Konya
Parçalı bulutlu
-1°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,2913 %0.07
50,8614 %0.89
6.582,30 % 1,32
Ara

Toplumumuz Böyle Nereye Gidiyor?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Son zamanlarda artış gösteren cinayetler, ahlaki yozlaşmalar, anlayışsızlıklar ve saygısızlık gibi durumlar, toplumumuzu ciddi bir çıkmaza sürüklemektedir. Bu sorunlar, bireysel olmaktan çıkıp toplumsal bir mesele hâline gelmiştir.

 

Bu olumsuzlukların temel sebeplerinden biri, ne yazık ki günümüz televizyon dizilerinde ve “reality” (sözde gerçekçi) olarak adlandırılan programlarda işlenen içeriklerdir. Bu yapımlar; şiddeti, ahlaki deformasyonu ve özel hayatın ihlalini olağanlaştırarak toplumun değer yargılarını zedelemektedir.

 

Her ne kadar ekranlarda “7 yaş ve üzeri için uygundur” gibi uyarılara yer verilse de, sunulan içerikler çocukları, gençleri ve hatta yetişkinleri dahi olumsuz etkilemektedir. Bu tür yayınlar, toplumun her kesimini adeta kuşatmış durumdadır.

 

Dizilerde sıkça ön plana çıkarılan aldatma, çarpık ve ensest ilişkiler ile silah ve şiddet unsurları; yanlış olmasına rağmen sıradan ve kabul edilebilir davranışlar gibi sunulmaktadır. Bu durum, özellikle genç bireyler üzerinde kalıcı olumsuz etkiler bırakmaktadır.

 

Müzik dünyasında da benzer bir yozlaşma söz konusudur. Özellikle uyuşturucu kullanımını özendiren şarkı sözleri, toplumun kültürel ve ahlaki yapısına zarar vermektedir. Bu durum, ister istemez büyük bir üzüntü ve kaygı oluşturmaktadır.

 

İnsanlar arasındaki ilişkilerin dengesizleşmesi, dizilerimizin ve şarkılarımızın kültürel erozyona uğraması sizce hangi temel sebeplere dayanmaktadır? Bu soruya verilecek cevaplar, aslında sorunun kaynağını da açıkça ortaya koymaktadır.

 

Bu noktada şu sorular önem kazanmaktadır: Bu olumsuzluklar nasıl önlenebilir? Televizyon ve internet gibi kitle iletişim araçları nasıl daha faydalı ve bilinçli şekilde kullanılabilir?

 

Günümüz yemek programlarında dahi reyting uğruna saygı sınırlarının aşıldığı görülmektedir. Gelin ve kayınvalide ilişkilerinin saygısızlık üzerinden kurgulanması, toplumda yanlış bir rol model algısı oluşturmaktadır.

 

ATV, Star TV, Show TV gibi ulusal kanallarda yayınlanan sözde gerçekçi programların, aile kurumunu ve bireyin özel hayatını zedelediği açıktır. Bu yapımlar; onur, mahremiyet ve insan haysiyetini çoğu zaman göz ardı etmektedir.

 

DNA testleri gibi son derece özel ve mahrem konuların dahi ekranlarda sunulması, toplumun psikolojik sağlığını olumsuz etkilemektedir. Gerçeklik iddiasıyla sunulan bu içeriklerin önemli bir kısmının kurgu olduğu yönündeki düşünceler de yaygındır.

 

Geçmişe baktığımızda, 15–20 yıl önce bu tür programların yok denecek kadar az olduğunu görmekteyiz. O dönemlerde televizyonlarda daha çok eğitici, öğretici ve kültürel içerikli yayınlara yer verilmekteydi.

 

1 Mayıs 2017 tarihinde çıkarılan 690 sayılı KHK ile evlilik programlarının yasaklanması, bu konuda atılmış önemli bir adımdır. Benzer şekilde, toplum yapısını olumsuz etkileyen diğer programlar için de gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasının faydalı olacağı kanaatindeyim.

 

Kendi görüşüm olarak şunu ifade etmek isterim ki; medya yalnızca eğlendiren değil, aynı zamanda eğiten ve toplumu bilinçlendiren bir araç olmalıdır. Reyting uğruna toplumun değerlerini yıpratan yayıncılık anlayışı, uzun vadede telafisi zor sonuçlar doğuracaktır.

 

Bu yazıda, kitle iletişim araçlarının toplum üzerindeki olumsuz etkilerine ve bu etkilere karşı alınması gereken önlemlerin gerekliliğine dikkat çekmek istedim. Temennim, bilinçli yayıncılığın artması ve toplumumuzun kültürel değerlerine sahip çıkılmasıdır.

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *