BEN UĞUR BAŞKANIN YERİNDE OLSAM…
Yazımıza bugün Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve şehrimizdeki üniversiteler ile ilgili olarak son yıllarda içimdeki kafamdaki bir konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bu konuya neden gireceğimizide paylaşalım.
Pazar günü Büyükşehir Belediyesi Basın İletişim Müdürlüğünden şu haber servis yapıldı
“BAŞKAN ALTAY'A İBN HALDUN ÜNİVERSİTESİ'NDEN GENÇLİK PROJELERİ ÖDÜLÜ
Konya Büyükşehir Belediyesi’nin Türkiye’ye örnek gençlik projeleri İbn Haldun Üniversitesi tarafından dördüncüsü düzenlenen “İbn Haldun Akademi ‘26 Tema Ödülü”ne layık görüldü.

İbn Haldun Akademi Kapanış Programı ve Ödül Töreni’nde İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan’dan ödülü alan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, “Kapsül Teknoloji Platformundan Sosyal İnovasyon Ajansı’na kadar gençlerimize fırsatlar sunmaya gayret ediyoruz. Bunun bir üniversite tarafından görülüp takdir edilmesinden duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek isterim. Ben tüm arkadaşlarım ve Konya halkı adına İbn Haldun Üniversitesi Rektörümüze ve mütevelli heyetimize teşekkür ediyorum” dedi.”
……………..
Yine biliyorum ki Uğur Başkana bugüne kadar verilen tek Fahri doktora unvanı da Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Senatosu tarafından Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi alanında verilmişti.
………….
Şimdi izninizle biraz geri gidip genelleme yapmak istiyorum.
Hani sık sık bu şehrin üst yönetiminin siyasetten bürokrasisine uyum içinde olduğunu iddia ediyoruz ya
Buna Konya siyasetine yönetimine bilimi de ekleyin.
Sayın Cumhurbaşkanımız Konya’ya bir rektör atanırken telefon açıp Uğur Başkana görüşünü soruyor.
İl Başkanı Fatih Özgökçen’e fikrini sorup görüşünü alıyor.
Konya’nın yönetimi en üstte çatıda uyum içerisinde çalışıyorsa bunda en zirveden yerele fikir görüş alışverişi var.
Mevcut rektörlerimizin de böyle makamlarına oturduklarını çok iyi biliyorum.
İşte Pazar günü bu kez İbn Haldun Üniversitesinden bu haber gelince aklıma geldi
Bizim şehrin üniversiteleri mesela niye Uğur Başkana bir fahri doktora unvanı vermezler?
………….
Diyeceksiniz ki “Bu kadar önemli mi?
Verseler ne olur vermeseler ne olur?
…………
Bence kazın ayağı hiç de öyle değil.
Dünyanın Rumi’si bu şehrin dünyaca ünlü bilinen tanınan manevi değeri Hz. Mevlana ne demiş
Çok bilineni “Mum dibine karanlıktır”
Az bilineni “Hiç kimseye hak ettiğinden fazla değer verme, ya onu kaybedersin ya da kendini mahvedersin."
……………
OĞUZ ABİM BU
ŞEHİR HER ŞEYE LAYIK
AMA ÖNCELİK İMAM HATİPLER
VE İNANÇLI NESİLLER
Bizi her gün okuyan yeri geldiği zaman genelde de çoğunlukta eleştiren ekonomik olarak önümüze ışık tutan değerli büyüğümüz OĞUZ OĞUZ abimiz şöyle bir hatırlatma yapıyordu;
“Tamam da abe, şehir her gün bir adım daha geriye kalıyor.
Sorunlar her gün büyüyor.
Yatılı pansiyonu, yemekhanesi, spor salonu ve sahaları, konferans salonu, müzik ve tiyatro sahneleri, resim bölümü ve görsel sanatlar öğrencilerinin çalışmalarını yapıp sergileyebileceği salon ve askılı duvarları, teneffüse çıkacağı yeşil bir bahçesi olan bir Güzel Sanatlar Lisesi'i çok mu?
Yoksa gereksiz mi gördüler bu şehre?
Belediye ve MEB bunu akıl edemedi mi?
Diğer şehirlerin projeleri neden uygulanmadı?
Syg.OOGUZ”
……………………….
Değerli abim sizin defalarca dile getirdiğiniz Güzel Sanatlar Lisesinin yenisi biliyorsunuz Selçuklu Belediyesi tarafından yapılıyor.
Konya’nın sosyal sportif ve sanatsal alandaki eksikliklerini hepimiz biliyoruz.
Ama şehrin bu sorununda şu eksik yapıyor bu da bunu yapmıyor deme gibi bir şansımız yok.
Canım abim hepimiz bu kabın içindeyiz.
Aslında birbirimizden hiçbir farkımız yok.
Bir ay oldu mu biraz daha fazla mı oldu tam olarak hatırlamıyorum
Sizin gibi bir değerli okurumuz bana özelden yazmış
“Çimento Güzel sanatlar Lisesi Dünya şampiyonu olmuş.
Sen okul ile ilgili tek satır yazmıyorsun
Niye?” diye soruyor dahası kızıyordu
Yahu Allah aşkına bu şehirdeki yüzlerce okulun başarısından bizim nasıl haberimiz olacak.
Başarılı okulun yönetimi selam dahi vermese telefonumuzu da bilmiyorsa sosyal medyadan özelden yazıp okulunun başarı duyurusunu yapamaz mı?
………………
Konya’da basını en iyi kullanan okullarımız İmam Hatip Liseleri.
Bu okullarımızın yöneticilerini de kutluyorum.
Durum böyle olunca şehri yöneten yukarıda sözünü ettiğimiz o çatı için tek önemli konu öne çıkıyor inançlı ve şuurlu nesil yetiştirmeye çalışan okullarımız oluyor.
TAMDA İNANÇLI NESİLLER
YETİŞTİREN OKULLAR DEYİNCE
AKLIMA KASTAMONU
İLAHİYAT FAKÜLTESİ GELDİ
Siz değerli okurlarımız geçtiğimiz hafta ulusal basında yer alan iğrenç acı ve düşündürücü İlahiyat fakültesi öğretim üyesi ile öğrencinin haberini okudunuz mu?
Takip ettiniz mi?
Bu konuya bu sütunlarda asla girmem.
Bir yere dikkatinizi çekmek için kısaca iki satır haberini hatırlatalım.
“Kastamonu’da bir erkek öğrenciyi cinsel saldırıya maruz bıraktığı iddiasıyla tutuklanan Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi araştırma görevlisi …………………. görevden uzaklaştırılarak hakkında idari süreç başlatıldı.”
………………
Biz millet olarak öylesine ikiye bölünmüş durumdayız ki.
İnanın ekranları izlerken basın yayın organlarını okurken geleceğimiz adına çok üzülüyorum
İktidara destekleyen basın yayın iletişim organları ve sosyal medya CHP ya da sol muhalefet ile ilgili en küçük detayı manşetler yaparak sözüm ona görevlerini yapıyorlar.
Sol basın ya da muhalif basın ise bu tür haberler basına sızınca onlarda kendi adlarına bu işi Arapça eğitime fes giymeye erkek öğretim görevlisinin erkeklerle olan fotoğraflarına kadar manşet yapıp günlerce konuşuyorlar.
…………..
Sonunda ne mi oluyor?
Bu millet öyle dış mihraklar şunlar bunlar demeye gerek kalmadan kendine kendine ikiye bölünmüş oluyor.
Peki bu milletin iki parça olması kime ne fayda sağlıyor?
Ya da ileride kime ne fayda sağlayacak?
Onu da siz düşünün olmaz mı?
………….
EĞİTİM DEMİŞKEN
HAVZANDAKİ ACI OLAY
HEPİMİZE ACI İBRETLİK
BİR DERS OLMALI
Cumartesi günü Meram’da Havzan’da çok acı bir olay yaşadık
Yerel basında küçük ulusal basında ise manşetler halinde çıkan olay kısaca şöyle idi
“KONYA'DA EVLAT DEHŞETİ:
HUKUK FAKÜLTESİ ÖĞRENCİSİ ANNE VE BABASINI ÖLDÜRDÜ
Konya'da polisin parkta elleri kanlı şekilde bulduğu hukuk fakültesi öğrencisi Cihan Dinçer'in, tartıştığı annesi Nazife ile babası Gökhan Dinçer'i bıçaklayarak öldürdüğü ortaya çıktı.

Cinayetin ardından haberin detayları yine ulusal basında sürüp gidiyordu
ANNE VE BABASINI ÖLDÜRDÜ!
SORGUDA KONUŞMADI
Konya'da, hukuk fakültesi öğrencisi olan oğulları, 22 yaşındaki Cihan Dinçer tarafından bıçaklanarak öldürülen veteriner çift, 56 yaşındaki Nazife Çiğdem Dinçer ve 57 yaşındaki Gökhan Dinçer'in cenazesi toprağa verildi. Psikolojik sorunları olduğu ve ilaç kullandığı öne sürülen Cihan Dinçer'in emniyetteki sorgusunda konuşmadığı, sadece olay günü polise, "Anne ve babamı öldürdüm, evdeler" dediği belirtildi”
………………………….
Üzerinde ısrarla durduğumuz şehri yönetenlerin güzelliğinde ise Valimiz Sayın İbrahim Akın, Emniyet Müdürümüz Necmettin Koç’da cenaze namazında idiler.

Gelelim bu haberi duyduğum zaman hatta cumartesi günü o sokağın başından geçerken öğrendiklerimin ardından yüreğime çöken korkuya
Aile son derece mutaassıp dededen üçüncü nesle vatan bayrak toprak milli manevi duygularla bugüne gelmiş bir aile.
Hepimiz dededen babalarımıza çocuklarımızdan torunlarımıza yalan dünyada bu düşünce içerisindeyiz değil mi?
Önce evlatlarımız idi şimdi torunlarımızın en iyi yetişebilmelerini doktor mühendis olmalarını hayal ediyoruz değil mi?
Hangimiz okul diploma önemli değil önce evladım İNSAN olsun.
Önce büyüğüne saygılı olsun küçüklerini korumayı bilsin…. Diye çaba harcıyoruz?
Hepimizin evlatları torunları var.
Vallahi bu olaydan sonra hatun ile en büyük duamızı “Ya rabbim bizi evlatlarımız ile torunlarımız ile imtihan etme.
Bizi evlatlarımızla torunlarımızla sınama” olmaya devam ediyor.
DR. MUSTAFA
BALOĞLU’NUN SAMİMİYETİ
Dr. Mustafa Baloğlu’nu hatırlayanınız var mı?
Kendinizi hiç zorlamayın
En azından son 10 yıldır bu şehirde Mustafa Baloğlu’nun adı bile sohbetlerde geçmiyor.
Tanıyanlar bilenler unuttu.
Tanımayanlar için kısaca şöyle küçük bir hatırlatma yapalım.
“Mustafa Baloğlu Akşehir doğumludur.
Türk siyasetçi. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezunudur.
İlk orta ve lise öğrenimini Akşehir’de tamamlamıştır.
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesini bitirmiş İstanbul Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesinde genel cerrahi alanında uzmanlığını yapmıştır.
Kütahya E-tipi cezaevi, Akşehir devlet hastanesi acil tabibi olarak görev yaptıktan sonra
Etimesgut Devlet Hastanesi ve Akşehir Devlet hastanesinde genel cerrahi uzmanı olarak çalışmıştır.
Baştabib yardımcılığı ve Baştabiblik görevlerinde bulunduktan sonra 2004 ve 2009 yerel seçimlerinde Akşehir Belediye Başkanı seçilmiştir.
2011 Genel seçimlerinde AK Partiden Konya Milletvekili seçilmiş Plan bütçe komisyon üyeliği yapmıştır.
Genel merkez yerel yönetimler başkan yardımcısı olarak çalışmıştır.
……………….
Bunlar zaten arama motorunda herkesin bildikleri.
Dedik yaaa vekillik bitti yaaa Mustafa Bey’i bugünlerde Konya’da değil aramak anmak adını bile söyleyen yoktur.
Ben özellikle milletvekilliği döneminde Konya için sağlık alanında neler yaptığını tertemiz pırıl pırıl ranttan dedikodudan gösterişten uzak çırpındığının şahidiyimdir.
Bizim dostluğumuz pazara kadar mezara kadar olur.
Geçen hafta bir kitap okurken 2009 yılında Mustafa beyin bir röportajına rast geldim


O röportajı okuduktan sonra hemen Mustafa beyi aradım.
İstanbul’da imiş.
Hemen cevap verdi.
Mustafa Bey ile yarım saate yakın sohbette bulunduk.
Akşehir’den Konya’ya, Ankara’dan İstanbul’a çok güzel hatıralarını dinledim.
Bizim vefa dünyamızdaki şu söz aklıma geldi
“Yaşam gülmeyi, sevgi hak etmeyi, vefa unutmamayı, dostluk sadık kalmayı bilenler içindir”.
Mustafa abicim Allah sağlık huzur mutluluk versin.
Biz sizi yıllar önce yüreğimize yazdık size saygı duymaya da Allah’ın izni ile devam edeceğiz.

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Vefa nedir, bilir misin? Vefa arkanda bıraktığını, giderken yaktığını yabana atmamandır. Vefa; dostluğun asaletine, bir dua sonrası verilen sözlere, hayallere ihanet katmamandır
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Türbe önü trafiğinde özellikle yabancı plakalı otomobil sürücüleri yeşil ışık yandığı halde hala çevreyi kontrol edip hareket etmeyerek trafik akışını durdurmadığı zaman daha iyi ADAM oluruz