HATAY’IN KAHRAMANI BAŞKAN UĞUR İBRAHİM ALTAY
Hatay, deprem gününden bu yana hızla kendini toplamaya, yenilenmeye ve yeni Hatay olmaya başladı.
Biz dün Hatay’ın görünen ve görünmeyen kahramanı Başkan Uğur İbrahim Altay ile birlikte Hatay’daydık.
Uğur Başkan, 6 Şubat gecesi buradaydı.
Ve tam 40 gün boyunca burada yattı, kalktı; yemedi, içmedi ve birebir AFAD ekipleri ile birlikte oldu.

Bu kare unutulmaz.
Bu kare tarihe not düştü.
Ve şükürler olsun ki dün, biz başta Anadolu’nun ilk camisi olan Habib-i Neccar Camii’ndeydik.
Bu caminin açılışını birkaç gün sonra Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan yapacak.

Konya’nın Hatay’da yaptıklarını ve yapacaklarını Konya yaptı, Başkan bunu defalarca ifade etti.
Elbette ki Konya’nın temsilcisi Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Uğur İbrahim Altay bu haklı gururu yaşıyordu. Çünkü inşallah bundan sonra yüzyıllar boyunca depreme dayanıklı olarak, taşları tek tek numaralandırılarak yeniden yapılan bu cami, ilelebet gelen Müslümanların ziyaret yeri olacak ve girişinde Konya Büyükşehir Belediyesi görülecek.
Hep söyledim, hep söylemeye devam edeceğim.
Biz Konya’da hâlâ başkana yoldu, çiçekti, böcekti diye eleştirmek için uğraşa duralım; Başkan Konya sınırlarının dışına çoktan aşmış durumda, imzasını atıyor ve atmaya da devam ediyor.
………………
BEYHEKİM HASTANEMİZ
İLE HER GEÇEN GÜN
GURUR DUYUYORUM
Bu şehre yapılan en güzel hizmetler, aradan yıllar geçse de insanımıza verilen hizmet kalitesinin ve o insanların okuldan çıkarken mutlu olması, yüzlerinin gülmesi ve Allah’a şükretmesidir.
Geçen hafta bir zaruretten dolayı Beyhekim Hastanesi’ne gittim.
Bu hastanenin inşaatı başladığı günlerdeki hâline, hastane hizmete girdikten sonra insanların hastaneye ulaşabilmek için dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek’e yaptıkları serzenişleri bilirim.
Geçen hafta gittiğim zaman; önce ücretsiz ve çok rahat otopark konularından tutun, hastanenin içerisindeki sisteme ve ahenge, inanın hayran kaldım.
Her işimi bitirdikten sonra ise bir büyük teşekkür için üniversitedeki hocam, rahmetli İsmet Akkurt’un oğlu ve bugün hastanenin başhekimi olan Doç. Dr. Halil Ekrem Akkurt’u makamında ziyaret ettim.

Daha önce de Numune Hastanesi’nde başhekimlik yapan Doç. Dr. Akkurt’un, İstanbul’da tıp fakültesini kazandığı günleri biliyorum.
Gururla başhekimimizi ziyaret ettim. Kendi her işimi halletmiştim, hiçbir istek ve talepte bulunmadım; sadece çayımızı içtik, güzel eski günleri ve hastanenin çalışma sistemi hakkında kısa bilgiler aldım.
Hem başhekimlerimize hem de yine çalışmalarını yakından izlediğim ve gurur duyduğum Sağlık İl Müdürümüz Doç. Dr. Yusuf Yavuz Bey’e, hizmetlerinden dolayı şehrimiz ve insanımız adına teşekkür ediyorum.
………………
ENERYA VE
KOSKİ’YE
TEŞEKKÜRLER
Enerya ve KOSKİ, süreleri dolan sayaçları ücretsiz olarak değiştiriyormuş.
Bunu da hafta sonu öğrendim. Önce cuma günü KOSKİ, cumartesi günü de Enerya görevlileri eve gelerek sayaçları yenilediler.
Yıllar önce Enerya’nın ilk kazmayı vurduğu günlerdeki, herkes için çile olan günleri hatırladım.
O günlerden bugünlere gerçekten de ENERYA, MEDAŞ ve KOSKİ gibi kurumlarımız ancak bir arıza ya da sıkıntı olduğu zaman hatırlanır.
Sıkıntı yokken bu kurumların müdürlerinden işçilerine kadar nasıl bir zorlu mücadele verdiklerinin farkında bile olmayız.
Bu vesileyle ilk günlerdeki çileli günlerden, bugün saat gibi tıkır tıkır işleyen günlere gelmemizi sağlayan herkese teşekkür ederim.
………………
BUSINESS CLASS’TA DA
GÜNÜ GEÇMİŞ YİYECEK
Türkiye, her gün yeni hızlı tren hatları ile Avrupa’yı ve modern dünyayı yakalayabilmek için büyük uğraşlar verip çabalar gösteriyor.
Hiç kimse bunu inkâr edemez.
Mesela Konya–Ankara için yüksek hızlı tren bir dönem şehrin Kızılelmalarındandı.
İnsanoğlu bu işte…
Buna ben de dâhil.
Bir türlü tüpü tükenmeyen, saatlerce süren kara yolculuğunun ardından şimdi hızlı trene binmeden Ankara’ya gitmez olduk.
Her şey çok güzel, her şey çok iyi gidiyor.
Ama buna alıştıktan sonra gerek rahatlık gerekse zaman açısından geriye gidişi hiç kimse kabul etmiyor.
Etmez de.
Haksızlar mı?
Yoksa haksız mıyız?
Herkesin bir şikâyeti var:
Konya–Ankara arası hızlı tren seferlerinin saat, zaman ve hız bakımından geriye gitmesi.
Bir de bize ve kamuoyuna zaman zaman düşen sıkıntılı servisler.
İşte bir Prof. Hocamız, hem de Business Class’ta, tarihi geçmiş gıda servisini ve bunun üzerine gördüğü muameleyi sosyal medyada şöyle paylaşıyordu:

Hocamız bu durumu CİMER’e de bildirmiş. Sizce bir şey değişir mi?
GÜNÜN OKKALI SÖZ
Kendini hatırlamak istemesen bile, güzel insanlar hep seni hatırlayacaktır.
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
İnşaat alanı bölgelerinde tehlikelere karşı yasal ve zorunlu olan uyarı sistemlerini tam olarak alabildiğimiz zaman, daha iyi ADAM oluruz.