KİM OLDUĞUNUZU UNUTMAYIN
İnsan kelimesi, kökeni “unutmak” anlamına gelen nisyandan gelir. Unutmak, bizim en büyük sınavımızdır. İnsan, iyilikle kötülük arasında bir denge unsuru olarak bu dünyaya gönderilmiştir. Ne var ki, bu dünya “bir varmış bir yokmuş”tan ibaret değildir.
Biz buraya sadece yaşamak için değil, imtihan edilmek için gönderildik. Amacımız; her ne olursa olsun, iyilikten ayrılmadan, doğru bir hayat sürmektir. Ancak insanoğlu çoğu zaman hırslarına yenik düşer, ilkelerinden sapar, cehaletin pençesinde savrulur.
Kafasında yer etmiş boş düşüncelerle bilinmez denizlere yelken açar. Gerçekte olmayan hayallerin peşinde, karanlık bir yolda yürür. Elbette herkes böyle değildir. Ama güçlü olanın zayıfı ezdiği, adaletin değil gücün konuştuğu bir dünyada yaşıyoruz ve bu gerçeği görmezden gelemeyiz.
Eğer kendi yolumuzu çizmezsek, başkalarının rotasında yürümeye devam edersek, hep kaybeden taraf oluruz. Yolumuz, güçlüye değil haklıya destek olan bir yol olmalıdır. Her insanın yaşama hakkı olduğunu hatırlatmalı, bu bilinçle hareket etmeliyiz.
Gözlemlerime göre insanlar, görmek istemedikleri gerçeklerden uzak durmayı tercih ediyor. Bencillik hâkim: “Rabbena hep bana.”
İşte bu yüzden insanlıktan uzaklaşıyoruz.
Değer verdiğim bir büyüğümle sohbet ederken şöyle dedim:
“Eğer insanlığa, yaşadığım dünyaya bir faydam oluyorsa, ne mutlu bana. Ama kimseye faydam yoksa, insanlığımdan utanırım.”
İnsan, hem kendisine hem de Rabbine karşı sorumludur. Nefes aldığı bu dünyayı güzelleştirmekle yükümlüdür.
Ne yazık ki biz, bize emanet edilen bu canlı alemi yok etmek için türlü kötülükler yapıyoruz. İyilikleri, güzellikleri görmezden geliyor; karanlığa gözlerimizi kendimiz kapatıyoruz.
Hayatımızda güzel şeyler elbette var, ama çığlık çığlığa gelen kötülükler o kadar çok ki, güzellikleri göremez hâle geliyoruz.
Elimize geçen fırsatları kendi ellerimizle yok ediyoruz. Sebebi açık: İnsan, kendini unutuyor.
Eğer faydalı bir insan olmak istiyorsak, yolumuzu ilimle aydınlatmalıyız.
İlimden uzak bir hayat, karanlıktır. Karanlıkta ne kendimize ne başkasına hayrımız dokunur.
Unutmayın, ilim en kıymetli hazinedir. Onunla değer kazanır, onunla yolumuzu buluruz.
İnsan, iyiliğiyle de kötülüğüyle de insandır. Ama insan her zaman iyiliğiyle anılmalıdır.
Bu dünyada ortaya koyduğu güzelliklerle hatırlanmalıdır.
Ve son bir söz:
Kim olduğunuzu unutmayın.
Sahte güzelliklerin gözlerinizi kamaştırmasına izin vermeyin.
Eğer özünüzü unutursanız, geri dönüşü olmayan karanlık bir yola girmiş olursunuz.
İnsan, yaratılış gayesinden uzaklaşırsa; sonunda, yanında olanları hiçe sayan, kibriyle yalnızlaşan bir hayatı kendi elleriyle inşa eder.
Unutmayın… Her düşüş bir başlangıç olabilir, ama insan kendini unutursa, sonu dipsiz bir kuyudur.