UĞUR BAŞKAN VE BAŞKANLARIMIZA SAYGIMI, İNANCIMI YOK EDEMEZSİNİZ
Ve biliyorum ki bu yazının altına da ama AK partiyi sevmeyen, ama ekonomik şartlar nedeni ile öfkeli okurlarımız hem başkanlara yöneticilerimize bürokratlarımıza ve tabii ki bize saydıracaklar.
Şunu anlayamıyorum.
AK Partiye oy verdiniz ya da vermediniz.
Halinizden de memnun değilsiniz.
Aman ekonomi yönünden ne yazarsanız
Ne kadar öfkelenirseniz yerden göğe kadar haklısınız.
Ama bizim burada şehir merkezli verdiğimiz örnekler fotoğraf ve belgelerle iyi güzel olana niye tepki veriyorsunuz?
Bunu yerel bir gazeteci olarak köşemize taşıdığımız için niye bizi hedef alıyorsunuz?
Yazılanlar YALAN mı?
YANLIŞ mı?
…………..
Asla YALAN ya da YANLIŞ demiyorsunuz.
Ama tepkinizi öfkenizi kızgınlığınızı “VAY EFENDİM NE YAPMIŞLAR?”
…………….
Ya ne yapmışlar var mı?
HIRSIZLIK mı yapmışlar?
YOLSUZLUK mu yapmışlar?
GASP mı var?
ŞEHRİN YA DA VATANDAŞIN malına mı ÇÖKMÜŞLER?
RANTLA RÜŞVETLE …. Dedikoduları mı çıkmış?
……………
Yok böyle bir şey yok
Eeeeee o zaman
Allah aşkına iyiye İYİ
Güzele GÜZEL de demeyelim mi?
……………
Yazacak hiçbir şey bulamıyorsunuz dönüp bize de
“Emekli edebiyatı yapma.
İki maaş alıyorsun”
…………….
Yahu Devlet, rahmetli Özal zamanında erken emeklilik hakkını milyonlara tanımış.
Bizde bundan faydalanmışız.
Ama aldığımız asgari ücretten bile düşük emekli maaşı ile hayatımızı sürdüremeyeceğimiz içinde haftanın 7 günü günün 20 saati çalışıyoruz.
Çalışmamızın karşılığında da işverenden maaşımızı alıyoruz.
Şimdi iki maaş alıyoruz diye bizi suçluyorsunuz?
Ne yapıyoruz HIRSIZLIK mı yapıyoruz?
65 yaşında hala 7 gün çalışıyoruz.
Cumartesi Pazar arefe bayram çalıyoruz.
Ne yapalım?
Çalışmayalım mı?
Oturup ağlayalım mı?
Gazeteden de aldığımız para yetmeyecek olursa kurye yaşı 69 oldu
Ona da müracaat edeceğiz?
Allah aklımızı ve sağlığımızı almaz ise onu da yaparız.
Suç mu?
Ayıp mı?
……………
Neyse bu şehirde Belediye Başkanları ve Başkanların ekipleri gerçekten çok güzel işlere imza atıyorlar.
Allah onlardan razı olsun.
Pazartesi günü sabah saatleri idi
Ankara’da idim.
Başkentte dondurucu bir soğuk vardı.
Sağlıkçı bir abimiz aradı.
Ardından da fotoğraflar göndererek şöyle yardım istiyordu


“Uğur Kardeşim
Bizim sitenin yanında sahipsiz bir kurt köpeği sabaha karşı doğum yapmış
Bu soğuk havada bu yavrular sabaha zor çıkar
Bir yardımcı olsan”
……………..
Ankara’da biz donuyorduk.
Karahüyük yolunda ayazda bu yavrular okurumuzun dediği gibi donarlardı.
Hemen Büyükşehir’deki yetkili bir arkadaşı aradım.
Abimizden konumu aldım.
Açık net adresi verdim.
Ve bizim Belediyedeki sorumlu arkadaş ile görüşmemizden tam 28 dakika sonra bize bu kez şu görüntüler ulaştı


Yavrular ve anne Belediye ekiplerince alınmış barınağa götürülecekti.
Bu sıcak samimi içten görüntülerin ardından Ankara’daki bütün sıkıntılı stresli işlerimi atıp halimize şükrediyordum.
Tabii ki Başkan Uğur İbrahim Altay ve ekibine merkezdeki tüm Başkanlarımıza ve ekiplerine de dua ediyordum.
Bu şehirde insan ve her türlü canlı için yapılacak ne varsa yasaların yönetmeliklerin çok daha ötesinde yasal ve helal yönde görevliler yapabileceklerinin sınırlarını zorlayarak yardımcı oluyorlar.
…………
Onun için kim ne derse desin.
Kim kime kızarsa kızsın bu samimiyetlerine inandığım bu insanlara olan sevgimi saygımı inancımı asla kaybetmeyeceğim.
Ve BİZ HANCI İSİMLER YOLCU olduktan sonra da yolculuk bittiği zamanda mahcup olmadığım için başımı öne eğdirmeyen yüce Rabbime şükredeceğim.
KONYA’DA BİR ARAYA
GELEMEDEĞİMİZ
HÜSEYİN ÜZÜLMEZ İLE
ANKARA’DA KARŞILAŞTIK
Konya’nın yakın tarihinin yaşayan hafızalarından Sayın Hüseyin Üzülmez ile gazeteci siyasetçi ya da gazeteci-başkan ilişkisinin çok dışında samimi bir bağımız vardır
Hüseyin Başkanım ile son dört beş aydır hep telefonla görüştük.
Bir türlü buluşamadık
Bir araya gelemedik
Ya Başkan yerinde değildi ya biz Konya’da
Ama gönüller bir yaaa.
Pazartesi günü Hüseyin Başkan ile Ankara’da karşılaştık
Ayaküstü de olsa hasret giderdik
Vallahi Hüseyin Başkanı tanımayanlar çok büyük şeyler kaçırmışlardır derim.
Tanıyanlarından da sırtı yere gelmez.
Çünkü Hüseyin Başkanın iyi tarafında yer almanız gerekir.
SAYIN BAHÇELİ
İMRALI İÇİN
YENİ BİR ÇIKIŞ
DAHA YAPMIŞ OLDU
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın statüsüyle ilgili belirsizliğin ortadan kaldırılması çağrısında bulundu.

Sayın Bahçeli TBMM'deki grup toplantısında
"Madem 27 Şubat çağrısı barışçıl arayışları destekleyen ve teşvik eden demokratik bir eşiktir; o halde bundan sonrasında planlanan atılımların, yapılacak düzenlemelerin gerçekleşmesi için PKK'nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır?
Eğer böylesi bir sorun varsa, ki bize göre vardır, bunun çözümü nasıl olacaktır?
"Terörsüz Türkiye'ye hizmet eden İmralı'nın statü açığı nasıl kapatılacaktır?" dedi.
…………..
Dün bu açıklamanın ardından resmi özel tüm mekanlarda Sayın Bahçeli konuşuluyordu.
Bu projeyi yüksek sesle dile getirme cesaretini gösteren Sayın Bahçeli’dir
Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda tam destektir.
Ama belli bir kesim bu işi MHP-AK Parti-DEM işi sanıyor
Zaman yine her şeyi çok açık ve net gösterecektir ama bu iş DEVLET meselesidir.
İSMET ÇELİK
İLE HASRET GİDERDİK
Dün ziyaret eden dostlarımız arasında bugünün genç bir iş adamı olsa da benim için gazeteci olarak tanıyıp bildiğim ve inandığım dostum İsmet Çelik vardı.

İsmet kardeşim gerçekten işini en iyi yapmaya çalışan başarılı istikrarlı bir isimdir.
Kendisini tabii ki ilk olarak gazeteci kimliği ile tanımıştım.
Şimdi hala damarında o heyecanlı gazetecilik aşkı dolaşıyor
Ama artık başarılı genç bir iş adamı
Kendisi ile şehrin siyasetinden sporuna dengelerini olumlu olumsuz yönlerini konuştuk.
Dahası dertleştik.
Bu gazetecilik eğer adam gibi yapılmaya çalışılsa inanın dünyanın en iyi mesleğidir diyorum.
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Hasret duymak zamanı durdurmak isteyip de ona yetişememektir.
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
İftar vakti yaklaştıkça trafikte ısrarla korna çalarak mesafe kazanacağımız fikrinden kötü alışkanlığından vazgeçtiğimiz zaman daha iyi ADAM oluruz.