Şımarık Çocuklar ve Büyük Şef
Futbolda oynanan oyun ve sonuç sizin traşınızı ortaya koyar. Kırmızı‑beyaz forma, bir milletin onuru ve gururunu taşır. Ama sahada gördüğümüz tablo, bu onurun ağırlığını sırtlayamayan şımarık çocuklardan ibaretti. İlk dakikadan son saniyeye kadar bir dağınıklık, bir ciddiyetsizlik… Rakip sıradan bir takım olmasına rağmen, biz defansımızdaki zafiyetlerle kendi kalemizi açık hedefe çevirdik.
Ve bu orkestranın başındaki şef Montella… Yönetemedi. Yanlış notalarla, kopuk ritimlerle, sahada bir senfoni değil bir uyumsuzluk vardı. Taraftarın yüreği yanarken, hocanın dudaklarından dökülecek klişe cümleleri şimdiden biliyoruz: “Çok üzgünüz, bunu düzeltebiliriz. önümüzdeki maçlara bakacağız.” Bir umuttur yaşamak yaşayıp göreceğiz. Bu sözler artık bir sığınak değil, bir kaçış olmamalı.
Tercihler yanlış
Taktik yanlış
Oyuncu Değişiklikleri yanlış
Futbolcuların Kötü Performansı Çıkan Sonuç bu, ne bekliyordunuzki.
Milli formayı giymek, sadece sahaya çıkmak değildir. Formanın ağırlığı, terle, mücadeleyle, karakterle taşınır. Ama bizim çocuklar, bu sorumluluğu taşımaktan uzak bir görüntü verdi.
Montella’nın açıklamaları, taraftarı avutmaz. Çünkü sorun açıklamalarda değil, sahadaki oyun kimliğinde. Bizim bir oyun kimliğimiz yoksa, rakibin sıradanlığı bile bize kabus olur. “Olduda” Dünya kupasına gelmişiz. Beklenti çok yüksek.
Çünkü kırmızı‑beyaz, bahane değil,mücadele ister,Emek ister, en önemlisi “yürek”ister,tüm bunları önümüzdeki maçlarda bekliyor olacağız. Üzgün olmak çözüm değil çıkın düzeltin o zaman. Sevgilerimle.