Konya
Açık
18°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,6283 %0.19
56,4082 %0.10
6.801,55 %0.25

EKMEK ALMAK İÇİN KREDİ KARTI TUVALETE GİTMEK İÇİN KREDİ KARTI

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Çok şükür sağlıklı ve özgür olduktan sonra, yani bizim hayat felsefemiz olan şükretmek için, mutlu olabilmek için hastane ve hapishane olmadığı zaman hayat tek kelimeyle su gibi akıp geçiyor.
Bakıyorum insanlar zaman zaman hayıflanıyorlar.
"Zaman nasıl da hızlı geçti."
"Ömür nasıl da gidiyor."
"Ne zaman ayın ortasına, ne zaman ayın sonuna geldik?"
....
filan diyorlar ya, inanın ben sağlıklı ve özgür, hastane ve hapishanenin olmadığı her sabah ve her akşam için şükrediyorum, mutlu oluyorum ve o anların da tadını çıkarmaya çalışıyorum.
Bence artık dünyada yaşayan herkes bu iki konuya odaklanıp mutlu olmayı ve şükretmeyi...
Anadolu Toprakları, Orta Doğu, dünya, insanlığın haline bir bakar mısınız?
Her toprak parçası için bir senaryo yazılmış. Dünyayı yönetenler buraları kuklaları oynatır gibi yönetiyorlar. Onlar paralarını kazanıp kanla beslenirken milyonlar aç ve susuzluğun yanı sıra ellerini, kollarını, gözlerini kaybediyorlar ya da canlarından oluyor.
Diğer taraftakiler bunlardan hiç etkileniyor mu?
Hayır, onların tek bir dünyası var: daha çok para kazanmak.
Kazandıkları para ile güç sahibi olmak.
Peki bunların içerisinde dünyaya kazık çakan var mı?
Tabii ki yok.
Ancak onlar nefes aldıkları sürece güçle beslenerek para ile yönetmeye devam ediyorlar.
O zaman ortalarda dolaşan bizler, rüzgâr estikçe ne taraftan esiyorsa o tarafa sürüklenen milyonlar ne yapacağız?
Şükredeceğiz... mutlu olacağız... şükredeceğiz... birbirimize sahip çıkacağız....
......
Bugün mümkün olduğunca hafta sonunun yoğun temposundan bahsedeceğiz.

Bugün; okulların başlamasıyla oluşan trafikten tatlı telaşe, yine okulların açılmasıyla birlikte anne babalara ve ailelere yüklenen ekonomik yüke dokunmaya çalışacağız.
Ama önce izninizle başlıktaki konumuz ile devam edelim.
....
Baba dostu genç bir arkadaşım şu ekonomik bilgi notunu benimle paylaşıyordu.

Türkiye’de kredi kartı kullanımı rekor seviyeye ulaştı.
Yaklaşık 86 milyonluk nüfusa karşılık kredi kartı sayısı 142 milyona çıkarken, yetişkin başına ortalama 2,2 kart düşüyor. Kartlarla yapılan yıllık ödemelerin tutarı ise 24,1 trilyon liraya ulaştı.
......
Geçen gün tuvalete girerken bile kredi kartına üzülmüş, çaktırmadan bu saf temiz garip milleti kredi kartlarına nasıl alıştırıp bizi borç batağına sürüklediklerinden söz etmeye çalışmıştım.
Doksanlı yılların başında kredi kartı çıktığı zaman bize "naylon para" demişler ve çaktırmadan cebimize değil içimize girmişlerdi.
...
İki üç hafta önce ben de hâlâ kredi kartı kullandığımı, cebimdeki paraya göre hareket etmeye çalıştığımı yazmıştım.
Bazı okurlarımız çok kızdılar bana.
Kredi kartı kullanmalıymışım, harcadığım parayı kayıt içine almalıymışım.
Hiç kusura bakmayın, devlet istediği zaman istediği vergiyi, istediği zaman neyin kayıt içine alınacağını, neyin kayıt içine alınmayacağını karar verir.
Ev almıyorum, araba almıyorum.
Eve alışveriş de yapmıyorum, ekmek almıyorum, peynir almıyorum.
Cebimde kendime göre küçük bir bütçem var, ihtiyaç halinde onu da keyifle nakit olarak harcıyorum.
Bu millet gibi, yukarıda belirttiğimiz gibi milyonlar gibi kredi kartı sanki cebimizden çıkmıyormuş gibi kullanıp yoldan mı çıkalım?
Babalar eşlerini, evlatlarını kurşuna diziyor.
Evlatlar annelerini, babalarını doğramıyorlar mı?
Kredi kartı kullan diyenlere sesleniyorum:
Bunlar canlarını kesip doğrayıp biçmekten keyif mi alıyorlar?
Tüm bu olumsuzlukların bir tek, bir tek, bir tek sebebi var, o da ekonomik SORUNLAR.
Onun için isteyen istediği kadar kredi kartı kullanabilir ama ihtiyacımız dahi olmadığı zaman cırt cırt çektirip bu paranın nasıl ödeneceğini düşünmeyenlerden asla olmadım.
Ve inşallah da olmayacağım.

***

OKULLAR AÇILDI
ÖNCE TRAFİK İÇİN
HERKESE SABIR DİLİYORUM

Konya'nın trafiğine yağmur, çamur, kar gelmeden bugünden itibaren yeni bir demet sorun daha ekleniyor.
Bütün büyük şehirlerde trafik sorundur deyip asla konuyu halının altına süpürmek istemiyorum.
Bir ara İstanbul'un o çekilmez trafiğine rahmetli İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş metrobüslerle çözüm bulmuştu.
İlerleyen zamanda bu iş de unutuldu ama bence yaşayanlar bilir, tarihe not olarak düştü.
Yine şimdi bana kızacaksınız ama Türkiye'nin siyasi gündeminden hiç düşmeyen eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek de doksanlı yıllarda yapmış olduğu ulaşım hizmetleri ile Ankara'nın o yıllar için çözülemeyen sorunlarını çözmüştü.
Şimdi de inanıyorum ki Konya'da Uğur İbrahim Altay'ın son ulaşım projeleri ile bir otuz yıl rahat ederiz inşallah.
Yalnız bugün için bir gerçek var ki okulların açılması ile trafik düğümümüz iyice kilitlenecek.
Sabah akşam trafikte olacak sürücülerimize Allah kolaylıklar versin diyorum.

***

OKUL DEMİŞKEN
ÖTEN KARDEŞLERLE
YENİ YILI DEĞERLENDİRDİK

Çocuklarımı okuturken çok açık ve net özel eğitime karşıydım. İlkokuldan üniversitesine özele hep karşı oldum.
Ailecek hep karşı olduk.
Zaten gücümüz yoktu ama olsa da çocuklarımız devlet okullarında yetişmeliydi.
Günümüze gelirsek, bugün çocuk okutacak olsam kimse kusura bakmayacak, çocuğumu gönderecek devlet okulu bulamıyorum, bulamam da.
Konya'da özel eğitim dendiği zaman Öten ailesi, Ataman ailesi tarihe altın harflerle geçmiş ailelerdir.
Bugün Gündoğdu Koleji’nin sahibi ve yöneticileri olan Güven Öten ve Kerem Öten'in değerli babaları Baha Öten hocam ile yakın zamanda bir röportaj yapmıştım.
Cumartesi günü Diltaş Düğün Salonu'nda yapılan törenleri, düğünleri takip etmeye çalışırken de rahmetli Ali Ataman'ın çocukları ve damadı ile uzun uzadıya özel eğitimi konuştuk.
Geçen hafta da Güven Öten ve Kerem Öten'le yine eğitimi ve özel eğitimi konuştuk.

Devlet büyüklerimiz, şehir yöneticilerimiz eğitim için fedakârca, cansiperane kadar çalışırlarsa çalışsınlar, özel eğitim için eğitimciler yeni yeni hamleler yapsalar, Konya yeni eğitim, özelde yeni eğitim için modern binaların temelini atsa da Türkiye'de eğitim sistemi okul öncesinden üniversite mezuniyetine kadar bence yeniden sıfırdan ele alınmalıdır diye düşünüyorum.
Bunu sadece ben düşünmüyorum. Eğitimin içinde olan, ama özel ama devlet kurumunda olan, öne çıkmaktan çekinen, ne var ki işin içerisinde her gün, hafta sonu demeden ömrünü veren insanlarla paylaştığım zaman anlıyorum.

***

FUTBOLUN

ADALETİ NEREDE

Lige kötü başlasa da bir gün kırılma noktasının olacağını, teknik ekip ve futbolcuların sorumluluk alacağını bekliyorduk.
Meğer o gün cumartesi akşamı Trabzon maçıymış.
Maçın yorumunu burada yapacak değiliz, zaten maçtan sonra yaptık.
Yalnız Türkiye'de futbol adaletinin olmayacağını, Türk futbol hakemliğinin eyyamcılıkla hiçbir yere gitmeyeceğini cumartesi gecesi bir daha gördük.
Allah rızası için vicdani olan önce şu fotoğraflara bir baksın.

Futbolcumuz Marko Jevtovic’in ayağına Trabzonspor ceza sahası içerisinde bir darbe geliyor.
Hakem, bırakın 'penaltıydı, değildi' tartışmasını, o pozisyonu es geçiyordu.
Dahası, rakip takım oyuncusunu uyarmıyor bile.
Ya sizde hiç mi Allah korkusu yok?
Bir futbolcunun ayağı bu hale nasıl gelir?
Sizin futbol anlayışınızda düdüğü çalıp faul diyebilmeniz için o futbolcunun ayağının kırılması mı gerekiyor?
Her hafta, her farklı şehirde tiyatro oyunlarını seyretmeye devam ediyoruz.

***

KONYASPOR DEYİNCE
SERDAR GENÇ’E
BİR TEŞEKKÜR BORÇLUYUZ

Konyaspor yönetimi yedi cephede mücadele etmeye devam ederken geçtiğimiz günlerde Erser Grup ile yeni bir sponsorluk anlaşması yaptı.

Başta tarım sektörü olmak üzere birkaç alanda dev adımlar atmaya devam eden ERSER Grup'a Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Genç'e Konyaspor ve şehrimiz adına teşekkür ederiz.

***

CÜNEYD FİDANCI
MÜDÜRÜ TEBRİK

EDİYORUZ

Konya'nın bürokratları, siyasileri, yöneticileri hep iyidir, temizdir, başarılıdır diye bir iddiamız var ya...
İşte İstanbul'dan gelen son bilgi ile bu şehirde görev yapan bir değerli bürokratın yeni bir başarısını öğrenmiş olduk.
İstanbul’da yerel yönetimler ve kamu kurumlarında görev yapan basın danışmanlarını mesleki dayanışma çatısı altında buluşturan Basın Danışmanları Platformu’nda başkanlık görevini Fatih Belediyesi Basın Danışmanı Abdurrahman Cüneyd Fidancı devralmış.

Biz de değerli dostumuz Fidancı'ya yeni görevinde, yeni dönemde başarılarının devamını dileriz.
....
Sonuçta düğün dernek, sünnet, spor, ticaret derken hafta sonunda inanılmaz bir yoğun tempo içerisindeydik.
Bazı okurlarımız diyecek ki bize ne bunlardan.
Haklısınız, sizlere de hak veriyorum, can can benim canım.
Muhteşem düğün dernek törenlerinden, şehrimize gelen sporseverlerden, sıcak havada parkta bahçede her ağaç gölgesinde tavuk kanat, çay, nargile keyfi yapan dostların tek bir kaygısı vardı: Bu sonbahar, bu kış nasıl geçecek?
Vallahi biraz daha delip geçecek, dayanan ayakta kalacak, dayanamayanın ruhuna el Fatiha diyeceğiz.
…………………………

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Sınırların ötesinde başka sınırlar yatar.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Trafikte sadece bir aracın önüne geçebilmek için sinyal vermeden, kontrolsüz araç sollamadığımız zaman daha iyi ADAM oluruz.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız