Konya
Parçalı bulutlu
6°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,6454 %0.01
52,0473 %0
7.050,35 % -0,09
Ara

ŞEKER’DEN TATLI DEĞİL ACI BİLGİLER GELMEYE BAŞLADI

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Bugün biraz spordan siyasetten uzak bir konu ile yazımıza başlamak istiyorum.

Şeker sektöründen yani Türk Şeker’den genel olarak Türkiye’de şeker sektöründen dillendirilmeyen dillendirilemeyen sıkıntılardan ve gelecekteki büyük tehlikeden söz etmek istiyorum

Ha bunu derken de işin içinde Konya yok.

Niye Konya yok?

Çünkü Konya bu konuda kapalı devre.

Asla sıkıntılı bir konu ile ilgili açıklama ya da bilgi alamayız.

O zaman bizde Türkiye’nin dört bir yanındaki dostlarımızdan tanıdıklarımızdan ŞEKER de neler oluyor? diye sorar, onlardan en doğru en samimi bilgi akışını sağlarız.

Artık gelinen noktada şeker söktürende sürdürülebilir olabilmek için sorunlar Ankara şu başlıklar altında yazılı olarak sunulmuş

1- KOTAYA TABİ OLMAYAN YÜKSEK YOĞUNLUKLU TATLANDIRICI KULLANIMI

Yani Şeker yerine kullanılabilen ve şeker eş değeri çok yüksek olan Yüksek Yoğunluklu Tatlandırıcılar Şeker kotalarına tabi olmayan bu ürünün kayıt dışı kullanımı TÜİK rakamlarına göre 620 bin ton civarında şekere karşılık geliyormuş.

Söz konusu kimyasal tatlandırıcıların vergilendirilmesi ve ABD gibi ülkelerde uygulanmakta olan

"DİKKAT BU ÜRÜNDE KİMYASAL TATLANDIRICI KULLANILMIŞTIR" benzeri beyanların gıda ürün etiketlerinde kullanılmasının zorunlu hale getirilmesi gerekiyormuş.

2- KAYIT DIŞI NBŞ ÜRETİM VE SATIŞI

Nişasta Bazlı Şekerlerin farklı isim ve ürünler ile  kayıt dışı üretimi ve satışı yapılmakta.

3- ŞEKER FİYATLARINDAKİ İSTİKRARSIZLIK

Sektörümüzdeki sınai maliyet altındaki satış fiyat politikası tüm sektörün zararına satış yapmasına neden olmakta ve şeker sektörünü büyük zarara uğratmaktadır.

……….

Bu konuda benim ulaştığım bilgilere göre şeker 57 TL ye mal olurken 30 TL dolaylarında satılıyormuş.

……………..

4- ŞEKER KURUMUNUN YENİDEN KURULMASI

Şeker Kurumu'nun kapatılmasından sonra oluşan otorite boşluğunu gidermesi ve sahada etkin bir denetim mekanizmasının başlatılması için Şeker Kurumu'nun yeniden kurulması veya

İzleme ve Denetleme Birimi ile güçlendirilmiş şekilde Şeker Dairesinin Genel Müdürlük olarak yeniden yapılandırılması sektördeki sorunlara müdahaleye bir an önce başlanması açısından önemli bir adım teşkil edecektir.

………….

Buraya kadarı zaten Sayın Cumhurbaşkanımızın güvendiği isimlere yazılı bir şekilde böyle sunulmuş.

Rapordaki teknik bilgileri mümkün oldukça temizlemeye çalıştım.

Anladığım şekilde toparladım 

Yine yazılı raporlara göre

ŞEKER FİYATLARINDAKİ İSTİKRARSIZLIK

2024-25 Kampanya Döneminde ülkemizdeki şeker fabrikalarının hammadde, işçilik, enerji ve diğer üretim girdilerinden oluşan sınai maliyeti yaklaşık 40,00 TL/kg olarak hesaplanmaktadır

Şeker özelleştirmesinin gerçekleştirildiği 2018 yılından bu yana şeker fabrikalarının işçilik,

hammadde, nakliye, enerji ve finansman gibi unsurlardan oluşan maliyet enflasyonu şeker satış fiyatlarındaki artış oranının oldukça üstünde gerçekleşmiştir. 

Bu da şeker üretim maliyeti ile satış fiyatı arasındaki farktan oluşan kâr aralığının kapanmasına hatta bazı işletmeler için zararına üretim pozisyonunun oluşmasına sebep olmuştur. Şeker fabrikalarını zorlayan bir diğer husus ise küresel ısınma ve iklim değişikliğinin sebep olduğu hem tarımsal üretimde hem de stok sahalarında ve üretim aşamasında yaşanan verim kaybıdır. 2024-25 Üretim Kampanyasında önceki yıla göre hammadde kaynaklı maliyet artışının %20-25 civarında olduğu hesaplanmaktadır.

Pazarlama yılından bu yana her pazarlama yılının başında şeker fiyatları vadeli ve dampingli satışlar ile baskılanmaktadır. 

Örneğin, 2018’de 4,5 TL olan 2,5 Litre kolanın fiyatı 2025 yılında 70 TL’ye çıkmış aynı yıl aralığında şeker fiyatındaki artış oranı %900 civarında kalırken şekerin ana girdi olarak kullanıldığı mamul ürünün fiyatı %1555 oranında artmıştır

2024-25 Pazarlama Yılına önceki yıllardaki gibi yine stokla girilmesi, bazı fabrikaların nakit akışındaki problemler sebebiyle piyasa bozucu satışlara mecbur kalması gibi etmenler nedeniyle maalesef ortalama şeker satış fiyatları şeker üretim maliyetlerinin altında kalmıştır.

Bu çerçevede fabrika teslim ortalama şeker satış fiyatı şeker fabrikalarının üretim maliyetinin yaklaşık %30 altında oluşmuştur.

2- KAYITDIŞILIK

Şeker sektöründe tüketim tahminleri çerçevesinde yapılan üretim planlamasına göre planlı ve

kotalı üretim gerçekleştirilmesi esastır. Buna rağmen denetim ve kontrol mekanizmalarındaki

eksiklikler sebebiyle NBŞ’lerin kayıt dışı üretim ve tüketimi, yüksek yoğunluklu tatlandırıcıların kaçak yollar ile ülkemize girişi, transit ticarete konu şekerin bir kısmının yasa dışı şekilde iç pazara arzı gibi kural dışı faaliyetler söz konusu tüketim tahmini ve üretim planlamasının son birkaç pazarlama yılında sektördeki gerçek tüketim rakamları ile örtüşmemesine sebep olmaktadır.

Kota ve fiili tüketim arasında en iyimser hesaplamada bile 600 bin tonu aşan bir fark bulunmaktadır. Bu kayıt dışılığın en önemli sebepleri “yurtiçinde kayıt dışı nişasta bazlı şeker üretimi ve kullanımı”,

“Yüksek Yoğunluklu Tatlandırıcıların kontrolsüz ithalatı ve kullanımı”, “sınırlarımızdan kaçak şeker girişi veya transit geçiş hakkı çerçevesinde ülkemiz limanlarına gelen şekerin bir kısmının iç piyasaya arzı” ve “DİR kapsamında ithal edilen şekerin bir kısmının iç piyasaya arzı” olarak sıralanabilir.

3- ŞEKER SEKTÖRÜNDE REORGANİZASYON İHTİYACI VE ŞEKER KURUMUNUN YENİDEN KURULMASI

Bu bölüm oldukça kafa karıştırıcı.

Bizim anlayacağımız çiftçimize anlatabileceğimiz bir konu değil.

Büyükler bunu çözüm önerisi ile çözsünler

…………………….

Bu konuda ÇÖZÜM ÖNERİLERİ başlığı altında da yazılı bir metin hazırlanmış ve en yetkili isimlere verilmiş

- Şeker sektörümüzde sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi için maliyet + makul kârdan oluşacak bir fiyatın serbest piyasa ortamında oluşması

- Kayıt dışı NBŞ üretimi ile kullanımının kontrol altına alınabilmesi için Şeker Dairesinin sahada da denetim yapabilecek şekilde yetkilendirilmesini ve nitelikli personel sayısının arttırılması gerekmektedir.

- Transit ticaret için ülkemize giren ya da DİR kapsamında ithal edilen şekerin iç piyasa sürüldüğünün tespiti halinde söz konusu şekeri ithal edenler ile iç piyasaya arz edenler ve kullananlara yönelik ağır yaptırımları içerecek bir düzenlemenin Şeker Kanunumuzda düzenlenmesi sektördeki planlı üretim modelinin devamlılığı açısından son derece önemlidir.

- Türk Gıda Kodeksinde yapılacak değişiklikler ile ürün içeriklerinde kullanılan şekerin kaynağının yazılması zorunlu hale getirilmelidir.

- Türk Gıda Kodeksinde yapılacak düzenleme ile bazı ülkelerde olduğu gibi YYT kullanılan ürünlerin ambalajında tüketici tarafından görülebilecek şekilde bu ürün “Dikkat Sağlık

Uyarısıdır! Bu üründe YYT kullanılmıştır” ibaresine yer verilmesi zorunlu hale getirilmelidir.

- İçeriğinde YYT bulunan gıda ürünleri ile her türlü meşrubata caydırıcı olacak miktarda ilave ÖTV konulmalıdır.

- Türk Gıda Kodeksinde yüksek yoğunluklu tatlandırıcı limitleri %50 oranında düşürülmelidir.

- İthalatçılar tarafından Ticaret Bakanlığı’na bildirim yapmak suretiyle ithal edilebilen yüksek yoğunluklu tatlandırıcıların ithalatını denetim altına alacak ilave tedbirler geliştirilmelidir

…………………..

Bu kadar laf ettin ne diyon çıkarsa da şöyle özetleyelim

Şeker sektörü sadece çiftçiyi ya da şeker fabrikalarındaki yöneticileri etkilemez ki bu sektörde dolaylı yoldan nakliyeci çalışanı tarım işçisi hayvancılık sektörünün yem ihtiyacının karşılanması rakamlarını düşünsek milyonu aşan insan.

DİREK 1 MİLYON ÇİFTÇİ.

Sektörde dolaylı dolaysız 4.5-5 milyon insan diye hesap yapılıyor

Şekerin stratejisini ayrı ele aldık desek zarar eden şeker fabrikalarının ortaya çıkaracağı sosyal sonuçların endişe boyutunu kelimelerle ifade edemeyiz.

Üretim ve ticaretin gerçeklerine aykırı olağandışı bir durum yaşanıyor

Bu durumda kazanamayan şeker fabrikalarının işin pancar üretiminde olan çiftçiyi de desteklemesinin zorlaşacağını hatta bir yerde imkânsız hale getireceğini gösteriyor

Eğer çiftçi desteklenmez ise çiftçinin sıkıntıları çiftçinin tepkisin siyaset kurumuna hükümetlere büyük zararlar verir. 

Uzun lafın kısası eğer rakamlar yuvarlak olarak ele alınırsa

57 TL ye ettiğiniz şekeri 30 TL civarında satarak bu iş nereye kadar gider?

………..

SONUÇ 

Şeker sektörü pek de tatsız tuzsuz hatta acı

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Sevgi, zamanın ötesinde bir bağdır.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Yağışlı havalarda sürücüler yayalara karşı biraz daha anlayışlı direksiyon kullandıkları zaman daha iyi ADAM oluruz

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *