Konya
Parçalı az bulutlu
-7°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,2732 %-0.01
50,3953 %0.37
6.509,01 % 2,10
Ara

SIRADA KİM VAR?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Biz dün güne çiseleyen yağmur ile başlarken Türkiye farklı bir şekilde uyanıyordu.

Neydi o farklılık?

Kısaca hatırlatalım.

“FUTBOLDA BAHİS SORUŞTURMASI DEVAM EDİYOR

ERDEN TİMUR GÖZALTINA ALINDI! 

29 KİŞİNİN LİSTESİ YAYINLANDI

Futbolda bahis soruşturması devam ediyor. 

Bu kapsamda 14'ü futbolcu toplam 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Gözaltı kararı verilen isimler arasında Galatasaray'ın eski yöneticilerinden Erden Timur da yer alıyor.

KASIMPAŞA-SAMSUNSPOR MAÇI BAHİS SORUŞTURMASINDA

29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken 6 şüpheli geçen sezon 26 Ekim 2024'te oynanan KASIMPAŞA-SAMSUNSPOR maçının sonucunu etkilemekle suçlanıyor.

2024-2025 sezonunun 10. haftasında oynanan karşılaşma Samsunspor'un 4-1'lik galibiyetiyle sonuçlanmıştı. Mücadelenin ilk yarısını Kasımpaşa önde kaparken, Samsunspor 2. yarı 4 gol bularak maçı çevirmişi.

Karşılaşmanın ilk yarısında Samsunspor forması giyen Olivier Ntcham, 19 ve 27. dakikada 2 penaltı atışından yararlanamamıştı. Ardından 31. dakikada Aytaç Kara, Kasımpaşa'yı 1-0 öne geçiren golü kaydetmiş, Samsunspor ise 2. yarı 68. dakikadan sonra bulduğu 4 golle karşılaşmayı kazanmıştı.

……………

Şu anda her şey hukukta.

Ben dahil hiç kimse hiç kimseye suçlu filan diyemez.

Dün sabah da bu gelişmeleri izlerken en az 50 yıldır bana bizlere sizlere anlatılan masalların ne olduğunu bir kez daha hatırladım.

Bize ne diyorlardı 

TOP YUVARLAK 

……….

Demek ki top yuvarlak değil köşeli imiş.

…………

Yine ne diyorlardı

“FUTBOL MUCİZELER OYUNUDUR.

SON DÜDÜK ÇALINMADAN SONUÇ BİLİNMEZ.

HAKİMİN VERDİĞİ KARARA İTİRAZ VAR

HAKEMİN SON KARARINA İTİRAZ YOKTUR”

…………

Ne kadar doğruymuş değil mi?

Bende gittikçe oluşan bir düşünce ve görüş netleşmeye başladı.

Türkiye’de bu işler ne TFF Başkanı için ne de hakimler savcılar ve polisler için geçerlidir.

Bu işler için düğmeye basılma noktasında en son karar Sayın Cumhurbaşkanımızındır.

Çünkü bu iş daha çooook canlar yakacak.

Sadece futbol mu?

Sadece bahis mi?

Sadece şike mi?

Sadece futboldaki FETÖ mü?

…………..

Daha bu işin siyasetten ünlülere UYUŞTURUCU ve FUHUŞ konuları var.

Yine şöyle bir düşünüyorum da bunların hiçbiri kendi başlarına ve Türkiye ile sınırlı değil ki?

Türkiye bu işin sadece bizdeki TİYATRO sahnesi.

Bu işler bu senaryolar DÜNYA oyunu.

DÜNYA eğlencesi.

Eğer Sayın Cumhurbaşkanımız sonuna kadar dedi ise yakın zamanda bu operasyonlar Türkiye sınırlarını aşacaktır.

Biz yine kendi küçük dünyamızda oturduğumuz yerde oturup filmi izlemeye devam edelim.

O zaman şu yazıyı sizinle paylaşmak istiyorum.

Bilginin yeni duymadığımız okumadığımız bilmediğimiz her konu her cümle bizler için yeni bir dünya açıyor değil mi? 

O ZAMAN

ŞİMDİ SIRADA

KİM VAR?

İstihbarat dünyasında tesadüf yoktur, sadece iyi planlanmış "TEMASLAR" vardır. 

Ela Rumeysa Cebeci vakası, basit bir aşk skandalı değil; ders kitaplarında okutulacak bir 

"SEKSPİYONAJ" (Bal Tuzağı / Bal Küpü) vakasıdır. 

Gelin, perdenin arkasına bakalım.

Öncelikle kavramları karıştırmayalım

Bir Sekspiyonaj Operatörüne "Honeypot" (Bal Küpü) denmez. 

O, Honey Trap (Bal Tuzağı)'tir; yani hedefe duygusal kanca atan operatördür. 

Honeypot ise mekandır; 

Dinleme cihazlarıyla dolu o otel odasıdır. 

CIA doktrini der ki: 

"Hedef, sekse değil, anlaşılmaya açtır."

Cinsellik sadece kapıyı açan maymuncuktur. 

Eğer tuzağı kuran kişiyle, tuzağın kurulduğu mekanı ayırt edemezseniz, oyunu kimin kurduğunu asla göremezsiniz.

Peki, koca koca adamlar, güçlü figürler neden bu kadar basit düşer? 

Aşk mı? 

Asla... 

İstihbarat uzmanları birini devşirirken MICE modelini kullanır: 

Money (PARA), Ideology (İDEOLOJİ), Coercion (ŞANTAJ) ve EGO.

………………

Bu tür "Bal Tuzağı" operasyonlarında tetikleyici unsur neredeyse her zaman EGO'dur. 

Hedefteki şahıs, karşısındaki kadına aşık olmaz; 

O kadının gözlerinde gördüğü "kendisinin en mükemmel, en güçlü haline" aşık olur. 

Buna sahada "İnsan Arazisi Yakınsama" denir. 

Karşı taraf size duymak istediklerinizi söyler, egonuzu besler. 

Unutmayın; bir erkeğin zırhındaki en zayıf nokta, kibri ve onaylanma ihtiyacıdır.

………………

Cebeci'yi sadece bir "magazin figürü" veya "kullanıcı" sanmak, satranç tahtasında sadece piyonları görmektir. 

O, literatürdeki tam karşılığıyla bir Access Agent (ERİŞİM AJANI)'dır. 

Kendisi profesyonel istihbaratçı değildir ama Yüksek Değerli Hedeflere doğal erişimi vardır.

Görevi basittir: 

Hedefleri "Güvenli Bölge" sanılan partilere çekmek. 

Ancak burada kritik bir hata yapıldı. 

Erişim ajanı, aynı zamanda lojistik sağlayıcı (uyuşturucu temini) rolüne büründü. 

Bu, onu "denetlenebilir" ve "harcanabilir" kıldı. 

Telefonundan çıkan o meşhur isim listesi bir sosyalleşme ağı değil; potansiyel bir şantaj havuzudur. 

"Sahada kuraldır: 

Lojistikle operasyonu birbirine karıştırırsan, iz bırakırsın."

Çantasındaki "uyuşturucu" sadece keyif maddesi değildir; 

O bir Kontrol Vektörüdür. 

İstihbarat analizinde "Kullanıcı" ile "Kolaylaştırıcı" kesin çizgilerle ayrılır. 

"Yüzde 70 bulurum" mesajı, kişiyi zincirde "kolaylaştırıcı" statüsüne sokar.

Neden mi tehlikeli? 

Çünkü maddeyi temin eden kişi, o an o masada oturan, o maddeyi kullanan herkesin Sessizlik Yemini kodunu elinde tutar. 

Bir ortamda yasadışı madde varsa, orası artık teknik olarak bir “Tuzak Mekanı” dır.

Kayıt cihazı olmasına gerek yok; 

Tanıklıklar ve dijital izler, birer “Şantaj Malzemesi” niteliği taşır. 

O masada oturan herkes, artık o maddenin sağlayıcısına gebedir.

Şunu soruyorsunuz: 

“Neden ünlü isimler, iş adamları bizzat gidip almıyor?”

El Cevap: 

Operasyonel Güvenlik. 

Büyük oyuncular, asla doğrudan ateşe dokunmazlar. 

Arada "Cut-Out" (ARACI/KESİCİ) kullanırlar. 

İstihbarat literatüründe Cut-Out; asıl fail ile eylem arasına konulan, yakalanması göze alınan tampon bölgedir.

………………

"Sende var mı?" sorusu, riskin taşeronlaştırılmasıdır.

YÜKSEK DEĞERLİ HEDEF, riski almaz. 

Aracı riski üstlenir. 

Bir patlama anında, şarapnel parçaları sadece Cut-Out'a isabet eder. 

Arkadaki büyük isimler ise "Makul İnkar Edilebilirlik" zırhına bürünür: 

"Ben sadece kahve içiyordum, çantasında ne olduğunu bilemem."

Hedefleri kontrol etmek için her zaman kaset şantajına gerek yoktur. 

Bazen bir "Yaşam Tarzı Tuzağı" yeterlidir.

LÜKS, HEYECAN, YASAKLI MADDELER VE ADRENALİN... 

Hedefin rutin, sıkıcı hayatından kaçıp sığındığı bir "YALAN DÜNYA" inşa edilir.

Ancak bu kurgunun bir maliyeti vardır. 

Sürdürülemez harcamalar. 

Cebeci'nin sosyal medyasındaki o ani zenginleşme, lüks paylaşımlar; 

İstihbarat algoritmaları için devasa bir "KIRMIZI BAYRAK" idi. 

İstihbaratta temel kural "Anomali Tespiti"dir.

Gelir ve harcama arasındaki dengesizlik, 

Birinin "satın alındığının" veya yasadışı bir akışın içinde olduğunun ilk kanıtıdır. 

"Görünmez olması gerekenler, en çok parlayanlardır."

Peki bir insan, "aşkım" dediği kişiyi tuzağa düşürüp, hapse girmesini izlerken nasıl rahat uyur? 

VİCDAN MI? 

Geçin bunları. 

Ne vicdanı yahu.

Bu operasyonlarda başarılı olan profiller, klinik olarak "Karanlık Üçlü" özellikler gösterir: 

Makyavelizm (İNSANLARI ARAÇ GÖRME), 

Narsisizm (ÜSTÜNLÜK SANRISI) 

Psikopati (DUYGUSAL SIĞLIK).

Ajan, inandırıcı olmak için yalanına kendi de inanır. 

Operasyon bittiğinde ise "Kimlik Dağılması" yaşarlar. 

En iyi ajanlar, en iyi yalan söyleyenler değildir; yalanı bizzat yaşayanlardır

Onlar için siz bir insan değil, tamamlanması gereken bir görev dosyasısınız.

Hedefi yok etmek için her zaman "ıslak işe" (SUİKAST) gerek yoktur. 

Psikolojisini bozmak yeterlidir. 

Soğuk Savaş döneminde Stasi'nin (Doğu Alman İstihbaratı) mükemmelleştirdiği bir teknik vardır: Zersetzung 

Yani ÇÜRÜTME.

HEDEFİN İTİBARI, ÖZEL HAYATI, SİNİR SİSTEMİ; DEDİKODU, BELİRSİZLİK VE İFŞA İLE SİSTEMATİK OLARAK ÇÖKERTİLİR. 

(Sanki bugünü yazmış ya da yaşıyoruz değil mi?

Cebeci olayında medya üzerinden yürüyen linç ve itibar suikastı, modern bir "Dijital Zersetzung" örneğidir. 

Hedef savunma yapamaz hale getirilir, sosyal çevresinden izole edilir ve yalnızlaştırılır. 

Unutmayın; 

İtibar, istihbarat savaşlarında "Soft Kill" (YUMUŞAK İMHA) silahıdır. 

Ölüden farkınız kalmaz.

Gelelim o meşhur adliye kıyafetine. 

PEKİ NEDEN YEŞİL DEKOLTELİ ELBİSE? 

Tesadüf mü? 

Hayır. 

Bu bir GÖRSEL PSİKOLOJİK HAREKAT denemesiydi. 

Verilmek istenen alt mesaj: 

"YIKILMADIM, GÜÇLÜYÜM, UMURSAMIYORUM."

Ancak hedef kitle analizi hatalıydı. 

Yargı makamı ve muhafazakâr kamuoyu, bu görseli "MEYDAN OKUMA" ve "CİDDİYETSİZLİK" olarak kodladı.

Eski usul bal tuzakları artık demode oluyor. 

Fiziksel ajan göndermek pahalı ve riskli. 

Gelecek "Siber-Honeypot"larda. 

Yapay zeka ile üretilmiş kusursuz profiller, hedeflere ulaşıp malware yükletiyor. 

Buna "Catfishing" deniliyor ama o da artık seviye atladı.

Risk şu: 

Cebeci vakasındaki gibi fiziksel kanıt (saç teli, uyuşturucu, HTS kaydı) bırakma derdi yok. Daha korkuncu ise "Deepfake Kompromat". 

Hedefin yüzünü ve sesini kullanarak, hiç bulunmadığı bir ortamda, hiç yapmadığı bir şeyi yapmış gibi göstermek. Şantajın üretim maliyeti sıfıra indi. 

Dijital dünyada tanıştığınız o "MÜKEMMEL PARTNER", muhtemelen sizi fişleyen bir algoritmadır.

Ve final. 

İstihbarat dünyasının en acımasız kuralı 

Ela Rumeysa Cebeci için de işledi: "Varlıklar hiç düşünülmeden gözünün yaşına bakmadan hizmeti anılmadan HARCANABİLİR".

Operasyonel faydası, 

Yarattığı riskin altında kaldığı an, sistem düğmeye basar.

…………….

"Yanmış" statüsüne düşen ajan veya aracı, o saniye tek başına bırakılır. 

Şahlar ve vezirler (MEDYA PATRONLARI, NÜFUZLU İŞ İNSANLARI) OYUNA DEVAM EDERKEN, PİYONLAR KUTUDAN ÇIKARILIR VE BİR KENARA ATILIR. 

Telefonundaki veriler mi? 

Onlar artık bir "Dead Man's Switch" 

(ÖLÜ ADAMIN ANAHTARI) değil, sadece savcılığın delil klasörüdür. 

Soru şu: 

ŞİMDİ SIRADA KİM VAR?

……………..

Tiyatroyu hep birlikte izlemeye devam 

İyi tatiller

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Asil duruşlu insan başkasının felaketine üzülür; alçak ruhlu ise buna sevinir. 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Şefik Can caddesinde aracın sağından kontrolsüz ikazız ve son sürat geçmediğimiz zaman daha iyi ADAM oluruz. 

Yorumlar
Z
Ziyaretçi 3 hafta önce
MHP seçim öncesi emekliyi hatırladı
BEĞENME
0
CEVAPLA
Z
Ziyaretçi 3 hafta önce
İşleri düşünce hatırlıyorlar
BEĞENME
0
Z
Ziyaretçi 3 hafta önce
@Ziyaretçi gofretci vekil gene kahkaha atmıştır
BEĞENME
0
Z
Ziyaretçi 3 hafta önce
Tek adamda bunlar normal hacı
BEĞENME
0
CEVAPLA
Z
Ziyaretçi 3 hafta önce
Siz iyice yaşlandınız kafanızda birtakım senaryolar yazip okuyucularına bunları empoze etmeye mi çalışıyorsunuz anlamadık karmakarışık arap çorbası gibi elinize ne geldiyse makalenin içine boca etmişsinız anlayan varsa yazsın
BEĞENME
0
CEVAPLA
Z
Ziyaretçi 3 hafta önce
Kopyala yapıştır, iyi yazılmış
BEĞENME
0
CEVAPLA
Z
Ziyaretçi 3 hafta önce
@Ziyaretçi adamın hayatı kopyala yapıştır yağcılık vs
BEĞENME
0
Z
Ziyaretçi 3 hafta önce
La gardaş, M Kalkancı'ya, A Kalkancı'ya iş veren, mürit olan tayfaya, partiye bak, akrabalık ilişkilerine , politik sürece bak, F Şahin'e, Müslüm'e gaz veren , peşine düşen tayfaya bak, bu olaylara, bugüne bak, bunların hep aynı insanlar, aynı gruplar olduğunu göreceksin. At gözlüklerini kaldır, olayları geniş al biraz. Naçizane. Syg. OOGUZ
BEĞENME
0
CEVAPLA