Konya
Az bulutlu
7°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
50,1575 %0.20
55,9367 %-0.62
6.556,39 %-0.60

EMEKLİLERİ 65 YAŞ ÜSTÜ, YAŞ ALTI DİYE BÖLMENİN ANLAMI YOK

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Biliyorum bugün hafta sonu.

Biz siz değerli okurlarımıza velinimetimiz olan sizlere hafta sonu yazılarımızda gerginlik olmayacak, rahat soft yani yumuşak yazılar yazacağız diye söz vermiştik.

Bugün yine rahat konular yazacağım.

Sözümüz söz.

Ama Sayın Cumhurbaşkanımızın kesin ve net talimatı ile biz emeklilerin biraz olsun daha nefes alabilmesi için yapılan çalışmaların detayları ya da çerçeveleri kamuoyuna sızması ile yeni bir tartışma ortaya çıktı

İşin doğrusu bizde bir şey bilmiyoruz.

Hükümeti destekleyen yandaş medyadan her şeye muhalif olan candaş medyada çıkan haberlerden anladığım kadarı ile son durum şöyle imiş 

“Ekim 2026 sonunda gündeme gelen yeni kulislere göre, hükümet emekliler ve 65 yaş üstü vatandaşlar için yaş gruplarına ve gelir durumuna göre farklılaştırılmış yeni bir destek ve zam modeli üzerinde çalışıyor.

Masadaki yeni uygulamanın öne çıkan başlıkları şunlardır:

• 65 Yaş Üstüne Farklı Oran: Aktif iş gücüne katılım imkanı azalan, fiilen çalışma imkanı bulunmayan 65 yaş ve üzerindeki emeklilere daha yüksek oranlı zam veya ilave refah payı verilmesi planlanıyor. Çalışma ihtimaline göre sınırın 60 yaşa çekilmesi ihtimali de teknik ekiplerce değerlendiriliyor.

• Kapsamlı Gelir Taraması (Sosyal Devlet Kriteri): Yeni sistem yalnızca yaşa bağlı olmayacak; hane içine giren toplam gelir, kişinin kendine ait bir konutu olup olmadığı, maaş haricinde kira, faiz veya ticari gelirinin bulunup bulunmadığı gibi sosyoekonomik kriterler incelenecek.

• Çalışan ile Çalışmayan Ayrımı: Aktif olarak kayıtlı veya kayıtsız bir işte çalışan emekliler ile çalışmayan / tek maaşla geçinen dar gelirli emeklilerin ayrıştırılarak desteklenmesi hedefleniyor.

• Sosyal ve Maddi Destekler: 2026 yılı itibarıyla 65 yaş üstü ve emeklilere yönelik evde bakım desteği, ücretsiz sağlık hizmetleri, Vefa programı, müze ve tiyatroların ücretsiz olması ile ulaşım ve sosyal tesislerde özel indirimler gibi uygulamalar da genişletilerek devam ediyor”

Şimdi açık ve net söyleyeyim bu durum bizim mahalledeki komşularımız ile birbirimize girmemize yüzüne söylemediklerimizi arkalarından konuşmamız için fitne fesada neden olacaktır.

Bu benim şimdilik kanaatim.

………….

Bu konuda bir de siz değerli okurlarımızın bize yazdıklarınız yorumlarınız düşünceleriniz var

“Emekliye ne ücret verirlerse verilsin bu enflasyonist ortam olduğu sürece hiçbir şeye yaramaz … 

Ülkenin en büyük problemi enflasyonu düşürememesidir 

3 yıldır program ve enflasyon hedefi tutturamaması düşürememesi… Allah aşkına emekliye soralım 

Emekli maaşı 10000₺ iken aldığınızla bugün 23500 ₺ aldığınız halde alım gücünüz artması gerekirken arttı mı? 

Hayır 

Eğer enflasyonu düşüremiyorsanız artık emekli yeterince madur olmuştur 

Artık enflasyon üzerinde zam yapılması gerekir

………………

Bayram rumuzlu okurumuz ise şöyle diyor

“Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) 2026 yılı ilk yarısına (Ocak-Haziran) ilişkin açıkladığı verilere göre, 

Türkiye'de emekli aylığı alanların toplam sayısı 12 milyon 309 bin seviyesini aşmıştır. 

Yaşlılık aylığı alanlar ile birlikte dul ve yetim gibi hak sahiplerini kapsayan geniş tanımlı (pasif sigortalı) toplam sayı ise SGK ve kurum kayıtlarında 16,8 milyon ila 17 milyon bandında seyretmektedir. 

Yani 20 milyona yuvarlanacak bir sayı değil. 

Lütfen biraz dikkat.

……………..

EYYYYYY ÖZTEKE......... diyen okurumuz ise

“Bu hükümet kaşıkla verdiğini kepçeyle geri alır, halen akıllanmadınız mı? Hatta vermeden aldı bile....

…………………….

OLMAZ OSSUN rumuzlu okurumuz

“Yahu REİS iyi etrafı kötü diyorum. 

Sayın Cumhurbaşkanı emeklilere zam yapacak, kendini bilmezler gaza tuza suya zam yapıyorlar. 

Ne yapsın Reis?”

……………

Elbette devlet büyüklerimiz bizden daha iyi bilirler değil mi?

YAŞANILANLAR İYİSİ VE

KÖTÜSÜ İLE ASLA UNUTULMAZ

Bu hafta dostlardan iki ayrı isimden bu paylaşım geldi

“ZAMANIN TELEFON KULÜBELERİ 

Sıra bekleyen kimler vardı acaba…?

Bu ikonik nostaljik fotoğraf, Türkiye’nin cep telefonlarından önceki analog dönemine ait ikonik bir sokak manzarasını yansıtmaktadır.                                     1980'li ve 1990'lı yıllarda Türkiye'nin dört bir yanındaki caddelerde bulunan, katlanır kapılı ankesörlü PTT telefon kulübesi görülüyor. Kulübenin önünde sabırla sırasını bekleyen iki erkek bulunuyor. 

O dönemde evinde telefonu olmayanlar ya da dışarıdayken acil bir görüşme yapmak isteyenler bu kulübelerin önünde uzun kuyruklar oluştururdu.                                           

Sokakta duran eski model araçlar (Tofaş/Murat veya benzeri dönem arabaları) ve ağaçlı kaldırım yapısı nostaljik şehir atmosferini tamamlıyor.                                                 

Bu yıllarda iletişim kurmak bugünkü kadar anlık değildi. 

İnsanlar ceplerinde jeton veya daha sonraki yıllarda çıkan manyetik telefon kartları taşır, konuşma süresini ekonomik kullanmaya çalışırdı. Kulübe önünde bekleyenlerin yarattığı o gizli mahremiyet baskısı —sıradakilerin konuşmayı duyma ihtimali veya sabırsız bakışları— 

o dönemi yaşayan herkesin hafızasında yer eden ortak bir anıdır.”

………….

Bizleri o eski jetonumuz olmasa da mutlu günlerimize götürdüğünüz için teşekkürler.

EŞEK ARILARI NEDEN UÇAR?

M. Hâcim Kamoy, ASELSAN’ın kuruluş yıllarında genç mühendislerini etrafına toplar ve onlara hayat boyu unutamayacakları şu hikayeyi anlatır:

"Bir gün bir şirketin genel müdürü, mühendislerinden eşek arılarının nasıl uçtuğunu aerodinamik olarak incelemelerini istemiş. Mühendisler haftalarca çalışmış, hesaplamalar yapmış ve sonunda genel müdürün karşısına çıkıp şöyle demişler: 

'Efendim, yaptığımız tüm matematiksel ve aerodinamik incelemeler gösteriyor ki, fiziki olarak eşek arılarının uçması imkansızdır. Kanat yapıları bu gövdeyi kaldıramaz.'

Genel müdür şaşkınlıkla pencereden dışarıyı göstermiş: 

'Ama baksanıza, dışarıda eşek arıları uçuyor!'

Çaresiz kalan mühendisler şu tarihi cevabı vermek zorunda kalmış: 'Efendim, onlar aerodinamik bilmedikleri için uçuyorlar. 

Bilselerdi uçmaya kalkmazlardı!'"

Hâcim Kamoy hikâyeyi bitirdikten sonra genç mühendislerinin gözlerinin içine bakarak şu can alıcı cümleyi kurar: 

"Başarı, başarısızlığı ve çaresizliği asla kabullenmeyenler için doğal bir şeydir. 

Size 'yapamazsınız, ithal etmemiz lazım' diyenlere inat, aerodinamik bilmeyen o eşek arıları gibi uçacaksınız!"

……………..

İşte bu sarsılmaz inanç, Türkiye'nin savunma sanayisindeki en büyük devrimini tetikleyecekti...

*ASELSAN’ı kuran, o ilk harcı atan ve ömrünü bu ülkeye adayan çok değerli bir Makine ve Elektrik Mühendisiydi Hâcim Kamoy. Dünyamıza ve Türkiye’mize öyle güzel bir tesis, öyle muazzam bir fabrika kazandırdı ki milyarlarca doların ülkemizde kalmasını sağladı. Bugün yüz binlerce pırıl pırıl gencimizin iş bulmasına, bu topraklarda katma değer üretmesine vesile oldu.

ASELSAN, 1975 yılında Kara Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın öncülüğünde, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin dışa bağımlılığını azaltmak amacıyla kuruldu. 

Hâcim Kamoy ise 1976 yılında bu milli davanın ilk Genel Müdürü oldu ve 2000 yılına kadar tam 24 yıl boyunca kurumu bir baba gibi yönetti. Ondan önce THY’de Uçak Tamir Müdürü, TRT’de ise Teknik Daire Başkanı olarak ülkeye devasa hizmetler sunmuştu. 

Milyarlarca dolarlık dövizle Macunköy’de ülkemize eşi benzeri olmayan bu yatırımı yapan bu dürüstlük abidesi, sıra kendi hayatına geldiğinde tam bir cumhuriyet mütevazılığı içindeydi. 

Emekliliğinde kafasını sokacak, oturacağı bir sosyal konut almayı planladığında, sessiz sedasız ilk önce Batıkent’te bir kooperatif araştırdı. 

Daha sonra Ankara Çayolu’nda bir kooperatif bularak hepimiz gibi mütevazı bir konut sahibi oldu. 

Devasa bütçeleri yönetmesine rağmen tek bir kuruşa tamah etmedi, her zaman halktan biri olarak yaşadı. 

Onun vatanseverliğini ve dik duruşunu anlatan şu tarihi anekdotlar, nasıl bir dürüstlük abidesi olduğunu özetler:

1. KIBRIS TÜRKÜ'NE UZANAN GİZLİ VERİCİ HATTI

1964 yılında Kıbrıs olayları tırmanırken, mücahitlerin ve Kıbrıs Türk halkının Türkiye’nin sesini duyması gerekiyordu. 

Yabancı uzmanlar rapor hazırlayıp 

"Antalya'dan Kıbrıs'a kesintisiz yayın yapılması teknik olarak imkansızdır" dediler. 

TRT Teknik Daire Başkanı olan Hâcim Kamoy yabancıları dinlemedi. Türk mühendislerle teknik sınırları zorlayarak Antalya Kıbrıs Yönlü Kısa Dalga İstasyonu’nu kurdurdu. O hat sayesinde Ankara’nın sesi Kıbrıs’ta yankılandı, mücahitlere en büyük stratejik destek sağlandı.

2. "BU MİLLET BU ŞİRKETİ PARAYLA SATMAZ!" (1988)

1988 yılında dünyaca ünlü İngiliz savunma devi Marconi’nin en üst düzey patronu Ankara’ya gelir. 

Küstah bir öz güvenle Hâcim Kamoy’un odasına girip: 

"Beni Başbakan gönderdi, sizi satın almaya geldim" der. 

Hâcim Kamoy istifini hiç bozmaz ve odadakilerin gözü önünde şu tarihi cevabı verir: 

"Bu millet bu şirketi kendi cebindeki parayla kurdu, parayla da satmaz!" ve İngiliz patronu kapıdan döndürür.

3. BÜROKRASİYE KARŞI MÜHENDİSLERİNİ KORUMA TAKTİĞİ

ASELSAN’ın ilk yıllarında genç bir mühendis heyecanla yanına gelip, "Efendim, bu kartları dışarıdan almayalım, kendi imkanlarımızla imal edebiliriz" der. 

Kamoy, tecrübeli bir baba edasıyla gence bakar ve kulağına küpe olacak şu tavsiyeyi verir: 

"Çocuklar, sakın yukarıdakilere 'biz imal ederiz' demeyin. 

'Tamir masrafı' deyin, 

'tamir ediyoruz' deyin ama o imalatı yine de yapın. 

Zamanında telsiz yaptık ama ürettirmediler, ithalat lobilerine takıldık. Projelerinizi tamir adı altında gizleyerek koruyun."

ASELSAN BUGÜN NE DURUMDA?

Hâcim Kamoy ve ekibinin attığı o sağlam temeller sayesinde ASELSAN, bugün dünyanın en büyük 50 savunma sanayi şirketinden biri haline geldi. 

İnsansız hava araçlarımızın, gemilerimizin, tanklarımızın radar ve elektronik sistemlerini üretiyor; 80'den fazla ülkeye teknoloji ihraç ediyor. 

Türkiye'nin teknolojik bağımsızlığının en büyük kalesi konumunda.

 

11 Mart 2004'te vefat eden, arkasında tertemiz bir isim, dev bir marka ve tam bağımsız bir savunma sanayisi bırakan Mehmet Hâcim Kamoy’u saygı, minnet ve rahmetle anıyorum. 

Ruhun şad olsun büyük usta...”

…………….

Ben bu güzel mübarek insanı dostlarımın bana göndermeleri ile öğrenmiş oldum.

Sizinle de paylaşmaktan mutlu oluyorum.

BU YOL DÜN DE

KİLİTLENMİŞTİ

Dün fotoğraflı olarak bahsettiğim Dedeman Kavşağından Sille Alt geçit bölgesine kadar karşılıklı yol çalışması dahası KOSKİ çalışması dün de çift yönlü olarak ve de üstelik bu kez tek yönlü olarak işliyordu

Biz sürücüler ve yolcular biraz daha sabırlı olursak taaa Sille’den başlayan ve şimdilik Kerkük caddesine kadar olan bölümde alt yapı çalışması tamamlanmış olacak

MEHMET HEKİMOĞLU’NA

ALLAH’TAN RAHMET DİLİYORUZ

Konya’nın dev başarılı mütevazi bir beyefendi ismini daha toprağa verdik 

Hekimoğlu Un Yönetim Kurulu Başkanı MEHMET HEKİMOĞLU Perşembe günü hakkın rahmetine kavuştu

Merhumun cenazesi dün kalabalık sevenleri sayanlarının katılımı ile Cuma Namazına müteakip Hacı Veyis Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Üçler Mezarlığına defnedildi. 

Bizde kendisine Cenab-ı Allah’tan rahmet ailesine ve sevenlerine de baş sağlığı dileklerimizi iletiyoruz.

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Ne olursa olsun oluruna bakacaksın. Fazla sevmek fazla düşünmek fazla önemsemek her zaman seni yaralar. Canını acıtır. Ne kadar az düşünüp umursamaz davranırsan o kadar güçlü kalırsın. Duygularını ne kadar az belli edersen o kadar değerli kalırsın

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Lalebahçe Hatıp yolunda bayan sürücüler kırmızı ışıkta tam gaz geçmedikleri zaman daha iyi ADAM oluruz 

 

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız