YANLIŞ İFADELER HAYATINIZI KARARTMASIN
İfade özgürlüğü, insanların düşünce ve görüşlerini baskı görmeden, cezalandırılma korkusu olmadan söyleme ve paylaşma hakkıdır. Ancak bu özgürlük; başkalarına hakaret, nefret söylemi, iftira veya şiddet çağrısı yapmayı kapsamaz. Toplumda birey olarak fark edilmek için hayata açılan belli kapıların olduğu, insanlığa katkısının büyük olduğu gerçeği gözden kaçırılmamalıdır. Sözünü ettiğimiz kapıların başında ifade özgürlüğünün geldiğini unutmak, kendimizi büyük kayıplara uğratmaktan başka bir işe yaramaz.
Eğer yaşamak için belli yerlere gelmenin gayretini gösterenlerin ellerine açılması beklenen kapıların anahtarları verilmezse, bu onlara yapılan en büyük kötülük olur. Gözlemlerim arasında en fazla rastladığım durum, insanlara korkaklık duygusu aşılayarak sindirilmek istenmeleridir. İnsanoğlu, düşünmeden konuşmayı sevdiği için neyi nerede ve nasıl konuşması gerektiği fikrini zihninde barındırmayı tercih etmez. İçerisinde bocaladığı bilinçsizlik yüzünden hiçbir zaman kendisini bir yere kabul ettirmesi kolay olmaz. Konuşması icap ettiği yerde düşüncelerini aktarmasına müsaade edilmezse, üzerinde yaratılan boşluk pasifleşmesine en büyük sebep olarak gösterilebilir.
Bahsettiğim durumların meydana gelmesini istemiyorsak, insanlara verilen hakkı kullanmaları için öncü olmamız gerekir. İnsanlar genellikle çocukluk döneminde susturulmakta; “Sen bilmezsin, her şeyin içinde bulunmasan olmaz mı?” gibi ifadelerle kendisini ifade etmesinin önüne geçilmektedir. Bu durum çocuklukta kekemeliğin başlamasında birincil sebep olur, sonra çözüm arama yoluna gidilir. Çevremde buna çok rastladım; çocuk konuşmakta zorlanıyor ve bunun en önemli nedeni ailesinin her daim susturma çabası içinde olmasıdır.
Yapılan lüzumsuz ukalalıkların çocuklar üzerinde ne kadar büyük etkilere sebep olduğunu görmek istemezler. Küçük dağları ben yarattım havası ile bir yol alınamayacağı ne kadar anlatılsa da, birçok kimse bu tavırla hareket etmenin kaybettirdiklerini göz ardı etmeye devam eder. Tolstoy’un dediği gibi, havaya bakarak yol alınmaz; ayaklarını yere basmak gerekir.
Bilinmelidir ki ifade özgürlüğü, kişisel gelişimde en büyük rolü oynar ve yaşamımızın karanlıklara gömülmesinin önüne geçmeyi amaçlayan yolu belirler. Hiç kimse bir diğer şahsın ifade özgürlüğüne engel olmamalı, hayata karşı kendisini odaklaması gerektiğinin bilinci ile hareket etmelidir. Bahsedilen rotaya girilmediğinde, hiç kimse fikirlerini dillendiremez ve etrafımızda pasivizasyon artar.
İfade özgürlüğünü kavrayamazsak, korku hayatımızın baş köşesinde yerini alır. İnsanlar birbirinin üzerinde nefret dolu bakışlarını gezdirmekten zevk alır hale gelir. Düşüncelerinin herkes tarafından bilinmesi, başkalarının önüne inen sis perdelerinin kaldırılmasında ön planda olur. Kendini anlatamayan biri, bir şahıs olarak görülmesine engel olmak yerine, gelişmesinde ilk adımı bizim atmamız gerekir.
Toplumda varlığını ispat etmek isteyen bir şahsın hakları elinden alınırsa, etrafına nefretle bakmak tek tercihi olur ve kendisini farklı yollarla göstermekle vakit kaybı yaşar. İnsan yaşamında istenmeyen olayların meydana gelmesini istemiyorsak, korku ile hiçbir yere varılamayacağını öğretmek gerekir. İnsanlığa faydası olan en güzel şeylerden biri ifade özgürlüğüdür; bu hak sayesinde toplumu oluşturan bireylere büyük farkındalıklar yer bulur.
İnsanoğlunun elinden ifade özgürlüğü alınmak istenirse, etrafımızda duyarsız kimseler yüzünden üzerinde nefes aldığımız kainat yaşanmaz hâle gelir. Bunun sorumlusu, hayatı kendisinden ibaret görenlerdir. Yalnız bilinmesi gereken, bir şahsın karşısındaki vatandaşa hakaret etmesi ifade özgürlüğü değil, onu hiçe saymak amacı gütmesidir. Kendisini savunamayan birine iftira atmak, bahsi geçen şahsın boş yere ceza alması için uğraş verildiğine işarettir. Bizler bu yanlışların son bulması için elimizi taşın altına koymazsak, dipsiz kuyulardan çıkmaya çabalayan tertemiz insanlarla göz göze gelerek, dünyaların karardığına şahit oluruz.
Sonuç olarak, hayat yanlışlardan ibaret değildir. Ağzımızdan çıkan her kelimenin hayatımız açısından büyük önem taşıdığını bilmezsek, ömrümüz boyunca karanlıkla sınanacağımızın farkına varmamız gerekir. İnsan yaşamında anlatılmaz, yaşanır diyebileceği sayısız şeyler vardır ve bu imtihanların birçoğunu dili yüzünden kaybeder. Bu nedenle nerede ne konuştuğumuza dikkat etmek, kayıpların meydan bulmasına izin vermemek için önemli bir vazifedir. İnsanoğlu, amaçsız hareket ettiği yanlışlar yüzünden girdiği mücadelelerde çoğu zaman kayıplar verir. Unutulmaması gereken bir diğer şey de sahtekarlığın ifade özgürlüğü ile hiçbir ilgisi olmamasıdır; yalanlardan medet ummak, insan yaşamında olumsuz eğilimlerin kapısını açar.