirilebilir. Ancak sezon başındaki transfer politikasıyla hareket edilmeye devam edilirse sancılar dinmek yerine daha da artacak, camiaya çok daha büyük ağrılar yaşatacaktır.
Geçtiğimiz yazılarımda da defalarca dile getirdim. Yönetimin saha içerisindeki sorunlara bir an önce çözüm bulması ve ikinci yarı için şimdiden çalışmalara başlaması gerekiyor. Kaybedilen her puan, ertelenen her hamle Konyaspor'un işini biraz daha zorlaştırıyor.
Maça gelince…
Konyaspor'un verilmeyen penaltı kararları var. Ancak yeşil-beyazlı takım, bütün bu olumsuzluklara rağmen rakip fileleri havalandırmalı ve ihtiyacı olan en az bir puanı almalıydı.
VAR, Gonçalves'in pozisyonunu nasıl es geçti, gerçekten anlamakta zorlanıyorum. Hakem Gürcan Hasova, aynı pozisyon ceza sahası dışında yaşansaydı hiç tereddüt etmeden faul çalardı. Bundan adım kadar eminim.
Enis Destan'ın kırmızı kartının neden yanlış olduğunu hakeme anlatan VAR, Gonçalves'in pozisyonunun da penaltı olduğunu adeta hakemin gözüne sokmalı, verilen kararın yanlış olduğunu ortaya koymalıydı.
Bu pozisyon penaltı olarak değerlendirilseydi maçın kaderi değişir miydi, bilemiyorum. Ancak en azından adil bir mücadelenin önünü açardı.
Geçtiğimiz günlerde Konyaspor'un ligde en fazla hakkı yenen takım olduğuna dair bir paylaşım yapıldı. Elbette hakem hataları görmezden gelinemez. Ancak güçlü bir futbol kulübü, sahada bu tür olumsuzluklarla karşılaşabileceğini de hesaba katmalı. Penaltısı verilmedi mi? Bir gol daha atmalı. Ofsayt gerekçesiyle golü iptal mi edildi? Mücadeleye devam edip yeniden gol bulmalı. Kısacası Konyaspor, hakkını sahada mücadele ederek de aramalı ve söke söke almalı.
Yönetimin yanlış bir transfer politikası izlediği ortada. Bunun üzerine bir de hakem hataları eklenince puan tablosundaki görüntü, içler acısı bir hâl almaya başladı.
Bir başka konuya da değinmek istiyorum. Konyaspor'un adının saha dışında siyasilerle, bürokratlarla çekilen fotoğraflardan çok saha içerisindeki oyunuyla, taktiğiyle ve mücadelesiyle duyulması gerekiyor. Elbette Konyalı siyasilerin ve bürokratların desteği çok önemli. Ancak bu desteğin öncelikle kulübün sportif sorunlarına çözüm üretecek şekilde ortaya konulması gerektiğini düşünüyorum.
Yönetimin artık saha içerisine yönelik projeler üretmesi gerekiyor. Başarı geldikçe yeni projeler de kendiliğinden ortaya çıkar, hatta çok daha sağlıklı şekilde hayata geçirilir. Saha içerisindeki başarıya dokunmayan hiçbir proje taraftarın gözünde karşılık bulmaz.
Önce takımın sancılı hâli sona erdirilmeli. Ardından daha kaliteli, daha güçlü bir Konyaspor markası ortaya çıkarmak için kafa yorulmalı.
Ortada bir hasta var. Hastaya en iyi yaşam standartlarını sunabilmek için önce onu sağlığına kavuşturmak gerekir. Hasta yatağındayken kendisine güzel günlerden, büyük hedeflerden ve daha iyi yaşam koşullarından bahsetmek abesle iştigaldir.
Önce Konyaspor'u ayağa kaldırmak gerekiyor.
Aksini düşünmek, konuşmak ve yazmak dahi istemiyorum.
Bugün yazacaklarım bu kadar.