Konya
Parçalı bulutlu
7°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,4986 %0.02
51,4560 %0.07
6.628,54 % 1,92
Ara

Nadir Toprak Elementleri

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

19. yüzyılın sonlarında keşfedilen petrol 20. yüzyılda birçok bölgesel çatışmanın ve savaşın ana kaynağını oluşturmayı başardı. Büyük rezervlere sahip ülkeler adeta bu kaynaklarının lanetini yaşamak zorunda kalırken bunu işleyip pazarlayanlar dünyaya yön verdiler. Bu yüzyılın popüler kaynağı ise Nadir Toprak Elementleri. Küresel güçlerin daha şimdiden çatışmalarının ana eksenini oluşturan Nadir Toprak Elementleri nedir ne işe yarar neden bu kadar büyük bir gündem oluşturdu bakmaya çalıştım.

                Bu elementler dünyanın kabuğunda tıpkı bakır, demir, boksit misali çokça bulunabilen elementler gibi olsalar dahi daha az bulunmaları sebebiyle Nadir Toprak Elementleri olarak adlandırılmışlardır. Misal Neodimyum dünya kabuğunda demir madenine kıyasla 1000 kat daha az olduğu gibi, demiri saflaştırırken 1000 kg’da sadece 1 gr elde edebiliyorsunuz.

                Amerika Birleşik Devletleri 2000’li yılların başlarında bazı eyaletlerinde bu konuda yatırımlar yapıp bu elementleri elde etmeye başlasa dahi çevreye olumsuz katkısı ve elde ettiği ekonomik değerin yetersizliğini gerekçe ederek tesislerin çoğunu kapatmayı tercih etti. Zira bu elementleri çıkarmak ve rafine ederek % 100 saflıkta bir Nadir Element elde etmek büyük bir enerji ve maliyet gerektiriyordu.

                Dijitalleşme, yapay zekâ, blok zincirler ve elektrikli araçlar derken 20 yıl sonra bu elementler sahip oldukları süper güçler sayesinde küresel aktörlerin kavgasına sebep oldu. Enerji transferini bu kaynaklara borçluyuz. Bu elementlerin fiziksel ve kimyasal özellikleri çok küçük miktarlarda olağanüstü verimlilik yaratıyor. İlk üretilen cep telefonlarında kullanılan ana metaller artık kullanılmıyor onun yerini nadir elementler aldı. Uçaklar, mikroçipler, roketler, arabalar daha aklınıza gelebilen birçok alanda bu elementler vazgeçilmez olduğu gibi bu elementlere sahip olan topraklar ise şimdiden büyük aktörlerin hedefi haline geldi.

                Bugün Nadir Toprak elementlerine dayalı endüstriyel ürünlerin pazar hacminin 1 trilyon doları aştığı kabul edilirken Çin tek başına cevher üretiminin %61’ine sahip. Rafine ve ayrıştırma kapasitesinin ise %92’sini Çin kontrol ediyor. Endonezya ve Vietnam’ın çıkardığı cevherleri de Çin ayrıştırıp rafine ederek Avrupa’ya ve Amerika’ya gönderirken Bazı Avrupalı ve Amerikalı şirketler de bu cevherleri alarak rafine ediyor. Avrupa ya da Amerika kendi coğrafyasındaki elementleri çevre kirliliği ve insan sağlığı faktörü nedeniyle çıkarmayı düşünmese dahi bu kirli işi dünyada yaptırabilecekleri toprakların sahibi olmaya çalışıyorlar.

                Durup duruken Grönland’ı almak isteyen Trump, bunu tesadüfen söylemiş değildi. Ya da Ukrayna - Rusya savaşına yıllarca seyirci kalanların şimdi barış tesis etmeye çalışmaları ama Ukrayna’dan tazminat adı altında Nisan 2025’te 500 milyar dolarlık ortak fon kurarak Nadir Toprak Elementleri rezervlerine erişim imkânı yakalamaları tesadüf değildi. Ukrayna dünyadaki Nadir Toprak Elementleri rezervlerinin % 5’ine sahip. Amerika Birleşik Devletleri 2020-2023 döneminde ihtiyaç duyduğu Nadir Elementlerin %70’ini Çin’den ithal etmiş. Kendi kaynaklarında sadece hafif toprak elementleri çıkarabilirken ağır toprak elementlerinde tamamen dışa bağımlı.

                Bir F-35 savaş uçağında 410 kg nadir element kullanıldığını ya da Virginia sınıfı bir nükleer denizaltında 4 ton Nadir Toprak Elementi kullanıldığını söylersem, bunların Amerika için ne ifade ettiği daha iyi anlaşılabilir. Amerika’nın caydırıcılık politikasının ya da mimarisinin ana unsuru olan Donanması, seyir füzeleri ve hava kuvvetlerinin Nadir Toprak Elementlerine bu denli bağımlı olması belki bu konunun bu denli tartışılmasını bize izah edecektir.

                Bu endüstriye sahip ülkelerin savunma sanayi, yapay zekâ, uzay teknolojileri gibi alanlarda liderlik pozisyonu elde edebilecekleri ayrıca lazer sistemleri, füze güdüm teknolojileri ve uydu iletişimi gibi stratejik alanlarda Nadir Toprak Elementleri olmadan hiçbir ilerleme sağlayamayacaklarını bilmek lazım. Bu açıdan baktığımızda Nadir Element arzının jeopolitik bir silaha dönüşmesi ve çatışmalara sebep olması kaçınılmazdır.

                Türkiye ciddi bir rezerv alana sahip olmakla beraber bunu rafine ederek ve saflaştırarak tedarik zincirinde yerini almalıdır. Türkiye ile beraber Ukrayna, Grönland gibi ülkelerinde işleyici üretici aktör olabilmeleri sonucu tedarik zinciri çeşitlenmelidir. Bu gerçekleşmese yeni çatışmaların ana kaynağını Nadir Elementlerin oluşturacağı bir gerçektir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *