Konya
Parçalı az bulutlu
8°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,5929 %0.02
51,5828 %0.22
6.746,61 % 0,63
Ara

ÖNGÖRMEK

YAYINLAMA:

Tahmin etmek, önceden bilmek, projelendirmek gibi eşanlamlı kelimelerle de ifade ettiğimiz öngörü kelimesi kabul görmüş anlamıyla bir olayın veya durumun gelecekte ne olacağını mantıklı sebeplere dayanarak, gerçekleşmeden önce doğru tahmin etmek ve ona göre hazırlıklı olmak ya da hazırlık yapmak anlamına gelir. Gerçi bize has “Kervan yolda düzülür” anlayışıyla pek uyuşmasa da planlamak ve tahmin etmek hayatta kalma mücadelesinde çoğu zaman işinize yarayacaktır.

Ekonomi elindeki verileri analiz ederken geleceğe dair öngörülerde bulunur. Değerli metallerden, borsalara, paritelerden, üretim rakamlarına, küresel ticaretten, lojistiğe tüm veriler birer öngörüden ibarettir. Bu öngörüler konunun uzmanı yüzlerce insanın emekleri sonucunda ekrana veya kağıda dökülürken bazıları kurumlarca kamuoyu ile paylaşılır bazıları ise kişiye özel olarak kalır.

Bu alışılagelmiş program ve planlamaların değiştiği revizyona uğradığı kırılma tarihleri vardır. Uzun tarihe değil sadece son 20 yıla bakacak olursak Lehman Brothers olayı Covid-19 ve Rusya - Ukrayna Savaşı bunların küresel çapta örneklerini teşkil ederken, bizim ulusal bazda çok daha değişik sebeplere dayanan kırılma zamanlarımız oldu. Sayın Trump’ın ikinci dönemi ise başlı başına ayrı değerlendirilmeli.  

Artık dünyanın küresel çapta büyük olaylara dair öngörüde bulunmasına gerek kalmadı. Sayın Trump’ın, Amerika Birleşik Devletleri başkanı olduğu sürece öngörmek ya da yorum yapmaya lüzum olduğunu düşünmüyorum. Sabah söylediği öğlen söylediğine uymayan akşam kapanışta piyasaları manipüle edip ertesi sabaha başka bir gündemle kalkan bir başkan, Beyaz Saray’da olduğu sürece dünya ekonomisi nereye gider diye tahminde bulunmanın bir anlamı da kalmadı.

Venezuela Devlet Başkanı evinden alındığında Dünya artık eski dünya, hukuk artık eski hukuk değil diye kaleme almıştım. Güçlünün hukukunun egemen olduğu yeni dünya düzeninde neye dayanarak hangi öngörüde bulunabilirsiniz ki? İran-İsrail çatışmasına müdahil olan Amerika’nın 3 gün diye planladığı savaş nerelere geldi. Ayaküstü yapılan bir açıklama ile 115 dolara çıkan ham petrol 4 saat sonra tam tersi bir açıklama ile 85 dolara düşüyorsa elinizden ne gelir?

12 gün savaşının aksine İran savaşı bölgeye yayarak Hürmüz Boğazı’nı kilitleyince olumlu senaryo çöpe gitti. Şimdi masada kötü olan ve kötünün kötüsü olan senaryolar kaldı. Beklediği desteği en kadim müttefiki olan İngiltere’den bile göremeyen Trump, İsrail adına taşeron olarak başlattığı bu savaşta yalnız kalmasını hâlâ anlamamakta direniyor. Kendi savunma bakanlığının adını savaş bakanlığına çevirmekle yetinmeyen Başkan, bir savunma ittifakı olan NATO’yu saldırı yapmamakla suçluyor.

Kendine has üslupsuzluğu ile ülke liderlerine kameralar önünde hakaretler yağdırırken İran’da ölen masumları soran sunucuya ise görüşmeyeli ne kadar da güzelleşmişsin diyor. Tüm bu çirkinliklerin içerisinde küresel ekonomi 2026 yılına dair hedeflerini şimdiden revize ederek büyüme tahminlerini enflasyonu değiştirdi. Avrupa ve Japonya faiz artışını tekrar gündeme alırken dünyanın en büyük petrokimya şirketleri tek tek kapanma ilan etmeye başladı.

Polimerler tarafında Amerika menşeli firmalar haricinde tedarikte bulunmak oldukça zorlaşırken, Avrupalı firmalar sadece iç pazarlarına yönelik üretimi devam ettirme telaşına düştüler. Fiyat ise savaş öncesine göre dolar bazında neredeyse 2 katına çıkmış durumda. Artan enerji fiyatları enerjide dışa bağımlılığı yüksek düzeyde bulunan Avrupa, Güney Kore, Japonya, Avustralya, Hindistan ve Pakistan gibi ülkelerde ek önlemlerin gündeme gelmesine sebep olurken çoğu analistin asıl hedef olarak gösterdiği Çin ise şu ana kadar sanki olup bitecekleri tek doğru öngören ülkeymiş gibi 9 ay yetecek ham petrol stoğuna sahip.

Biz bu savaşın politik tarafını gerçekten büyük bir akıl ile yönetiyor ve senaryonun kime hizmet edeceğinin bilinci ile olaylara yaklaşıyoruz. Dışişleri büyük bir özveri ile uygulamaya konulan senaryonun hayata geçmemesi adına 24 saat uğraş veriyor. Ekonomik anlamda ise güneşli günlerde çatıyı onarmayı beceremediğimiz için savaşın maliyetine katlanmak zorunda kalacağız. Enflasyon ile mücadelemiz büyük ihtimalle başka bir bahara kalırken faiz düşüşü beklentileri de ertelenmek zorunda kalacak.

Üstelik akaryakıt fiyatlarında yaşananlar bütçe açığına ve dış ticaret açığının büyümesine sebep olurken, ihracat tarafında maliyet oluşturma ve talep daralması sorunlarına bir de hammadde arzı ve navlun sorunları eklenecek. Trump varken savaş nereye evrilir bilmek çok zor ama sanayicimizi zor günlerin beklediğini söyleyebilirim.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *