RAKAMLARDA İŞSİZLİK ARTIYOR, PATRONLAR NEPAL'DEN İŞÇİ BEKLİYOR
TÜİK'in açıklamış olduğu son işsizlik rakamı yine kafamı karıştırdı.
Kime göre?
Neye göre?
Bu durumu sizinle paylaşmaya çalışacağım.
Türkiye'yi bırakalım.
Önce küçük dünyamıza dönelim.
Konya'da tanıdık tanımadık o kadar iş için kıvranan genç biliyorum ki…
İnanın çok üzülüyorum.
İki üniversite bitirmiş işsiz mi ararsınız?
Doktorasını yapmış işsiz mi?
Bu eğitimli, diplomalı insanların yanı sıra evli barklı, belli bir yaşa gelmiş insanların ekonomik sıkıntılar nedeniyle işsiz kalmasına mı yanarsınız?
Ya da Sosyal Güvenlik Kurumundan, Bağ-Kur'dan, hatta devletten emekli olmuş, geçinemediği için ikinci kez hayata yeniden başlamak için çırpınan yaşıtlarımı mı ararsınız?
Kabul etsek de etmesek de…
Son ekonomik gelişmelerden dolayı işyerleri tamamen kapanmasa da küçülmeye giden pek çok kurum ve kuruluş var.
....
Evet, devlet bir yandan da kurum ve kuruluşlara resmî açıklamalı, ilanlı personel alıyor.
Yine üzülerek söyleyeyim ki gencinden yaşlısına öyle bir kanaat var ki siyasi torpiliniz ya da cemaatiniz yoksa ağzınızla kuş tutsanız değil…
Havada 7 dakika kalma becerisini de gösterirseniz o işlere giremezsiniz.
...
Hadi diyelim ki bunlar kötü şehir hikâyeleri. TÜİK en son ne açıkladı?
"İŞSİZLİK EYLÜLDE ARTTI
TÜİK'in eylül verilerine göre işsizlik oranı, aylık bazda 0,5 puan artışla yüzde 8,4'e çıktı. Genç işsizlik oranı ise 1,6 puan yükselerek yüzde 14,8 oldu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), eylül ayına ait iş gücü istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaş grubundaki işsiz sayısı, eylülde bir önceki aya kıyasla 198 bin artışla 2 milyon 967 bin kişi oldu. İşsizlik oranı, 0,5 puan artarak yüzde 8,4'e yükseldi.
İşsizlik oranı, geçen yılın aynı ayına göre ise 0,1 puan azaldı.
İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,9 iken, kadınlarda yüzde 11,3 olarak tahmin edildi.
Eylülde, 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfustaki işsizlik oranı da bir önceki aya göre 1,6 puan artarak yüzde 14,8 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı erkeklerde yüzde 10,4, kadınlarda ise yüzde 23,3 olarak hesaplandı.
TÜİK, bazı aylara ilişkin verilerde revizyona gitti....."
....
Bu bilgiler devletin yayımlamış olduğu, belki 50 belki 150 defa kontrolden geçerek kamuoyuyla paylaşılan cümleler, rakamlar ve bilgiler.
......
Şimdi anlamadığımız, kafamızı karıştıran konulara gelelim.
***
PATRONLARIN GÖZÜ
NEPAL'DEN GELECEK İŞÇİLERDE
Yıllar önce rahmetli Ahmet İçyer, Mali Müşavirler ve Muhasebeciler Odası Başkanı iken Konya'ya gelecek olan ilk ÇİNLİ İŞÇİLERİN bilgisini verdiği zaman hem gazetedeki köşemde yazmış hem de o gün manşet yapmıştım.
O gün de işsiz olan kesim bize kızmıştı.
"Konya'da bu kadar işsiz varken Çin'den işçi mi gelir?"
....
Gelir gelir, hem de nasıl gelir.
Mesela hayvancılık konusunda Afganlılar geldi.
Bugün büyük çiftliklerde hep Afganlılar çalışıyor.
Filipinliler ve Türk Cumhuriyetlerinden gelen kadınlarımız, erkeklerimiz başta olmak üzere bugün Konya'da pek çok yaşlı insana bu insanlarımız bakıyor.
Suriyeliler mevzusunu hiç açmak istemiyorum.
Ama artık bugün Konya'da Afrika'dan gelen insanlarımız da dâhil, dünyanın yedi kıtasından gelen insanlar ya işçi ya yaşlı bakımı, hasta bakımı, hayvancılık gibi pek çok sektörde, modern büyük fabrikalarımızda usta ve ustabaşı alanlarında teknik olarak yetenekli işçiler olarak çalışıyorlar.
Artık bu insanlar içimizdeler.
Ve bu insanlarla evlenen şehrimizin insanları var.
Bu insanların çocukları oldu.
Bu insanların çocukları artık okullarda öğrenci.
....
Son dönemlerde işverenler özellikle Nepal'den işçi gelmesi için büyük gayret sarf ediyorlar.
Bu işverenlerin anlattığına göre Nepal'den gelen işçiler teknik olarak çok yetenekliymiş.
Ankara ve İstanbul'da büyük fabrikalarda Nepalli işçiler için fabrika alanlarında oluşturulan küçük mahalleleri görmüştüm.
Şimdi bizim şehrimizde büyük fabrikaların fabrika alanı içerisinde Nepal'den gelen işçilerin çalışma saatleri dışında fabrika dışına çıkmadan tüm ihtiyaçlarını giderecekleri sosyal imkânlar sağlanıyor.
Daha da söyleyeyim, bu işçilerin inançları gereği ibadetlerini yapabilmeleri için alanlar oluşturuluyor.
İşverenler, yabancı işçilerin gönüllü, mutlu, huzurlu ve tam kapasite çalışabilmesi için tüm imkânlarını seferber etmiş durumdalar.

Şimdi bizim Konya'daki patronların, işverenlerin gözleri yollarda.
Çünkü Nepal'den gelecek işçiler için ülkede yaşanan sel felaketinin ardından süreçte tıkanıklık yaşanıyormuş.
Malum, bizim gündemimizde pek olmasa da son sel felaketi büyük yaralar açtı.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti bile buraya yardımda bulundu.


Son sel felaketinde resmî rakamlara göre en son açıklanan rakam, 1.451 kişinin hayatını kaybettiği yönündeydi.
Şimdi bizim patronlar, ülkenin bu felaketin yaralarını bir an önce sarıp Türkiye'ye, Konya'ya gelecek işçilerin fabrikalarına gelmelerini bekliyorlar.
....
Konya'da işsizlik konusunda bu büyük çaplı organizasyon…
Bir de küçüğünden örnek verelim mi?
Hocacihan'da yaklaşık 20 yıldır tanıdığım, bildiğim, ailecek görüştüğüm küçük ölçekli bir hırdavatçı dostum var.
Baba, şimdilik askerden gelen oğluna dükkânı devrederek oğlunun devreye girmesi için gayret gösteriyor.
Askerden gelen evlat 27 yaşında.
Üç tane küçük çocuğu var.
Bu genç pazar günleri bile dükkânı sabah yedide açar.
Akşam el ayak çekilinceye kadar da dükkânında çalışır.
Sabah erken çıktığım zaman mutlaka bu dükkâna uğrar, çayımı içer, hatta rast gelirse ekmek helva kahvaltımızı yaparız.
Hem sohbet eder hem de bölgenin ve insanların nabzını tutmaya çalışırım.
Bu genç patron daha bu hafta insanların çalışmamasından yakınıyordu.
"Abi, yazın çırak olarak çocuklar geliyorlar, 2-3 ay dükkânda çalışıyorlar.
Harçlıklarını çıkartıyorlar ama okullar başlayınca haklı olarak okula gidiyorlar.
Bu dönemde dükkânda çalışacak insan bulamıyorum.
İş var mı diye müracaat edenler oluyor.
Ama inan, 30-40 yaşlarındalar.
Bu adamlar bu yaşa kadar işsiz nasıl durmuşlar? Evliler, çocukları var. Ailelerini nasıl geçindiriyorlar?
Ve haklı olarak bizim kendilerine vereceğimiz ücret onları tatmin etmiyor." diyordu.
Eeeee, gelin şimdi işsizlik konusunda kesin, net bir karar verelim.
Ben veremiyorum vesselam.
***
BÜYÜKŞEHİR SU
BASKINI KONUSUNDA
CİDDİ ÇALIŞIYOR
Bugünlerde Yeni Sille Caddesi'nde, Akıncılar Parkı Kavşağı'nda KOSKİ büyük bir çalışma içerisinde.


Çalışmalarda dev kanalet ve borularla hem altyapı güçleniyor.
Çünkü yakında buralar yüksek katlı gökdelen ve güvenlikli sitelerden geçilmeyecek şekilde olacak.
Hem de Sille bölgesinden gelecek muhtemel sel ve su baskınlarına karşı altyapı güçlendiriliyor.
***
PROF. DR. MEHMET OKKA
HOCAMIN ODASINDA
GÜZEL İNSANLARLA
SAĞLIK SOHBETİ YAPTIK
Sık sık hayat felsefemin, HASTANE ve HAPİSHANE yoksa bu yalan, fani dünyanın en mutlu insanı benim, derim ya…
Bunu da laf olsun diye söylemem.
Hastaneler, sağlık ocakları, morglar, aciller, cezaevleri haftada en az 3-5 defa ziyaret ettiğim yerlerdir.
Bu hafta da hiç tanımadığım bir insana yardımcı olabilmek için Meram Tıp Fakültesi koridorlarında koşturuyordum.
Bir ara kendimi beşinci katta bulunca…
Hiç düşünmeden yaklaşık 30 yıldır aileyi yakından tanıdığım Prof. Dr. Mehmet Okka Hoca'nın kapısını çaldım.
Hiçbir işim, hiçbir müracaatım yoktu.
Varsa sadece Mehmet hocamın güler yüzünü görmek, selam verip çıkmak istiyordum.
İçeriye girdim ve muhteşem bir sohbete tanıklık ettik.

Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Gavgalı hocam, Meram Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Refik Oltulu ve Mehmet hocamla iki saate yakın sağlık üzerine dertleştik.
Bu şehrin ve bu ülkenin koskoca yürekli, tertemiz bilim adamları olduğu müddetçe sıkıntılarla karşılaşsak da sonunda millet olarak inşallah hep mutlu olacağız.
………………..
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Cezvedeki kahve gibidir insan; taşırmamak lazım çünkü sabırdan sonra söylenen söz ağır olur.
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
18 yaşından çok daha küçük çocuklar Nalçacı Caddesi'nde araçların arasında motor kullanmadıkları zaman daha iyi ADAM oluruz.