PARA SAVAŞI BİTTİ, PEKİ ŞİMDİ SAVAŞIN ZAMLARI NE OLACAK?
Dünya’da da 40 gündür gece gündüz füzeler, bombalar, ölen çocuklar, yaralılar diye bizler evimizde, iş yerimizde kanlı bir tiyatro izliyoruz.
Herkes biliyor ki bu para için, bu dolar için, bu petrol için.
Bu ne bir din savaşı ne bir su savaşı ne bir ekmek savaşı.
Bu sadece ve sadece çok parası olanların “daha çok param olsun” SAVAŞI.
…………..
Bu konuya yazımızın son bölümünde girelim.
Çünkü malumunuz biz 40 gündür ekranlarda, gazetelerde SAVAŞ UZMANLIĞI yapan, yarın da EKONOMİ UZMANI olarak boy gösterecek gazetecilerden değiliz.
Biz sadece yerel bir gazeteciyiz.
….
Bizim şehrimiz KONYA.
O zaman izninizle bugün Konya’nın gıpta ile izlediğim güzel insanlarından söz etmek istiyorum.
………………..
HUKUKÇU CENGİZ
YÖNET’İ GIPTA İLE İZLİYORUM
Yıllardır ailecek tanıdığım, ailesi ile uzun uzun röportajlar yaptığım, evlatlarının güzel günlerini birlikte yaşadığımız Yönet ailesini yakından tanırım.
Ama bu süreçte aileden öylesine güzel, öylesine hayret, dahası gıpta ile izlediğim yaşam biçimleri var ki vallahi aile fertlerini izlerken kendimi rüyada gibi hissediyorum.
Salı günü öğle saatleri idi.
Şehrin markası, Türkiye’nin tanıdık bildik firması HAYAT TOSTÇUSU’NUN önünde bir bisikletçi bisikletini kaldırıma park etmeye çalışıyordu.

Hemen tanıdım.
Konya’nın VIP avukatlarından, Konyaspor’un basın sözcüsü Cengiz Yönet abimiz idi.
Hafta içi öğle molasında Cengiz abi bisiklete biniyor, sporunu yapıyor, stres atıyordu.
Vallahi de kıskandım. Billahi de kıskandım.
Yahu bizim cumartesi, pazar bisiklete binecek vaktimiz yoktu ki.
Yok yok, yanlış bir şey ifade ettim.
Vaktim yok(!)
Ne zaman yapacağız? … gibi mazeretler benim ve benim gibi zamanı yönetmeyi bilmeyen, kendine sevgisi ve saygısı olmayan insanların kuru bahaneleri.
Sonuç…
Cengiz abicim, size hayranım.
Hep başarılı olun inşallah.
HAYAT TOSTÇUSU
KONYA’NIN
MERKEZİDİR
Cengiz abiyi orada görürüz de Konya’nın yaşayan efsanesi, Konya’nın hafızası Hasan Basri Sayı abi ile oturulmaz mı?
Ali abinin yapacağı muhteşem peynirli, sucuklu o efsane tost yenmez mi?
Biz tam Hasan abinin Konya tarihinin tüneline girmek üzereydik ki yemek molasında ekibi ile şehri adım adım koklayan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Şükrü Koyuncu ve A takımını gördük.
Bizim kaldırımdaki masa biraz daha genişlemiş oldu.

Şükrü Beyler tüm ısrarlarımıza rağmen tost yemediler.
Çaylarını içerlerken Hasan abi bize yine Konya hayallerinden kısa kısa pasajlar sunuyordu.
Konya, tarihi ile yaşayan bir şehir.
Şehrin bazı kesimlerinin insanları çok zor olsa da ben bu şehirde hayat buluyorum.
………………
TAM KONYA
DEMİŞKEN
Dün sabah evden çıkmadan gönül dostum Fatih Yalçın abimizden küçük bir tüyo aldım.

İlk işim, gerekirse sabaha kadar uyumadan bu 472 sayfalık
“1950’li yıllarda Konya
Demokrat Parti iktidarında bir kentin değişimi” kitabını okuyacağım.
Fatih abicim, çok teşekkür ederim, iyi ki varsınız.
………………..
REKTÖR CEM ZORLU
HOCA’DAN YİNE
YENİ BİLGİLER ALDIM
Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu Hocamı vekilliğinin öncesinden bu yana tanırım.
Kendisi Ankara’da da olsa, Konya’da da olsa uzaktan da olsa takip etmeye çalışırım.
Bir kere Rektör hocama da yaşam tarzı ile hayranım.
Nasıl yukarıda Cengiz Bey’den söz ettik ise Cem Hocam da kendisine vakit ayırmayı ve hayatı pozitif yaşamayı bilen, tadını çıkaran bir beyindir, bir yürektir.
Hocam ile sohbetimizde hem üniversite ile ilgili hem de hocamın büyük hayalleri olan Erbakan Vakfı ile ilgili çalışmalarını dinledim.

Biz bunları buradan yazarak pişmiş aşa ya da pişmekte olan aşa soğuk su katmak istemiyoruz.
Ama Cem Hoca yine sessiz sedasız çok güzel projeleri hayata geçirmek üzere.
………………..
DÜN SABAH BİR
KONYALI BİR DE
EKVATOR GİNELİ
ÖĞRENCİ KONUKLARIMIZ VARDI
Hep diyorum, bizim insanın boş vakti yok.
Hayattan büyük keyif alıyorum.
Amele gibi çalışıyorum.
Bazen dostlarımız bana kızıyorlar:
“Niye bu kadar çalışıyorsun?
Niye tanımadığın insanlar için bu kadar uğraş veriyorsun?”
Ben insanları seviyorum arkadaş.
Neyse, dün sabah saat 9’da gazetemizde KTO Karatay Üniversitesi İletişim ve Tasarım bölümünden iki öğrenci konuğumuz vardı.
Biri Konyalı Şule Sarıkaya, diğeri Ekvator Gineli Wlinifred Erima Tokolo Dioso idi.

Basın, yeni medya başlığı altında yaklaşık 2 saat röportaj verdik.
Çocuklara üzülerek basının geleceğini anlatmaya çalıştım.
Tabii video çekilen yerlerde de zaman zaman gerçeklerden çok masal bölümünü anlattım.
Gerçekler acı ve can yakmaya devam ediyor çünkü.
……………
Şimdi gelelim yazımızın başına.
Savaş bitti.
Tiyatro oyunu bitti.
Para babaları, dünyayı yöneten aileler paralarına para kazandılar.
Amerika, İran’a… Herkes hazırladığı silahları insanları öldürerek deneme fırsatını bulmuş oldu.
Sonuçta herkes kazandı.
Kazanmayan ve zarar görecek olanlar kim?
Biz ve bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin insanlarının yüzde 90’ı bu savaşta kaybeden taraf oldu.
Petrolde varilin hesabını bilmem ama bize faturaların bedeli cep değil, can yakacak.
Mazeretlerimiz hazır: SAVAŞ
………………..
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Barış, büyük bedeller ile satın alınır.
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
İstanbul yolunda tonajlı ağır araç sürücüleri sol şeridi kullanmadıkları zaman daha iyi ADAM oluruz.