KEYFLER YERİNDE Mİ?
Odasında ödevini yaparken sürekli salona gelip gidiyordu. Aklı bende kalmıştı, ben ise Fenerbahçe karşısında nasıl oynayamadığımızı (!) izliyordum. Her geldiğinde iki dakika kanepenin başlığına uzanarak yatıyordu ki skor tabelasında üçüncü golü farkettikten sonra baba diye seslendi. "Efendim oğlum" dedim. "Ben artık Konyaspor'u tutmak istemiyorum" dedi. Kumandayı elime alıp devam eden maçın sesini kıstım. Aslında cevabını çok iyi tahmin edebilsem de "Neden ki?" diye soru yönelttim. Tabi pat diye cevabı geldi. "Konyaspor hep gol yiyor, sürekli yeniliyor." dedi. Evet, şehrimizin takımı iç saha veya deplasman demeden bu ara istikrarlı bir şekilde puan kaybediyor. Şöyle bir dönüp fikstüre baktım da en son ki Gençlerbirliği galibiyetinin üzerinden nerdeyse iki ay geçmiş.
Futbolun üç farklı sonuç üzerine kurulmuş bir yapısı var. Tabi ki galibiyetler taraftarı motive eder, takımına daha çok bağlar. Yıllardır, belki de kendimi bildim bileli şehrimin takımını tutuyor ve destekliyorum. Lise yıllarında, 25 yıl öncesinde eski statta maç günlerinde takıma destek olabilmek adına sesimiz kısılırdı. O dönem grup yedi yüz bilemediniz sekizyüz kişiyle hareket ederdi ki hala zaman zaman işten güçten arta kalan vakitte deplasman yapmışlığım vardır. Bu takımı yıllarca süper lig dışında desteklediğim gibi bu takıma gönül verdiğimde de Konyaspor süper ligde boy göstermiyordu. Bizde çocuğumuza bu sevgiyi beşikten aşılamaya çalışıyoruz ama bu çocuklar okulda yahut sokakta İstanbul takımlarını tutan diğer çocuklar tarafından yerine göre dalga konusu ediliyor. Evet, futbolun acımasız bir tarafı her daim olacaktır ama bu takım yöneticisinden teknik adamına kadar böyle yönetilirse şehrini tutan bu çocuklar sizi daha ne kadar destekler? Yakın tarihte iki veya üç sezon dışında mevcut düzeni neden değiştiremiyoruz? Son birkaç aydır camia Recepciler ve Cağdaşcılar olarak ayrıldı. Bahadırcılar ve Denizciler olarak ayrıştı. Recep hoca devam etseydi şuan ki bulunduğu konumdan en iyi şartlarda bir maç fazla galibiyeti olurdu. Yada Deniz kalede olsa en iyi şartlarda Bahadır'dan iki gol az yerdi. Olabilecekler bu yani; mesele bu da değil. Yönetim değişiyor, hoca değişiyor hatta zamanla futbolcu değişiyor ama bu takımın kaderi ne hikmetse değişmiyor. Artık bu şehrin bu seneryoyu değiştirecek bir kahramana ihtiyacı var.
Tabi, biz Mert ile baba oğul konuyu masaya yatırdık ve aramızda en azından şimdilik anlaştık ama bu senaryo değişmediği sürece bu camia günden güne kan kaybetmeye devam edecektir. Bu takım bir alt lige düşerse mazallah bu ligi tekrardan görebilmesi için yıllar geçmesi gerekebilir.