BU FUAR GERÇEKTEN ÇOK FARKLIYMIŞ YENİ ANLAYABİLDİM
Baktım da dün Spor ile ilgili yazı yazdığımız için bize çok kızan olmuş.
Vallahi ben bu işten çok büyük keyif alıyorum.
Çünkü kızanlar, bizi eleştirenler aslında bizim dostlarımız.
Niye? Çünkü onlarla aynı yerdeyiz, aynı yoldayız, aynı kafadayız.
Tek farkımız, bizim yazamadıklarımızı onlar yazıyorlar.
Bizim göremediklerimizi onlar görüyorlar.
Onun da rahatlığı tabii ki rumuzla yazmak.
Mesela kızanlara şunu söyleyeyim:
Ben Konyaspor’un yeni teknik direktörü Çağdaş Atan hocayı ilk kez yakından perşembe günü gördüm.
Hocayla ilk kez bu kadar yakın, samimi olarak bir arada oldum.

Hoca Konya’ya gelir gelmez, ayağının tozuyla imza töreninde müjde verdi.
Avrupa hedefini ortaya koydu.
Konyaspor’la Avrupa’ya giden gururu yaşayan gazetecilerden biri olarak doğrusu uçtum.
Allah Çağdaş Hoca’ya, yönetime ve spor camiasına sabır ve bol futbol şansı versin.
İnşallah bir daha bu Avrupa rüyasını birlikte yaşarız.
SPOR DEYİNCE
OKAY TINKIR’I
ASLA BOŞ GEÇMEM.
Sizler iş insanı, genç, fedakâr bir ismi spordan, bir dönem yerel siyasetten, son yıllarda da Konyaspor’dan tanıyorsunuz.
Ama ben Sayın Okay Tınkır’ı ve ailesini 30 yıldır tanıyorum.
15 yıl önce de yine bir spor kulübü çatısı altında kader birliği yapmıştık.

Dün de Okay Bey’i ziyaret ettim, bol bol kendi sektörünü konuştuk.
Tek konuşmadığımız konu Konyaspor’du.
Turizmden güvenliğe, pek çok alanda Türkiye çapında uluslararası başarılara imza atan Okay Bey’in iş dünyasındaki başarısı ile inanın gurur duydum.
Allah böyle genç ve yürekli insanların yolunu açık etsin, inşallah.
HERKES BURAYI
ÇOK MERAK EDİYOR
Bizim duyarlı dostlarımız şu iki fotoğraf karesini bize gönderdikten sonra soruyorlardı:


“Uğur Bey, burası Kültürpark.
Bu bina ne?
Hiçbir tanıtım yazısı yok.
Ayrıca taşta bir takım yazı var.
Ne diyor?
Herhalde Bizans dönemi...”
Evet, gözden kaçmış bir konu.
Oysa iki gün önce de Büyükşehir Belediyesi taş binada turizm ve turizmcilerle ilgili muhteşem bir sunum yapmıştı.
Gerçekten Konya, tarihi yapısı ile gelecek birkaç yıl içerisinde turizmin sadece inanç turizmi olmadığını gösterecek.
Konya Büyükşehir Belediyesi’nin ve özellikle de Başkan Uğur İbrahim Altay’ın bu konudaki heyecanını, ısrarını ve o dağlı inadını biliyorum, güveniyorum.
Bu tür aksaklıkları da sizlerin sayesinde dile getireceğiz, yetkililere buradan iletmiş olacağız.
Sonra da konunun, taşların, binaların ne olduğunu yine sizlerin sayesinde öğreneceğiz.
BU FUARI
GERÇEK ANLAMIYLA
PAZARTESİ GÜNÜ
YAZACAĞIM
Konya Sanayi Odası tarafından bu sene 8’incisi düzenlenen Konya Savunma Sanayi Tedarikçi Buluşmaları’nda, savunma sanayinin tüm paydaşlarının Konya’da buluşmalarını aşağı yukarı her gün giderek birebir yaşamaya, görmeye çalıştım.
Bu etkinlikte Konya’nın Türk savunma sanayine en güçlü desteği veren illerden biri olduğunu, bunun sadece lafta ya da siyasette olmadığını gördüm.
Konya’daki savunma sanayii firmalarının, Konyalı insanların yüreklerinin, iç dünyalarının bu kadar başarılı olduğunu inanın bilmiyordum ve sizin de bildiğinizi sanmıyorum.
Bunu pazartesi günü detaylarıyla, belgeleriyle, fotoğraflarıyla yazacağım.
En önemli konu ne biliyor musunuz?
Ben Konya’nın bu sektörde gemisinin Beyşehir, Huğlu, Üzümlü olduğunu sanıyordum; çok büyük yanılmışım.
İnanın bu fuar, bu yıl içerisinde etkilendiğim en büyük fuar oldu.
Konya iş dünyasına da her gidişimde şapka çıkardım.
Vallahi Konya çok güçlü.
Ama biz gücümüzün kıymetini bilmiyoruz.
Bir de en büyük şanssızlığımız, güçlünün, başarının sürekli ayağını çekiştirmekten kendi işimize bakamamak.
Buna diyorlar ya “Bu şehir başkent, imparatorluğun başkenti; başkent insanının kaderi...”
Filan, onlar da işin kandırmacası, palavrası.
Ne olur, artık dünya gezegeninde hava su ararken, gelin biz şehrin göbeğindeki kendi değerlerimize — iyi ise iyi — demeyi bilelim.
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
“Bir kum tanesiyim ama çölün derdini yaşıyorum.”
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Sanayi siteleri içerisinde emanet arabalarla hız yapmadığımız zaman daha iyi ADAM oluruz.