KAPTANINIZ KONUŞUYOR...
Bazen bir galibiyet, sadece tabelaya yazılan üç puandan ibaret değildir.
Bazen 90 dakikanın içine öyle hikâyeler sığar ki, maç bittiğinde geriye yalnızca skor kalmaz.
Konyaspor’un Trabzonspor karşısında aldığı 1-0’lık galibiyet de işte tam olarak böyle bir galibiyetti.
Dört hafta boyunca galibiyet yüzü göremeyen, puanla dahi tanışamayan Yeşil-Beyazlılar, sezonun 5. haftasında hem ilk galibiyetini aldı hem de camiaya yeniden umut verdi.
Ama bu galibiyetin hikâyesi maçtan çok daha önce başladı.
KAPTAN SESLENDİ, TRİBÜNLER CEVAP VERDİ
Karşılaşma öncesinde Konyaspor kaptanı Adil Demirbağ’ın seslendirdiği video ile taraftara yapılan çağrı, aslında bu maçın ruhunu ortaya koyuyordu.
Mesaj açıktı:
Kenetlenelim, birlikte olalım, takımımıza destek verelim.
Taraftar da bu çağrıyı karşılıksız bırakmadı.
Cezalı taraftarların çokluğuna rağmen tribünlerin büyük ölçüde dolması, Konyaspor camiasının takımından vazgeçmediğini gösteriyordu.
Çünkü bazen futbolcunun sahada göstereceği mücadeleden önce, taraftarın tribünde vereceği destek gerekir.
Bu kez ikisi de vardı.
KAPTANIN SÖZLERİ SAHAYA YANSIDI
Maç öncesinde Adil Demirbağ’ın takımı etrafında toplayarak yaptığı motivasyon konuşması da dikkat çekiciydi.
Kaptanın o anki hırsı, arkadaşlarına verdiği mesaj ve takımın içinde bulunduğu durumdan çıkma isteği, adeta 90 dakikanın habercisiydi.
Sanki kaptan konuşuyor, takım da birazdan sahada cevap vermeye hazırlanıyordu.
Nitekim öyle oldu.
Konyaspor maç boyunca kararlıydı.
İstekliydi.
Mücadele etti.
Kolay teslim olmadı.
Ve en önemlisi, kazanmayı gerçekten istediğini sahaya yansıttı.
Son düdük çaldığında ise tabelada Konyaspor’un 1, Trabzonspor’un 0’ı vardı.
Kaptanın dediği olmuştu.
BU KEZ SAHADA BAŞKA BİR KONYASPOR VARDI
İlk dört haftanın ardından Konyaspor’un üzerinde ciddi bir baskı oluşmuştu.
Puan yoktu.
Galibiyet yoktu.
Camianın morali bozuktu.
Taraftarın kafasında soru işaretleri vardı.
İşte böyle bir atmosferde Trabzonspor karşısına çıkmak kolay değildi.
Ama Konyaspor bu kez başka bir görüntü verdi.
Oyuncuların mücadele isteği, ikili mücadelelerdeki kararlılıkları ve maçın sonuna kadar skoru koruma arzuları, uzun zamandır beklenen o reaksiyonun geldiğini gösterdi.
Belki mükemmel bir futbol değildi.
Ama bugün için mükemmel olan başka bir şey vardı:
Kazanma arzusu.
Ve Konyaspor bunu başardı.
İLHAN PALUT'UN GÖZYAŞLARI
Ve maçın ardından…
Belki de gecenin en anlamlı görüntüsü teknik direktör İlhan Palut’un gözyaşlarıydı.
İlk galibiyetini alan bir teknik adamın mutluluğu olarak da görülebilir bu gözyaşları.
Ama bana göre bundan çok daha fazlası vardı.
O gözyaşlarında haftalardır biriken stres vardı.
Hırs vardı.
Baskı vardı.
Belki de “Artık yeter” dedirten bir sinir boşalması vardı.
Çünkü bazen insanın gözyaşı, sadece mutluluktan akmaz.
Bazen uzun süre içine attıklarının dışarı çıkmasıdır.
İlhan Palut’un gözyaşlarını izlerken ben biraz da bunu gördüm.
Dört haftalık puansızlığın ardından gelen o üç puan, sadece haneye yazılan bir galibiyet değildi.
Biriken duyguların da dışarıya çıkmasıydı.
BİR GALİBİYETTEN DAHA FAZLASI
Konyaspor, Trabzonspor karşısında üç puanı aldı.
Ama bu maçın kazandırdıkları üç puandan çok daha fazla.
Kaptanın hırsı vardı.
Taraftarın desteği vardı.
Takımın kenetlenmesi vardı.
Ve maçın sonunda İlhan Palut’un gözyaşları vardı.
Hepsini yan yana koyduğunuzda, ortaya sıradan bir galibiyet çıkmıyor.
Ortaya bir hikâye çıkıyor.
Belki sezonun geri kalanında bu galibiyetin ne kadar değerli olduğunu daha iyi anlayacağız.
Belki de Trabzonspor karşısında alınan bu üç puan, Konyaspor’un sezonundaki kırılma noktalarından biri olacak.
Bunu zaman gösterecek.
Ama bugün için bildiğimiz bir şey var:
Dört haftalık sessizliğin ardından Konyaspor nihayet konuştu.
Tribünler konuştu.
Kaptan konuştu.
Takım sahada konuştu.
Ve maçın ardından İlhan Palut’un gözyaşları her şeyi anlattı.
Kaptanın dediği oldu.
Konyaspor kazandı.
Ama belki de daha önemlisi…
Konyaspor yeniden kendine inanmaya başladı.