Konya
Az bulutlu
33°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,7036 %0.07
53,5717 %0.8
6.189,44 % 2,34

KONYALI’NIN POLİSE TEPKİ VERMESİNİ ÜZÜLEREK İZLEDİM

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Bugün yine kendimizi eleştireceğiz.

İyiye iyi, kötüye kötü...

Doğruya doğru, yanlışa yanlış demeye çalışacağız.

Ama biliyorum ki yine bazı okurlarımız konulara sadece kendi cephelerinden bakacaklar ve içlerindeki öfkeyi, üzüntüyü, kızgınlığı, kırgınlıkları bizim üzerimizden boşaltarak rahatlayacaklar.

Olsun, onların da canı sağ olsun.

….

Ne demek istediğimi ben de kendi üzüntümü samimi ve içten şöyle ifade etmeye çalışayım.

Pazartesi günü Bera Holding’in en üst yönetimi ile Golda’nın borsaya girişinin geniş kapsamlı basın toplantısı vardı.

Öyle ki belki de son yılların basın açısından en yoğun toplantılarından biriydi.

Konya ve Karaman’dan onlarca, yanılmıyorsam 150’yi aşkın gazeteci basın toplantısını takip ediyordu.

Bizde de bu toplantıyı en üst düzeyden patronlar seviyesinden muhabirlere kadar gündem oluşturmuştu.

Biz de gittik.

Biz de gazetemizde manşet yaptık.

Biz de köşemizde yazdık.

Haber sitemizde ve sosyal medya platformlarında paylaştık.

…..

Ama Allah rızası için sadece benim yazdığım köşe yazısına öyle bir tepki, öyle suçlamalar vardı ki...

Önce korktum, ürktüm. Acaba yanlış bir şey mi yazdım diye yazdığım yazıyı bir daha okudum.

….

Diğer meslektaşlarımızdan farklı hiçbir şey yazmamıştım.

Üstelik borsaya giriş konusuna bile atlamamış, sadece Haşim Şahin Bey’in merhum Haşim Bayram Hoca’ya olan vefasına vurgu yapmaya, buna da dikkat çekmeye çalışmıştım.

…..

Vay sen misin bunu yazan?

……

En usturuplusu buydu diyebilirim:

“Ziyaretçi
Sayın Özteke, Bera Holding ile ilgili haberiniz binlerce insanın yarasını deşti, acısını hatırlattı; intihar edenleri, iflas edenleri, emekleri, birikimleri tekrar tekrar hüsrana uğrattı.
Bera Holding'in (Golda) sermaye piyasasına arzını dinlerken aşağıdaki soruları dillendirmek aklınıza gelmeliydi:

1- Bera Holding sermayesini kimlerden sağlamıştır? Ya da Kombassan Holding'den mi peydah olmuştur?
2- Kombassan Holding ne kadarlık bir sermayeyi çarçur edip de binlerce yatırımcısını perişan etmiştir?
3- Bu yatırımcılar içinde mağdur olup intihar edenler var mıydı?
4- Kombassan Holding'in batma sürecine yakın zamanda sizin de kuruluşta hisseniz, yatırımınız var mıydı? Varsa ne kadar?
5- Şu anda yönettiğiniz Bera Holding'in borsa paritesi (alım satım) değeri nedir?
6- Sermaye ve kâr dağıtma düşüncesiyle toplayacağınız paraların bir kısmını mağdur olan Kombassan yatırımcılarına vermeyi düşünür müsünüz? gibi daha nice soruları sormanız gerekirdi, demediniz... Aklınıza gelmedi ama.”

……

En samimi yorum olduğuna inandığım bu değerli okurumuza da şunu demek istiyorum:

Ne olursunuz biraz empati yapar mısınız?

Mağduriyetler dâhil geçmişten bugüne pek çok şey oldu.

Bu konular Türkiye’de ve Avrupa’da, dünyanın farklı ülkelerinde mahkemelere, adliye koridorlarına taşındı.

Sonuçta ne oldu?

Adaletin, hukukun verdiği ve netleştirdiği bir karar sonrası ben kalkıp bunları sorsam ne değişecekti, neyi değiştirebilirdim?

…..

Dünkü yorumlarda en çok üzüldüğüm de reklam aldığımız için haber yaptığımızı, yorum yaptığımızı söyleyenlerdi.

O zaman böylesine insafsız bir şekilde bizi parayla, reklamla yorumlayan okurlarımıza küçük bir hatırlatma yapabilir miyim?

Bera Holding

Golda

Bizim bu toplantıyı genişçe manşet yapmamıza, köşemizde yazmamıza rağmen bize bir satırlık dahi reklam vermemişti.

Vermiyordu da.

Bizden bu toplantıyı daha küçük boyutlarda veren gazeteler ise en güzel reklamları alıyordu.

….

Kimse kusura bakmayacak ama biz de yeri geldiği zaman kendilerine bu küçük reklam hatırlatmasını yapacağız.

Yalnız yerel gazetecilik anlayışında "Onlara reklam verdiniz, bizlere reklam vermediniz." gibi çirkin dedikodulara da girmeyeceğiz.

Sadece Bera Holding ve kuruluşlarındaki kendi yerimizi, bize serilen minderi bu vesileyle görmüş olduk.

….

Canımı yakan daha farklı bir konuyu da söyleyeyim mi?

Biz Başkan Haşim Bey’in merhum hocaya olan vefasına özellikle vurgu yapmıştık ya...

Bayram ailesinin fertlerinden öyle büyük, öyle sert eleştiriler aldım ki...

Bana yazılanlara ve söylenenlere inanamıyordum.

Onlar da hocaya gereken vefanın yapılmadığını iddia ediyorlardı.

Bu satırlarda hep diyorum ki: Empati, empati, empati...

Biz onlarca gazetecinin önünde, elinde mikrofonla yüksek sesle hocaya olan teşekkürü, minneti kulaklarımızla duyduk ve bunu yazdık.

Perde arkasında farklı şeyler varsa onu nereden bileceğiz?

Onu nasıl soracağız?

….

Şahsen benim vicdanım çok rahat.

Rahmetli Haşim Hocam hayatını kaybetmeden önce defalarca değerli abim Feyzullah Ertaş ile birlikte kendisini ziyaret etmiş, sohbet etmiştim.

Zaten hocayı da belki evlatları kadar ziyaret eden insanların başında Feyzullah abimiz geliyordu.

……

Ama bu yazı sonrası şunu gördüm ki artık kimseye iyi dememek gibi bir duruma geçmemiz lazım.

………………..

GELELİM ŞİMDİ

POLİSE OLAN

TEPKİLERE

Ben kendimi bildim bileli Konyalıyı mütevazı ve mülayim bilirim.

Yarım asra yaklaşan gazetecilik hayatımda hiçbir zaman polise, askere, güvenlik güçlerimize karşı bu kadar açık ve net tavırlar görmedim, duymadım.

Ne var ki pazar günü şehrimizde gerçekleştirilen uluslararası bir bisiklet organizasyonu vardı.

Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından 2026 Avrupa Bisiklet Başkenti unvanına sahip Konya'da ilk kez gerçekleştirilen Granfondo Bisiklet Yol Yarışı, Türkiye'den ve farklı ülkelerden toplam 565 amatör ve profesyonel bisikletçinin katılımıyla düzenlendi.

Bu yarışların kazasız belasız geçmesi, hiç kimsenin burnunun kanamaması ve tek bir olumsuz hareketle Konya’nın uluslararası arenada lekelenmemesi için en başta emniyet teşkilatı olmak üzere polisler, bekçiler, resmî ve sivil görevliler yarıştan saatler önce alarma geçmişlerdi.

Öyle ki yarış güzergâhına çıkma ihtimali olan en küçük kapı aralığına bile izin vermeyen Konya polisi pazar sabahı görev başındaydı.

Buna bir de Karatay Belediyesinin düzenlediği geleneksel bisiklet yarışlarını düşünürsek şehrin pek çok noktasında trafik ulaşıma kapatılmıştı.

Eeeee, günlerden pazardı.

Hava sıcaktı.

Bizim Konyalı uyanınca ne yapacaktı?

Aile fertleri ile birlikte sosyalleşecekti(!)

Arabasını atlayan arabasıyla...

Arabası olmayan motoruyla, bisikleti ile...

Motoru, bisikleti olmayan da toplu ulaşım araçları ile birlikte nerede hangi ağaç gölgesi var, onun altında piknik yapacaktı.

Ama yollar kapanınca güzel Konyalının sosyalleşme işi de rötar yapıyordu.

Yola çıkamayan...

Çıktığı zaman da ilerleyemeyen insanlarımız bu kez polisle karşı karşıya kalıyordu.

Vatandaşın yolun kapalı olması nedeniyle polisle karşı karşıya geldiği durumlar sosyal medyada paylaşılıyordu.

Tanıdıklarımız, dostlarımız uzun kuyrukların videolarını bize atıp duruma kızıyor, sert dille eleştiriyorlardı.

Birebir konuştuklarıma hep anlatmaya çalıştım.

1- Bu durumla polisin ne alakası var?

Polis gereken güvenlik önlemini almazsa, olumsuz bir sıkıntı yaşanırsa, kaza olursa bunun hesabını kim verir?

Ya da kimler verebilir?

2- Kendi kendimize konuştuğumuz zaman "Konya niye yaptıklarıyla, güzel çalışmaları ve projeleri ile Türkiye’de ve dünya basınında yer alamıyor?" diye eleştirmiyor muyuz?

E işte uluslararası bir organizasyon...

Şehri yönetenler, bizler yarım saat, bir saat, iki saat gideceğimiz yere gidemedik diye bunlara izin vermesinler mi?

Tekrar başa dönüyorum.

Ben Konyalının ilk defa böyle tepki verdiğine şahit oldum.

Bunu da şuna bağlıyorum:

Nasıl bazı okurlarımız ekonomiden yana kızıyorlar, biz bir yerel yöneticiye "Aferin, güzel yaptı." dediğimiz zaman bizi linç ediyorlarsa...

Pazar günü de ama ekonomi, ama ailevi nedenler, ama diyelim ki gelecek kaygısıyla olan içsel sorunlarını böyle yüksek perdeden dillendirmeye başladılar.

…………………

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Unutma, insanların çıkarları değiştiğinde zihniyetleri ve davranışları çabuk değişir.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Yeşil ışık yandığı hâlde aracını hareket ettirmeyi başaramayan bayan sürücüye sürekli korna yaparak onun daha da panik olmasına sebep olmadığımız gün daha iyi ADAM oluruz.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız