GERÇEKTEN İMAM BİLDİĞİNİ OKUYOR!
Son günlerde yaşanan olaylara baktıkça dilimde bu cümle dolaşıyor: Kim ne derse desin imam bildiğini okuyor. “İmam Bildiğini Okur” sözü kadim geleneğimizde olduğu için ne anlama geldiğini Türk Dil Kurumuna sordum:
Soru: “Cemaat ne kadar çok olsa imam gene bildiğini okur” Atasözünün TDK Anlamı Ne Demek?
Cevap: Bir yetkili kimse, çevresindekilerin düşüncesi ne olursa olsun kendi istediğini yapmaya çalışır.
Bu konuda önce kendi deneyimlerden başlamak istiyorum. Mahallemizdeki camimizde iki değerli uzman imamımız var ve iki yılı aşkın görev yapıyor. Maşallah bilgileri, hafızlıkları, sesleri çok güzel. Kendileri beş vakit namazdan sesli okunan rekâtlarda Kur’an’dan ayetlerle kulağımızın pasını siliyorlar. Sessiz okunan namazları ve sünnetleri çok hızlı kıldırıyorlar.
Camii cemaatimizin yaş ortalamasından küçük olan imamlarımızın hızına yetişmek için epey zorlanan büyüklerimiz var. Kendilerinden biraz daha yavaş olmalarını istendiğinde “tamam dikkat edelim” diyorlar. Ayrıca “sesli okunan rekâtlardan hiç olmazsa birinde kısa surelerden birini okuyun da bizlerde sizin telaffuzunuzdan yararlanalım usulüne göre okumayı öğrenelim; hatta camiye yeni gelmeye başlayan çocuklar ve gençlerde istifade eder” diye ricada bulunduğumuzda yine “Tamam dikkat edelim” diyorlar; ancak yine imam bildiğini okuyor; maalesef bir değişiklik yok.
Gelelim diğer güncel konulardan bazılarına;
Bugün uluslararası arenada dünyanın polisliğine soyunmuş büyük bir ülkenin lideri dünyaya meydan okuyor. Uluslararası antlaşmalar, ittifaklar, diğer ülke liderlerinin sözleri hiçbir şey bu adama geçmiyor. Paranın gücü ve hırs gözünü bürümüş, herkesin doğal kaynaklarına göz dikmiş tehdit ve şantajla meydan okumaya devam ediyor, nerede duracağı belli değil. Yani o da yine bildiğini okuyor.
Ülkemizde ise vatandaşın durumuna bir bakın; özellikle en düşük emekli maaşına mahkûm edilen emeklimiz perişan, işçi, memur emeklisi aldıkları ücretlerden memnun değil, “geçinemiyoruz” diye günlerdir seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Yetkililer bu sesleri tabii ki duyuyorlar hatta bazı liderler “bu ücret sefalet ücretidir, emeklinin hakkını vermek için gerekirse gövdemizi ortaya koyacağız” diye umut verse de milletvekilleri iş yasa çıkarmaya geldi mi bildiklerini okuyorlar “Hayır”.
Muhalefete mensup tüm partiler ne kadar uyarsa da isyan etse de iktidar mensupları, ülkeyi yönetenler kendi koyduğu kurallar ve hedefler kapsamında doğru bildiklerini okumaya, söylemeye devam ediyorlar. Vatandaşlarla bire bir karşı karşıya geldiklerinde haklısınız diyen vekiller, iş meclise geldi mi, el kaldırmaya geldi mi? “Hayır”. Maalesef yine bildiklerini okumuyorlar mı?
Üstün kamu yararı, doğal hayatın korunması, sulak alanların ve orman alanlarının korunması, havamızın ve suyumuzun temiz tutulması, iklim değişikliğine uyum, kuraklıkla mücadele gibi ekolojik kavramlar kimsenin umurunda değil. Tüm bu konular ekonomik kavramların çok gerisine düştüğü için anlı şanlı medya kuruluşlarında uzman olarak boy gösteren konuşmacılar için de varsa ekonomi yoksa ekonomi? Onlarda bildiklerini okumuyorlar mı?
Dileğimiz imamların ve millete imamlık yapmaya soyunanların birazda cemaatin ve vatandaşların isteklerine cevap verecek tutum ve davranışlarda bulunmaları. İnşallah o günleri de görürüz. Kalın sağlıcakla.