ŞEKER’DEN TATLI DEĞİL ACI BİLGİLER GELMEYE BAŞLADI
Bugün biraz spordan siyasetten uzak bir konu ile yazımıza başlamak istiyorum.
Şeker sektöründen yani Türk Şeker’den genel olarak Türkiye’de şeker sektöründen dillendirilmeyen dillendirilemeyen sıkıntılardan ve gelecekteki büyük tehlikeden söz etmek istiyorum
Ha bunu derken de işin içinde Konya yok.
Niye Konya yok?
Çünkü Konya bu konuda kapalı devre.
Asla sıkıntılı bir konu ile ilgili açıklama ya da bilgi alamayız.
O zaman bizde Türkiye’nin dört bir yanındaki dostlarımızdan tanıdıklarımızdan ŞEKER de neler oluyor? diye sorar, onlardan en doğru en samimi bilgi akışını sağlarız.

Artık gelinen noktada şeker söktürende sürdürülebilir olabilmek için sorunlar Ankara şu başlıklar altında yazılı olarak sunulmuş
1- KOTAYA TABİ OLMAYAN YÜKSEK YOĞUNLUKLU TATLANDIRICI KULLANIMI
Yani Şeker yerine kullanılabilen ve şeker eş değeri çok yüksek olan Yüksek Yoğunluklu Tatlandırıcılar Şeker kotalarına tabi olmayan bu ürünün kayıt dışı kullanımı TÜİK rakamlarına göre 620 bin ton civarında şekere karşılık geliyormuş.
Söz konusu kimyasal tatlandırıcıların vergilendirilmesi ve ABD gibi ülkelerde uygulanmakta olan
"DİKKAT BU ÜRÜNDE KİMYASAL TATLANDIRICI KULLANILMIŞTIR" benzeri beyanların gıda ürün etiketlerinde kullanılmasının zorunlu hale getirilmesi gerekiyormuş.
2- KAYIT DIŞI NBŞ ÜRETİM VE SATIŞI
Nişasta Bazlı Şekerlerin farklı isim ve ürünler ile kayıt dışı üretimi ve satışı yapılmakta.
3- ŞEKER FİYATLARINDAKİ İSTİKRARSIZLIK
Sektörümüzdeki sınai maliyet altındaki satış fiyat politikası tüm sektörün zararına satış yapmasına neden olmakta ve şeker sektörünü büyük zarara uğratmaktadır.
……….
Bu konuda benim ulaştığım bilgilere göre şeker 57 TL ye mal olurken 30 TL dolaylarında satılıyormuş.
……………..
4- ŞEKER KURUMUNUN YENİDEN KURULMASI
Şeker Kurumu'nun kapatılmasından sonra oluşan otorite boşluğunu gidermesi ve sahada etkin bir denetim mekanizmasının başlatılması için Şeker Kurumu'nun yeniden kurulması veya
İzleme ve Denetleme Birimi ile güçlendirilmiş şekilde Şeker Dairesinin Genel Müdürlük olarak yeniden yapılandırılması sektördeki sorunlara müdahaleye bir an önce başlanması açısından önemli bir adım teşkil edecektir.
………….
Buraya kadarı zaten Sayın Cumhurbaşkanımızın güvendiği isimlere yazılı bir şekilde böyle sunulmuş.
Rapordaki teknik bilgileri mümkün oldukça temizlemeye çalıştım.
Anladığım şekilde toparladım
Yine yazılı raporlara göre
ŞEKER FİYATLARINDAKİ İSTİKRARSIZLIK
2024-25 Kampanya Döneminde ülkemizdeki şeker fabrikalarının hammadde, işçilik, enerji ve diğer üretim girdilerinden oluşan sınai maliyeti yaklaşık 40,00 TL/kg olarak hesaplanmaktadır
Şeker özelleştirmesinin gerçekleştirildiği 2018 yılından bu yana şeker fabrikalarının işçilik,
hammadde, nakliye, enerji ve finansman gibi unsurlardan oluşan maliyet enflasyonu şeker satış fiyatlarındaki artış oranının oldukça üstünde gerçekleşmiştir.
Bu da şeker üretim maliyeti ile satış fiyatı arasındaki farktan oluşan kâr aralığının kapanmasına hatta bazı işletmeler için zararına üretim pozisyonunun oluşmasına sebep olmuştur. Şeker fabrikalarını zorlayan bir diğer husus ise küresel ısınma ve iklim değişikliğinin sebep olduğu hem tarımsal üretimde hem de stok sahalarında ve üretim aşamasında yaşanan verim kaybıdır. 2024-25 Üretim Kampanyasında önceki yıla göre hammadde kaynaklı maliyet artışının %20-25 civarında olduğu hesaplanmaktadır.
Pazarlama yılından bu yana her pazarlama yılının başında şeker fiyatları vadeli ve dampingli satışlar ile baskılanmaktadır.
Örneğin, 2018’de 4,5 TL olan 2,5 Litre kolanın fiyatı 2025 yılında 70 TL’ye çıkmış aynı yıl aralığında şeker fiyatındaki artış oranı %900 civarında kalırken şekerin ana girdi olarak kullanıldığı mamul ürünün fiyatı %1555 oranında artmıştır
2024-25 Pazarlama Yılına önceki yıllardaki gibi yine stokla girilmesi, bazı fabrikaların nakit akışındaki problemler sebebiyle piyasa bozucu satışlara mecbur kalması gibi etmenler nedeniyle maalesef ortalama şeker satış fiyatları şeker üretim maliyetlerinin altında kalmıştır.
Bu çerçevede fabrika teslim ortalama şeker satış fiyatı şeker fabrikalarının üretim maliyetinin yaklaşık %30 altında oluşmuştur.
2- KAYITDIŞILIK
Şeker sektöründe tüketim tahminleri çerçevesinde yapılan üretim planlamasına göre planlı ve
kotalı üretim gerçekleştirilmesi esastır. Buna rağmen denetim ve kontrol mekanizmalarındaki
eksiklikler sebebiyle NBŞ’lerin kayıt dışı üretim ve tüketimi, yüksek yoğunluklu tatlandırıcıların kaçak yollar ile ülkemize girişi, transit ticarete konu şekerin bir kısmının yasa dışı şekilde iç pazara arzı gibi kural dışı faaliyetler söz konusu tüketim tahmini ve üretim planlamasının son birkaç pazarlama yılında sektördeki gerçek tüketim rakamları ile örtüşmemesine sebep olmaktadır.
Kota ve fiili tüketim arasında en iyimser hesaplamada bile 600 bin tonu aşan bir fark bulunmaktadır. Bu kayıt dışılığın en önemli sebepleri “yurtiçinde kayıt dışı nişasta bazlı şeker üretimi ve kullanımı”,
“Yüksek Yoğunluklu Tatlandırıcıların kontrolsüz ithalatı ve kullanımı”, “sınırlarımızdan kaçak şeker girişi veya transit geçiş hakkı çerçevesinde ülkemiz limanlarına gelen şekerin bir kısmının iç piyasaya arzı” ve “DİR kapsamında ithal edilen şekerin bir kısmının iç piyasaya arzı” olarak sıralanabilir.
3- ŞEKER SEKTÖRÜNDE REORGANİZASYON İHTİYACI VE ŞEKER KURUMUNUN YENİDEN KURULMASI
Bu bölüm oldukça kafa karıştırıcı.
Bizim anlayacağımız çiftçimize anlatabileceğimiz bir konu değil.
Büyükler bunu çözüm önerisi ile çözsünler
…………………….

Bu konuda ÇÖZÜM ÖNERİLERİ başlığı altında da yazılı bir metin hazırlanmış ve en yetkili isimlere verilmiş
- Şeker sektörümüzde sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi için maliyet + makul kârdan oluşacak bir fiyatın serbest piyasa ortamında oluşması
- Kayıt dışı NBŞ üretimi ile kullanımının kontrol altına alınabilmesi için Şeker Dairesinin sahada da denetim yapabilecek şekilde yetkilendirilmesini ve nitelikli personel sayısının arttırılması gerekmektedir.
- Transit ticaret için ülkemize giren ya da DİR kapsamında ithal edilen şekerin iç piyasa sürüldüğünün tespiti halinde söz konusu şekeri ithal edenler ile iç piyasaya arz edenler ve kullananlara yönelik ağır yaptırımları içerecek bir düzenlemenin Şeker Kanunumuzda düzenlenmesi sektördeki planlı üretim modelinin devamlılığı açısından son derece önemlidir.
- Türk Gıda Kodeksinde yapılacak değişiklikler ile ürün içeriklerinde kullanılan şekerin kaynağının yazılması zorunlu hale getirilmelidir.
- Türk Gıda Kodeksinde yapılacak düzenleme ile bazı ülkelerde olduğu gibi YYT kullanılan ürünlerin ambalajında tüketici tarafından görülebilecek şekilde bu ürün “Dikkat Sağlık
Uyarısıdır! Bu üründe YYT kullanılmıştır” ibaresine yer verilmesi zorunlu hale getirilmelidir.
- İçeriğinde YYT bulunan gıda ürünleri ile her türlü meşrubata caydırıcı olacak miktarda ilave ÖTV konulmalıdır.
- Türk Gıda Kodeksinde yüksek yoğunluklu tatlandırıcı limitleri %50 oranında düşürülmelidir.
- İthalatçılar tarafından Ticaret Bakanlığı’na bildirim yapmak suretiyle ithal edilebilen yüksek yoğunluklu tatlandırıcıların ithalatını denetim altına alacak ilave tedbirler geliştirilmelidir
…………………..

Bu kadar laf ettin ne diyon çıkarsa da şöyle özetleyelim
Şeker sektörü sadece çiftçiyi ya da şeker fabrikalarındaki yöneticileri etkilemez ki bu sektörde dolaylı yoldan nakliyeci çalışanı tarım işçisi hayvancılık sektörünün yem ihtiyacının karşılanması rakamlarını düşünsek milyonu aşan insan.
DİREK 1 MİLYON ÇİFTÇİ.
Sektörde dolaylı dolaysız 4.5-5 milyon insan diye hesap yapılıyor
Şekerin stratejisini ayrı ele aldık desek zarar eden şeker fabrikalarının ortaya çıkaracağı sosyal sonuçların endişe boyutunu kelimelerle ifade edemeyiz.
Üretim ve ticaretin gerçeklerine aykırı olağandışı bir durum yaşanıyor
Bu durumda kazanamayan şeker fabrikalarının işin pancar üretiminde olan çiftçiyi de desteklemesinin zorlaşacağını hatta bir yerde imkânsız hale getireceğini gösteriyor
Eğer çiftçi desteklenmez ise çiftçinin sıkıntıları çiftçinin tepkisin siyaset kurumuna hükümetlere büyük zararlar verir.
Uzun lafın kısası eğer rakamlar yuvarlak olarak ele alınırsa
57 TL ye ettiğiniz şekeri 30 TL civarında satarak bu iş nereye kadar gider?
………..
SONUÇ
Şeker sektörü pek de tatsız tuzsuz hatta acı
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Sevgi, zamanın ötesinde bir bağdır.
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Yağışlı havalarda sürücüler yayalara karşı biraz daha anlayışlı direksiyon kullandıkları zaman daha iyi ADAM oluruz