Gördüğümüze de Duyduğumuza da İnanmamamız Gereken Bir Çağdayız
Bir pazar sabahı kahvenizi yudumlarken sosyal medyada bir video görüyorsunuz. Dünyaca ünlü bir iş insanı ya da bir devlet başkanı, canlı yayında akla hayale gelmeyecek, tüm piyasaları altüst edecek açıklamalar yapıyor. Ses onun sesi, jestler onun jestleri, hatta göz kırpışındaki küçük detaylar bile aynı. Dakikalar içinde video milyonlarca izleniyor, hissse senetleri çakılıyor, sosyal medya adeta çalkalanıyor.
Bir pazar sabahı kahvenizi yudumlarken sosyal medyada bir video görüyorsunuz. Dünyaca ünlü bir iş insanı ya da bir devlet başkanı, canlı yayında akla hayale gelmeyecek, tüm piyasaları altüst edecek açıklamalar yapıyor. Ses onun sesi, jestler onun jestleri, hatta göz kırpışındaki küçük detaylar bile aynı. Dakikalar içinde video milyonlarca izleniyor, hissse senetleri çakılıyor, sosyal medya adeta çalkalanıyor.
Birkaç saat sonra resmi bir açıklama geliyor: "Video sahteydi."
İki gündür yapay zekayı anlatmaya çalışıyorum. Getirdiği yenilikler, kolaylıklar, insanlığı pozitif yönde değiştirme gücünü…
Fakat bir de madalyonun diğer yüzü var. Yapay zeka, kötü amaçlarla kullanıldığında yıkıcı sonuçları olabilir. Yapay zekanın ürettiği, gerçeğinden ayırt etmesi zor sahte içerikler de yeni bir çağın kapısını açıyor.
Gözlerimizin Bizi Aldattığı Çağ
Eskiden "Gözümle görmeden inanmam" derdik. Yapay zeka teknolojisi sayesinde dijital medyada sadece gördüğümüze değil, duyduğumuza da inanmadan önce bir durup düşünmek gerekiyor.
Hatırlayın, çok uzak değil, ABD'de bir banka yöneticisinin sesi yapay zekayla kopyalanmış ve şirketin CEO’suymuş gibi yapılan bir telefon aramasıyla tam 35 milyon dolar dolandırıcılık yapılmıştı. Ya da Pentagon'un bombalandığına dair yapay zeka üretimi tek bir sahte fotoğrafın sosyal medyada hızla yayılması, borsada anlık olarak milyarlarca dolarlık kayba yol açmıştı.
Siber güvenlik raporlarına göre, internette dolaşıma sokulan ses ve video tabanlı "deepfake" içeriklerin sayısı son birkaç yılda katlanarak arttı. İşin en acı tarafı ise bu içeriklerin %90'ından fazlasının kişisel itibar suikastları ve rızasız içerik üretimi için kullanılması.
Gerçeği Sahtesinden Nasıl Ayıracağız?
Yapay zeka modelleri o kadar gelişti ki artık tek bir vesikalık fotoğraftan ve 3 saniyelik bir ses kaydından dakikalarca konuşan yapay videolar üreten sistemler var.
İnsan beyni bu sahte videoyu ele verecek küçük ayrıntıları yakalamakta zorlanıyor.
Ancak dijital okuryazarlığımızı artırarak bu tuzaklara düşmekten kendimizi koruyabiliriz.
Bir içeriğin yapay zeka tarafından oluşturulup oluşturulmadığını anlamak için dikkat edilmesi gereken bazı önemli ayrıntılar var. Aklınızın bir kenarına not ederseniz kandırılmaktan kurtulabilirsiniz.
Yapay zeka bazen doğal göz kırpma refleksini taklit edemez. Gözler donuk, cam gibi bakabilir veya iki gözün göz bebekleri farklı yönlere odaklanabilir.
Videodaki kişinin yüzündeki ışık açısı ile arka plandaki ışık kaynağı birbiriyle çelişebilir. Özellikle saç çizgisi ve kulak çevresinde titremeler olması mümkün.
Konuşmaya göre dudakların hareketinde zor fark edilecek minik gecikmeler veya uyumsuzluklar bir fake videonun ipuçlarını verebilir.
Kusursuz, aşırı pürüzsüz ve sanki balmumu heykel hissi veren yüzler genellikle yapay zeka üretimidir.
Teknoloji şirketleri sahte içerikleri tespit eden yapay zeka modelleri geliştirmeye başladı. Yani yapay zekanın zehrine yine yapay zekadan panzehir aranıyor. Ancak hala en büyük savunma mekanizmamız dikkatle ayrıntılardaki sahteliği yakalayacak gözlerimiz.
Sosyal medyada önümüze düşen ve bizde aşırı öfke, aşırı sevinç veya şaşkınlık yaratan duygusal olarak "tetikleyici" içeriklerle karşılaştığımızda yapacağımız ilk iş sakin olup önce kaynağı sorgulamak.
Bu videoyu veya fotoğrafı ilk kimler paylaşıyor? Güvenilir bir haber ajansı mı, yoksa etkileşim peşinde koşan anonim bir hesap mı?
Eğer iddia edilen olay gerçekse, diğer büyük ve prestijli medya organlarında da yer alması gerekir. Google’dan bir arama yapın.
Sahte içeriklerin yayılmasını sağlayan en önemli şey, insanların ilk anda duydukları heyecan ve duygusal tepkilerdir.
Doğruluğundan emin olmadığınız hiçbir şeyi paylaşıp dijital bir sahteciliğin parçası olmayın.
Gelecekte bizi neyin beklediğini tahmin etmek zor değil. Gerçek ile kurmaca arasındaki çizgi inceldikçe, dijital dünyada attığımız her adıma, tıpkı sisli bir yolda yürür gibi, temkinli yaklaşmak zorundayız. Yapay zeka birçok avantajının yanı sıra tehlikeli küresel bir silaha dönüşme potansiyeli olan bir teknoloji. Onunla yaşamayı öğrenmeliyiz.