Konya
Parçalı bulutlu
7°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,4986 %0.02
51,4560 %0.07
6.628,54 % 1,92
Ara

EMEKLİYE DEĞER VERMEK …

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Tatil beldeleri, sahil kasabaları, doğduğumuz topraklar…

Yıllar sonra insanın içini çeken o tanıdık koku, o rüzgâr, o sokak.

Ve bavulunu kapatıp “artık burada yaşamak istiyorum” diyen emekliler.

 

Onlar yalnızca yaş almış insanlar değildir.

Her biri bir dosya dolusu tecrübe, bir ömürlük birikimdir.

Kimi Almanya’da makine mühendisi olmuş,

kimi Fransa’da sendikal mücadele vermiş,

kimi Türkiye’de okul açmış, üst düzey bürokratlık yapmış, fabrika kurmuş, binlerce insan yetiştirmiştir.

 

Ama çoğu zaman ne olur?

“Emekli işte…” denilip geçilir.

 

Oysa büyük yanılgı burada başlar.

 

Bu insanlar kendileriyle barışık, dünyayı görmüş, farklı kültürlerle yaşamış,

devletine, milletine yurt içinde ve yurt dışında hizmet etmiş bireylerdir.

Masaya oturduğunda anlatacak “sözü” vardır,

sorulduğunda yol gösterecek “aklı” vardır.

 

Yerel yönetimler için büyük bir şanstır bu kitle aslında.

Danışman arıyorsan karşındadır.

Gönüllü arıyorsan oradadır.

Kültür, turizm, eğitim, çevre projeleri için bedelsiz bir hazine durur kahvede, sahilde, parkta.

 

Ama kapısını çalan pek olmaz.

 

Bir de hizmet sektörü var.

Restoranlar, kafeler, marketler, esnaf…

Emekliyi “saatlerce oturup çay içen müşteri” gibi görenler yanılır.

Çünkü her emekli, nitelikli müşteridir.

Ne yediğini bilir, ne aldığını sorgular, kaliteyi tanır.

Saygı görürse sadık olur, görmezse bir daha uğramaz.

 

Üstelik o emekli, yalnız değildir.

Onun çevresi vardır, misafiri vardır, anlatacağı vardır.

Bir esnafı överse on kişi gelir,

bir mekânı eleştirirse sokak sessizleşir.

 

Doğdukları topraklara, tatil beldelerine yerleşen emekliler yük değildir.

Aksine denge unsurudur.

Sakinleştirir, öğretir, hatırlatır.

“Eskiden böyleydi” derken nostalji yapmaz,

“Daha iyisi mümkün” demek ister.

 

Bir memleket, emeklisine nasıl davrandığıyla ölçülür biraz da.

Tecrübeye kulak veriyorsa gelişir,

yok sayıyorsa aynı hataları tekrar eder.

 

Son söz mü?

Emekliye değer,

memlekete berekettir.

 

Bunu anlayan yerler kazanır,

anlamayanlar ise her sezon “neden işler eskisi gibi değil” diye sorar durur.

Yorumlar
Z
Ziyaretçi 1 ay önce
Türk-İş’in hesaplamalarına göre Türkiye'de açlık sınırı 30.000 TL, asgari ücret 28.070 TL. Bu ne demek derseniz, Türkiye artık resmen açlar ülkesi demek.
BEĞENME
0
CEVAPLA
Z
Ziyaretçi 1 ay önce
Anlamayanlar emekliye devletin ekonomisine yük görüyor maalesef ama hiç demezler bizde emekli yaşını çoktan geçtik haala devletten üç beş yerden maaş alıyoruz .
BEĞENME
0
CEVAPLA