Konya
Açık
6°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,2795 %0.22
50,5902 %-0.78
7.136,03 % -0,98
Ara

KONYA BÜROKRATLARI İLE SON DÖNEMLERDE GERÇEKTEN ÇOK ŞANSLI

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Bugün güzel bir hafta sonu

Bugünün şehir olarak en büyük aksiyonu Kocaeli’nde yaşanacak

İnşallah Konyaspor bu zorlu deplasmandan en az bir puan alırda önümüzdeki kritik haftalar için rahat bir nefes alırız.

Bugün sıkıntılı konulara girmek yok.

Sadece bardağın dolu tarafına bakacağız ve güzellikleri yazacağız.

….

Şehri yöneten siyasilerimiz sık sık ifade ederler.

Konya’nın başarısı en üst düzeydeki siyasi birlik ve beraberliğinden gelir.

Yani ortak akıl ortak hareketten sinerji oluşur.

Bu işin siyasi boyutu.

Ama siyaset ile birlikte şehrin geleceği başarısı için bir de bürokrasisi Devlet kesiminin bu birliktelik ile aynı havayı teneffüs etmesi gerekir.

İşte Konya bu konuda da son derece şanslıdır.

Özellikle son dönemlerde.

Çünkü şehrimize gelen atanan bürokratlar bu ortak hareket noktasında şehri yönetenlerle birlikte çalışırlar.

Mesela şehir için en önemli bürokrasi devlet kesimidir

Bu ne derseniz? 

Benim aklıma bir anda ilk üç müdürlük gelir.

Emniyet, Sağlık ve Milli Eğitim.

Bu üç müdürlük sadece bizim için değil bu şehirde herkes ile bir gün mutlaka olmazsa olmazlardandır.

Yanlış anlaşılmasın.

Devletin her Müdürlüğü elbette önemlidir. 

Ama diyelim ki bir Tarım İl Müdürlüğü’nün nerede olduğunu pek çok vatandaşımız bilmeyebilir.

Diyelim ki Çalışma İl Müdürlüğü.

Diyelim ki Tapu Müdürlüğü.

Bu Müdürlüklere ancak işi olan vatandaşlarımız gider gelirler.

Ama polis.

Ama hastane.

Ama okul.

Bir ailede aile fertlerini mutlaka bu Müdürlüklerden birisi ile ucundan kıyısından işi olur.

Çünkü bunlar olmazsa olmazlarımızdandır.

Bir diğer stratejik Müdürlük ise.

Spor İl Müdürlüğü’dür.

Şehrimizde her aileden bir kişi spor yapmıştır.

Spor yapmayan ailenin dedenin nenenin evladı ya da torunu mutlaka bir sahanın salonun kapısından girip çıkacaktır. O ter kokusu mutlaka teneffüs edilir.

Geçen gün sosyal medyada şu paylaşımı gördüm 

Bu şehirde görev yapmış ve yapmakta olan 4 Spor İl Müdürü bir arada.

Ömer Ersöz, Abdurrahman Şahin, Birdal Öztürk ve Muzaffer Çintimar.

Düşünsenize şehrimizde son dört Spor İl Müdürü yan yana.

Biri gitmiş diğeri gelmiş.

O gitmiş falancası gelmiş.

Ama sonuçta halef selef olmuş 4 müdürde her yerde her zaman yan yanalar.

İşte bürokraside de siyasilerin dediği bu birlik ve beraberliğin dayanışmanın düşman değil kardeş dost yol arkadaşı olmanın en güzel örneği bence bu karedir.

Oturur bu şehirde şu sıkıntı bu sıkıntı diyebiliriz.

Ancak şehirden çıkıp başka şehirlere gittiğimiz zaman Konya’nın rahatlığını düzenini sakinliğini dinginliğini ucuzluğunu yaşanılabilir bir şehir oluşunu daha net görürüz.

Bir şeyi görebilmek için önce başka yerleri de görmek gerekir.

Daha önce de dile getirdim.

Bugün Kocaeli’ndeyiz.

Bir ay önce de bu şehirde üç dört gün kaldım.

Konya’nın trafiğinden şikayetçi olanları Konya’dan bilmem ne kadar küçük olan bu şehre getireceksiniz arabayı vereceksiniz hadi bir dolaş diyeceksiniz.

Sonuçta bu şehir tüm eksikliklerine noksanlıklarına büyük hayallerine rağmen yaşanılabilecek en güzel şehirlerin başında gelir. 

EMLAKÇILAR ODASI

YÖNETİMİNİN HEYECANINA

ŞAPKA ÇIKARTIYORUM

Dün gazetemize gelen dostlar arasında Emlakçılar Odası Başkanı Sayın Abdullah Çiftçi ile A takımından iki dost isim Hüseyin Saygın ve Mustafa Patlak vardı

Abdullah Başkan seçilmeden önce de iki yıl binin üzerinde oda üyesini ama bir ama iki defa ziyaret etmiş projelerini hedeflerini açıklamıştı.

Abdullah Başkan seçildikten sonra da Başkan olduktan sonra da seçimden önce gösterdiği performanstan çok daha fazlasını sergilemeye devam ediyor.

Dün ağzımız da kapalı olduğu için uzun uzadıya samimi içten bir sohbette bulunduk.

Bu dostların yüzlerine söylediklerimi buradan da yazıyorum.

Allah kendilerine güç kuvvet versin inşallah.

KONYA HAYALLERİ

İLE YAŞAYAN 

GÜZEL İNSANLAR

Dün misafirlerimizi ağırladığımız gibi kendimizde enerjimiz nispetinde turluyorduk.

Türkiye Majistral Eczacılar Genel Başkanı Ahmet Pekcan abimizin o tarifsiz muhteşem nostaljik eczanesinin özel katında iş adamı sanayici Ali Gökben abimiz yine eczacı Kasım Taşkapu ile birlikte idik.

Alanları eczacılık da olsa sanayi de olsa bu üç dost ismin tek bir hayali daha vardı

Konya nasıl bir basamak daha yukarılara çıkar.

Konya Dünya’ya kendi çalışma alanlarında nasıl bir imza atabilir?

Üçü de farklı farklı görüşler sunuyordu

Kendilerini dinlerken inanın bazen şaşırıyordum

Böylesine hayatın içerisinde olan insanlar nasıl da ne güzel hayaller kurabiliyorlardı

Açık ve net söyleyeyim ben aynı hayalleri kuramıyorum.

O da herhalde benim kötü senaryo yazarı olmamdan kaynaklanıyor galiba.

Ama bu güzel insanlara çok büyük saygı duyuyorum

Şapka çıkartıyorum

BU GÜZEL YAZI

BUGÜNÜN SON 

PARAGRAFI OLSUN

Genç sıkı bir okurum kardeşim şu güzel yazıyı benimle paylaşıyordu.

Çok hoşuma gitti

Ben de sizinle paylaşmak istedim.

………………

MÜTEVAZİ OLMAK

Mütevazı olmak başını eğmek değildir; hayat ritmini değiştirdiğinde bile hafif adımlarla yürümeyi öğrenmektir. 

Bazıları tevazuyu imkânsızlıkla karıştırır. 

Oysa gerçek mütevazılık insanın içinde doğar; sahip olduklarına ve henüz sahip olamadıklarına bakışında saklıdır. 

Cebinle ya da yaşadığın yerle ilgili değildir; her güne hangi kalple baktığınla ilgilidir.

Az şeye sahip olup o azı içten bir gülümsemeyle paylaşan insanlar gördüm. 

Çok şeye sahip olduğu hâlde, iyi bir şey aldığında ilk kez alıyormuş gibi şükreden insanlar da gördüm. 

O ZAMAN ANLADIM Kİ TEVAZU NESNELERLE DEĞİL, TUTUMLARLA ÖLÇÜLÜR. 

Hiçbir şeyin garanti olmadığını bilmek ve atılan her adımın kıymetini fark etmektir.

Zor zamanlar geldiğinde mütevazılık insanı ayakta tutar. 

Seni ne acılığa ne de sürekli kıyas yapmaya sürükler. 

Bolluk zamanlarında ise başarı seni başkalarından üstün kılmaz; sadece nazik, yakın ve cömert kalabilmen için bir fırsat sunar.

Mütevazı olmak, daha fazlasını bildiğini kanıtlama ihtiyacı duymadan dinleyebilmektir. 

Başkasının başarısını, kendinden bir şey eksiliyormuş gibi hissetmeden kutlayabilmektir. 

Geçmişine dönüp nereden geldiğini hatırlamaktır; geçmişte takılı kalmak için değil, şükrü canlı tutmak için.

Bir bilge, 

Gerçek zenginliğin HER KOŞULDA AYNI KALBİ KORUYABİLMEK olduğunu söylemişti. 

Belki de sır tam olarak burada: 

Hayat sahnelerini değiştirse bile özünü değiştirmemekte. 

Çünkü sonunda geriye kalan, biriktirdiklerin değil; seninle yürüyenlerin kalbinde bıraktığın izdir. 

Mütevazılığın sessiz değerini onlara, kelimeler olmadan öğretebilmiş olmaktır. 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Hayatta en güzel terapi “boşveeeeer” diyebilmektir. Hem harika hissettiriyor hem de bedava

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Oruçlu ağızlarımızla iftar vakti yaklaştıkça toplum içerisinde alışverişte pide kuyruğunda toplu taşıma da sakin sabırlı durmayı becerebildiğimiz zaman daha iyi ADAM oluruz.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *