Konya
Açık
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,8633 %0.05
55,7374 %0.15
6.707,63 %-0.34
VAKIF MEDENİYETİ ve AKSEV

VAKIF MEDENİYETİ ve AKSEV

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Şom ağızlı bazı insanlar memleketin bitip tükendiğine dair hüküm verirler, bedbinliği ve bıkkınlığı toplum üzerine boca ederler. Bunlar pesimisttir. İyilik ve güzellikten bile felaket senaryosu üretirler. Böylelerinin yaydığı karamsarlığa prim vermeden görevlerini büyük bir şevk, sıdk ve heyecanla yerine getiren insanlar da vardır. Onlar, bozulan dengeyi yeniden kurarlar.

İşte bunun güzel örneklerinden biri de şehrimizde yaşandı.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'te iki büyük depremde yaşananlar şehrimizde çok önemli bir adımın atılmasına vesile oldu.

On beş gün önce Akşehir Ticaret ve Sanayi Odası, Akşehir Ticaret Borsası ve hayırsever iş insanlarının destek ve katkılarıyla hazırlanan Mobil Mutfak TIR’ı, düzenlenen törenle Akşehir Kültür Sağlık ve Eğitim Vakfı’na (AKSEV) teslim edildi.

TIR bir semboldür. Bu, şehrin dayanışma ve yardımlaşma kültürünün önemli bir örneğidir. Mobil Mutfak TIR’ı, afet ve olağanüstü durumların yanı sıra sosyal yardım çalışmalarında da kullanılacak.

O gün teslim törenini izlerken duygulandım. Özellikle protokol konuşmalarında vurgulanan ve çok farklı görüş ve düşüncelere sahip insanların sergilediği birlik ve beraberlik ruhu son yıllarda hasret kaldığımız bir tabloydu. Bu manzara karşısında gözlerim doldu.

Bundan 28 yıl evvel, uzun ve yorucu çalışmaların ardından kurularak tüzel kişilik kazanan AKSEV, Akşehir halkından büyük bir hüsnükabul gördü. Çok farklı meslek, meşrep, düşünce, görüş ve anlayışlardan gelen insanların birlikteliğine dayanan bir vakıftı AKSEV.

AKSEV, büyük bir titizlik ve ihtimamla gerek yurt içi gerekse yurt dışında yaşayan hemşehrilerimizin elleriyle, dualarıyla, katkılarıyla bugünlere geldi. AKSEV artık yalnızca 3 bin kişiye yemek ulaştırabilecek bir mobil mutfağın sorumluluğunu değil; onun vebalini de yüklenmiş bulunuyor.

Hamdolsun AKSEV, engellilerin çoğunun evlerine mahkûm edildiği bir dönemde onları çarşıya, pazara ve sosyal hayata çıkardı. Sayısı bini aşan yükseköğrenim öğrencisine burs verdi. Muhtaçların yiyecek, giyecek, barınma ve ısınma ihtiyaçlarının karşılanmasında; zekâtların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasında veren el ile alan el arasında güvenli bir köprü kurdu. Her gün bin, Ramazan ayında ise 3 bini aşkın aileye sıcak yemek ulaştırdı. Hijyenik şartlarda ve veteriner gözetiminde vekâletle kurban kesimine öncülük etti.

AKSEV, Türkiye’de hiçbir siyasi anlayış ve görüşün güdümüne girmeden bugünlere geldi.

Bugünlere gelmesine vesile olan herkese teşekkür boynumuzun borcudur. Lakin esas teşekkürü hak edenler, hiçbir beklenti ve çıkar gütmeden milletimizin kederde, tasada, kıvançta, sevinçte bir ve beraber olma ruhunu diri tutan yardımsever hemşehrilerimizdir.

AKSEV’in çeyrek asrı aşan hikâyesi, bizi asırlardır bu toprakların mayasını oluşturan vakıf medeniyetini yeniden hatırlamamıza vesile oldu.

Evet, “Vakıf Medeniyeti...”

Vakıf anlayışın en kadim sembollerinden biri de insanlar için kurulan ilk mâbet olan Kâbe’dir. Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail tarafından Allah’ın emriyle yeniden yükseltilen Kâbe; bütün insanlık için hidayetin, birliğin ve bereketin açık sembolüdür.

“Vakıf insanı olmanın sırrını çözen Hz. Ebubekir” başta olmak üzere Hulefâ-yi Râşidîn ve onların yolunda yürüyen nice Osmanlı sultanı, bu medeniyetin öncüleri oldular. Günümüzde de nice vakıf insanı gece gündüz, yaz kış, yağmur çamur, sıcak soğuk demeden sadece milletimizin değil, insanlığın hizmetinde.

Onların her biri bir gönül eridir; fakir fukaranın, açın muhtacın, hasta bîilâcın dostudur. Dünyalık beklentisi olmayan; makam ve mevki kaygısı taşımayan; ailesinin ve ocağının sorumluluğunu ihmal etmeden kendi eliyle yüce bir ideal için harcayan, zerre kadar karşılık beklemeyen bir alp erendir.

Camiyi, mescidi, çeşmeyi, çarşıyı, hanı, hamamı, tarlayı, bağı, bahçeyi vakfetmek büyük bir fedakârlık, Allah’a güzel bir borç vermektir. Vakıf insanı ise kendi geleceğini, hatta ömrünü hayır ve iyilik adına vakfeden er kişidir.

Aldatma, yalan, kibir, kin ve insanın haysiyetini yok sayan anlayışlar giremez onların kapısından. Onlar yardımlaşmaya en yakından başlarlar: konu komşudan, hısım akrabadan... Fakat iyilik yolunda coğrafi sınırların dikenli tellerine ne emelleri ne ayakları takılır.

Kendini aşıp gönüllülüğe soyunmuş, yüreklerdeki şefkat ve merhametten buketler yaparak insana ve insanlığa koşmuş bu güzel insanların yanında olmak, belki de kendi kurtuluşumuzdur.

Dost meclislerinde söylediklerimi burada tekrarlamak isterim. İnsanın dilindeki zikrin hayattaki karşılığı, hatır yapmak ve gönül almaktır.

İşte vakıf bunun için sosyal hayatta çok vazgeçilmez bir gerekliliktir.

Hayır amacı taşıyan sivil toplum kuruluşlarının çıkış noktası infak, kemal noktası ise vakıf ruhudur.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız