Konya
Parçalı bulutlu
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,6062 %0.16
51,6027 %0.37
6.943,53 % 3,13
Ara

POLİS BUNLARA DA CEZA YAZACAK MI?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Bugün hafta sonu olduğu için yine şehrimizle ilgili kendi insanımızla ilgili farklı birkaç konuya değinmeye çalışacağız. 
Ama önceliğim bu şehirde ister direksiyon başında olayım. 
İsterseniz kaldırımda yürüyen bir yerel gazeteci isterseniz dolmuştaki Uğur Özteke
Bu şehrin trafiğinden de
Kurallara uymayan egoist bencil çıkarcı insanlarından da nefret ediyorum 
Malum Trafik Kanunu'nda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifleri tek tek geçmeye başladı.
Bunları da ben tek tek okuyup arşivime not alıyorum
Polis benim her şeyim.
Ama fahri trafik müfettişi bana yaya çizgisi olmayan yolda bile YAYA’YA YOL VERDMEDİ diye arkamdan ceza yazıyorsa her şeyimiz olan polisimizden de bundan sonra yaya olsun bisikletli olsun kurallara uymayan herkese aynı cezayı yazması için takipçi olacağım.
Mesela meclisten geçen yasalardaki birkaç konuyu gelin birlikte okuyalım
“Sürücü arkasında ayrı oturma yeri olan bisiklet, motorlu bisiklet ve sepetsiz motosikletlerle tescil kayıtlarında belirtilen kişiden fazlası taşınamayacak. 
Bütün sorumluluk ve giderler, araç sürücüsüne ait olmak üzere fazla yolcular en yakın yerleşim biriminde indirilecek”.
……………….
“Genel Kurul'da kabul edilen önergeye göre, bisiklet, elektrikli skuter, motorlu bisiklet ve motosiklet sürücülerinin yaya yollarında araç sürmeleri halinde 5 bin lira idari para cezası kesilecek.”
………….
Bundan sonra hususi mesela Meram Yeni Yolda duracağım bunların fotoğraflarını çekeceğim 
…………
“Ayrı bisiklet yolu veya bisiklet şeridi varsa, bisiklet ve elektrikli skuterleri taşıt yolunda, bisiklet, elektrikli skuter, motorlu bisiklet ve motosikletlerin yayaların kullanmasına ayrılmış yerlerde, bunlardan ikiden fazlasını taşıt yolunun bir şeridinde yan yana sürenlere, bisiklet sürenlerin en az bir elleri, elektrikli skuter ve motorlu bisiklet sürenlerin manevra için işaret verme hali dışında iki elleri ve motosiklet sürenlerin devamlı iki elle taşıtlarını sürmeyenlere ve yönetmelikte belirtilen güvenlik şartlarına uymayanlara, bisiklet, motorlu bisiklet ve sepetsiz motosiklet sürücülerinden sürücü arkasında yeterli bir oturma yeri olmadıkça başka kişileri bindirenlere ve yönetmelikte belirtilen sınırdan fazla yük taşıyanlara, elektrikli skuterle sırtta taşınabilen kişisel eşya harici yük ve yolcu taşıyanlar ile elektrikli skuteri otoyol, şehirler arası karayolları ve azami hız sınırı saatte 50 kilometre üzerinde olan karayollarında kullananlara 5 bin lira idari para cezası kesilecek.”
……………..
Vauvvvvvv iyi okuyorsunuz değil mi?
……………..
Bu arada bu hafta çektiğim şu fotoğraftaki ki araç TRAFİK YASASINDA acaba ne diye geçiyor? Diye de çok merak ediyorum


Şehrin her yerinde her noktasında
İster üç tekerlekli ister dört tekerlekli hatta beş tekerlekli motordan mı bozma desem
Yoksa mini otomobil mi desem
Vallahi adını ben bilmiyorum da sorduğum büyüklerimin de bilmediği
Soğuk havalarda giydirilen
Yazın sıcak havalarda açılan akşamları ışıkları farları olmayan
Bu araçlar yasal mı?
Bu araçlar ana caddelerde böyle salınırlarken eğer yasal değil iseler neden niye böyle salına salına gezerler?
Salına salına derken bu arabacıkları genelde bayanlarımız kullanıyorlar da onun için böyle dedim   
SİVASLI ALİ
KEMAL CADDESİ
İSMİ NEREDEN
GELİYOR?
Benim çok kullandığım caddelerden birinin ismidir SİVASLI ALİ KEMAL caddesi.
Bakın bir dostumuz benim de hiç bilmediğim Sivaslı Ali Kemal ve Konya ile ilgili şu tarihi bilgiyi paylaşıyordu  
“İşgal zamanı İtalyanlar 1300 kişilik bir taburla Konya'yı işgal eder. 
İngilizler de Bağdat Demiryolunu ele geçirmek için 80 kişilik bir birlikle İtalyanlara katılır. Konya İstasyonunu denetim altına alırlar. Konya halkı işgalde ilk etapta bir şaşkınlık yaşasa da bu uzun sürmez. 
Sivaslı Ali Kemali ve onun gibi düşünen diğer Konya aydınları başta olmak üzere halk arasında kıpırtılar başlamıştı. İstanbul Hükümeti ve saray bu kıpırtılardan hoşlanmaz. İngilizlerle anlaşma onları memnun etme tek planlarıdır. 
Bu maksatla Konya'ya bir 'Nasihat Heyeti' göndermeye karar verir. Damat Ferit Paşa, Nasihat Heyeti'ne şu emri verir:
"Konya'ya gidin ve başta Ali Kemali olmak üzere bütün halka, mütareke hükümlerine karşı gelmenin imkânsızlığını Mustafa Kemal ve adamlarının asi ve serkeş, böyle bir harekete kalkışanların ise şiddetle cezalandırılacaklarını bildirin. 
Heyet aldığı emirler doğrultusunda Konya'ya gelir. Ali Rıza Paşa ise önce bir zemin yoklaması yapmanın doğru olacağına inanır. 
Özel Sekreteri Burhan Cahit'i yanına çağırarak "Git, Sivaslı Ali Kemali ve diğer aydınlarla görüş bakalım. Konya'ya gelen Nasihat Heyeti hakkında ne düşünüyorlar bir sor." 
Burhan Cahit, Ali Kemali'nin yanına gider ve heyet hakkında görüşünü sorar. 
Ali Kemali, gür sesiyle kararlı bir şekilde: 
"Konya halkı, ruhunda vatanseverlik, kafasında haysiyet, kanında Türklük olan memleketin her namuslu ve faziletli ferdinin yapacağı aynı şeyi yapacak, vatanını müdafaa edecektir. Bu hak ve şeref yolunda temsil edecek Mustafa Kemal gibi kıymetli evlatlarını bu halk hiç şüphesiz bulacaktır. 
Tarihimiz meydandadır. 
Türk milleti tarihinin hiçbir devrinde rehberden mahrum kalmamıştır. Vatanseverlik ve fazilet bu mukaddes rehberin hizmetine yardımcı olmaktır."
İngilizlerin isteği üzerine ÖĞÜT GAZETESİ kapatıldığı zaman Ali Kemali Konya'da bir miting düzenlemiştir. 
Bu mitingde Ali Kemali, Konya halkına şöyle seslenir:
"Ey ahali, ey Konyalılar! 
Gazete demek bir milletin dili demektir. 
General Milen dilimizi kesti. (Kahrolsun sesleri) Ne idüğü belirsiz birkaç Frenk dilimize kilit vurdu. Millî davalarımızı müdafaa etmek, dinimizi, imanımızı, Türklüğümüzü muhafaza etmek, bizim, sizlerin, hepimizin vazifesidir. 
Bizi susturamazlar. Dönersek kahpeyiz, millet yolunda bir azimetten. 
Bu millet ölmedi, ölmeyecektir.. 
Bugün Öğüt'ü kapatmışlarsa yarın bir başka Öğüt çıkacak, bizi hak ve hakikat yolunda asla ve asla susturamayacaklardır." 
Konya İsyanı ve Sivaslı Ali Kemal'in Şehadeti
Zeynel Abidin ve şürekâsının Millî Mücadeleyi boğmak üzere kışkırttığı ve destek verdiği Delibaş Mehmet, kendisini tam anlamıyla Kuva-yı Milliyeci olarak tanıtmış ve çevresindekilere bu izlenimleri vermiştir. 
Onun bu hareketlerinden sadece Konya Müdafaa-ı Hukuk Cemiyeti Reisi Sivaslı Ali Kemali Bey kuşkulanmış ve Vali Haydar Bey'i ziyaret ederek uyarmıştır.  Bütün bu kuşkulardan sonra vali Delibaş'ı yanına çağırarak, Delibaşla görüşmüştür. Delibaş, Kuva-yı Milliyeye bağlılığını tekrarlamış, valiyi bu konuda ikna etmiştir. Delibaş Mehmet'i, Çumra olaylarında asayiş ve güvenliği sağladığı gerekçesiyle "Binbaşı" rütbesi verilerek milis kuvvetlerin başına getirmişti ve cepheye savaşmaya uğurlamıştı.
Vali Haydar Bey, Sivaslı Ali Kemali'nin uyarılarını bir vehim olarak algılamış, gereken tedbirleri almakta gecikmiştir. 
Delibaş Mehmet, Vali Haydar Bey'den aldığı yetkiye dayanarak Sultaniye, Hotamış, Karaman, Çumra,  ilçeleriyle nahiye ve köylerinde ne kadar asker kaçağı, hapishane kaçkını ve çeşitli suçlardan arananlar varsa etrafında topladı. Yaptığı kanunsuz işlere kimse müdahale edemiyordu. Delibaş'a kimsenin müdahale edemediğini gören halk da çaresiz ona itaat etmek zorunda kalıyordu.
Delibaş Mehmet, isyan zamanını iyi tespit etti. Çünkü isyan ettiği dönemde Konya'da pek fazla asker yoktu. Çünkü Eylül ayının son günlerinde padişah yanlısı olanlar ve bunların propagandasını yapanlar Çiğil taraflarında hükümete karşı bir isyan başlatmışlardı ve askerlerden mühim bir kısmı o cenaha sevk edilmişti.
Delibaş Mehmet isyandan bir gün önce Çumra Nahiye Müdürü Emin Bey'in davetine icabet etmeyerek, onu köyüne çağırmış, önce alay ederek köpeğine ateş etmiş ve Emin Bey'i hapsederek 2 Teşrini evvel 1336 cumartesi günü 132 piyade ve 117 süvari ve 200 silahsız kuvvetiyle Çumra 'ya girdi. Postaneyi basarak telgraf hatlarını kesti.
Çumra postanesini basan delibaş hükümete şu telgrafı çekmiştir: "800 atlı ile Çumra'dayız. Yarın Alibeyhöyüğü'ne gidiyoruz. Bir gün sonra Konya'dayız. İltihak edenlerle birlikte 2000 atlıyı bulduk." Telgrafhaneden sonra karakolu basarak jandarmaları esir etmiştir.
Asiler alaturka 3 Teşrin-i Evvel alaturka saat 08.00'de sabah ezanı vakti kurşun atarak şehre girdiler. Vali ve polis ve resmi memurlarla az bir kuvvetle Alaeddin tepesine isyancılara karşı savunma tertibatı aldı. İsyancılar Konya hükümet dairesini ele geçirdi. Hapishanedeki mahpusları salıvererek şehirde halkı isyana katılmaya zorladılar. Asiler camilerde selâlar verdirerek "Allah'ını, peygamberini, padişahını seven ve emirlerine itaat edenler, Hükümet meydanına gelsinler." diye bağırıyor, şehir halkını isyana katılması için baskı yapıyorlardı.
İsyancıların tek hedefi vardı: Kuva-yı Milliyecileri imha etmek. En azından önderlerini yok ederek Ankara üzerine yürümek. Konya'ya girdikleri zaman aradıkları ilk kişiler Kuva-yı Milliyeci askerler ve onlara destek veren, vatanını, milletini İngilizlere temlimde değil de vatanı mukavemet ederek kurtulacağına inanan vatansever müdafaa-ı Hukuk Cemiyeti Resi ve azalarıydı.
Ali Kemali, tüm ısrarlara rağmen saklanmayı kendisine uygun bulmadı… 
Kendisini uyaranlara şöyle diyordu: "Ben şimdiye kadar kimseye fenalık etmedim. Memleketin ve halkın selameti için çalıştım. Şimdi ise cehaletten kaçarsam vazifemi yapmamış sayılırım." diyerek sükûnetle evinde bekledi 
Ogün isyancılar Ali Kemali Efendi'yi Piri Mehmet Paşa yakınındaki evinden alırlar ve döve döve kayıklı kahve civarındaki Abdürrahim Hanına getirirler.  
Yolda kendisine her türlü işkenceyi yapıyorlardı. Onu sürekli tekmeleyerek hakaret ediyordu. Hoca bütün bu işkenceler sabırla katlanıyor; "Yarabbi, bunlar ne yaptığını bilmiyorlar. Bu millet cehaletin elinden çok çekti. Ben onları affettim. Sen de onları af’et" diye dua ediyordu. Orda kendisiyle birlikte başka subay ve memurlar da vardır. 
Hocanın tek suçu Mustafa Kemale destek olmaktı. 
Aynı gün bir kısım mahkûmla birlikte Piri Mehmet Paşa camiine nakledildi. 
Orada Akşehirli Ahmet Efendi de vardı. 
4 Ekim sabahı bir kısım mahkûm Aslanlı Kışlaya doğru yola çıkarıldı. Kışlaya doğru adeta sürüklenircesine döve döve götürülen Ali Kemali Efendi yolda vefat etti. 
Vefatından bir gün önce Postane memurlarından İsa Ruhi Bey'e, "Ben bunları affettim. Müsebbibi cehalettir. Aileme söyleyiniz, davacı olmasınlar" diye vasiyet etti.
Vefat ettikten sonra cesedi elbiseleri soyularak bir arabaya konularak Hükümet Meydanına getirildi. Cenazesi saatlerce orada kaldı. İsyancılardan Çiftemerdiven Mahalleli Mecik oğlu Purkar Artin, Ali Kemali'nin cesedini tekmeleyerek,
"Boynuzlu gidi, haydi halka nutuk at!" diyerek hakaret etti. 
Konyalı şair Abdi, Ali Kemali'nin vefatı sebebiyle şu tarihi düştü:
Üç teşrin sabahı bir ateş düştü
Neye uğradığını bilmez ahali
………….
Sürekli okurumuz değerli büyüğümüz Muammer Yıldız abimiz ise şöyle bir şehir değerlendirmesini bizimle paylaşıyordu
S.A
Uğur bey 
İyi günler
Bir kaç hafta önce yazdığınız yazıda yaşlılarla, ahlaki, ticari konular genel toplumu ilgilendiren düzen intizam çekilen sıkıntılar örnek duraklarda toplu taşımalarda yaşlı engelli çocuklu annelere yer vermeme genç kızlarımızın hiç hoş olmayan giyim kuşam elde sigara aynı zamanda tesettürlü hanımların ellerinde sigara ile yürümeleri şehri temiz tutma örnekleri çoğalta biliriz Bunlar için otobüs duraklarında uyarıcı güzel sözler hadisler ata sözleri ışıklı ledlerle olabilir 
Sanki aynı şekilde şehrimizde renkli elektronik billboardlarda aynı uyarıları içeren sözler sanki yazılabilir yalnız bunlar sesli olursa daha etkili olur sanırım (duraklardaki) 
Büyükşehir belediyemiz bu konuda bir çalışma yapabilir 
SU TASARRUFU üzerine billboardlarda uyarılar var bu eksik yanlışlarımız için yapılabilir gibi bir vatandaş olarak düşüncemi ifade ettim
Bir konuda sizinle Konyaspor için yazışmıştık 
Recep hocanın görevden alınmasının yanlış olduğunu yazmıştım eksikler varsa giderilir devam edilmesinin doğru olması gerektiği maalesef Çağdaş hoca getirildi 
Yanlış diye yazmıştım mali külfet getirir yürümez dedim bakın hoca gitti yanlış Göztepe maçı beklenmeliydi kovduğumuz İlhan hoca geliyor 
Demezler mi insana nasıl muhtaç oldunuz?
Bir örnek vermiştim Konya’da 42 kişi futboldan anlayan taraftar yoksa aynı şekilde yönetici çıkmaz 
Bazı gazeteci arkadaşları tenzih ederim gazeteci yok
Son ………… programında bizim mahallenin çocuğu …………….. elinde bir sopa eksik nerdeyse yanındakilerde aynıydı aynı gün ………… sporda öyle 
Yalnız dr bey çok saygılı bir dili vardı 
Recep hocanın gitmesi yanlışsa Çağdaş hocanın da gitmesi yanlış diye ifade ediyordu temiz bir dille İnşallah İlhan hoca başarılı olur
Spor yöneticiliği çok ayrı bir kulvardır 
Kulüp zararlarını yönetenlere yazıp tahsil edeceksin işte o zaman gerçek yöneticilik olur maalesef futbol yönetimi sil baştan yasa kanun gerektirir 
Yazık değil mi zarar Konya için neymiş hoca alacaklarını almış alır 
Sen sözleşmeye nasıl imza attıysan onu kuruşuna kadar alır ne denir diyecek söz var mı? 
Kolay gelsin
Selam dua ile…”
……………….
İnşallah bütün sıkıntılar trafikten Konyaspor’a düzelir diyerek bu haftayı noktalayalım.
Sağ ve sağlıklı olursak Pazartesiye çok güzel bir yazım şimdiden hazır inşallah


GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Kendini karşındakinin yerine koy. Ağlayan birine "gül" demeyi ve inleyen birine "sus" demeyi terk et. Ağlayan kişiye omuz ol, inleyene ise çare.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Sille alt geçidinde hız sınırlarını zorlayarak rampa aşağıya gaza basmadığımız zaman daha iyi ADAM oluruz.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *