Konya
Hafif yağmur
13°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,6337 %0.27
51,6013 %-0.2
6.704,43 % 0,27
Ara

Her Şeyi Kafaya Takmak Zorunda mıyım?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Gün içinde kaç kez kendinize “Bunu neden bu kadar kafama takıyorum?” diye sordunuz? Bir arkadaşınızın söylediği bir söz, iş yerinde yaşadığınız küçük bir gerilim ya da sosyal medyada gördüğünüz bir paylaşım… Zihninizde dönüp duruyor, değil mi?
Aslında bir şeyi kafaya takmak, onu önemsediğimiz anlamına gelir. Zihnimiz, özellikle olumsuzluklara karşı çok duyarlıdır. Bu durum evrimsel olarak bizi tehlikelerden korumaya yarasa da günümüz dünyasında bu duyarlılık, bazen içsel huzurumuzun önüne geçebilir. Olup biten her şeyi kontrol edemeyiz ama onlara verdiğimiz anlamı ve verdiğimiz tepkiyi zamanla yönetmeyi öğrenebiliriz.
Danışanlarımla yaptığım görüşmelerde en çok karşılaştığım konulardan biri budur: “Her şeyi çok düşünüyorum, kafam hiç susmuyor.” Bu durum yalnızca size özgü değil. Yoğun stres altında yaşamak, sürekli uyarana maruz kalmak, mükemmeliyetçilik ve geçmiş travmalar, zihni susturmayı zorlaştırabilir. Ancak bu bir kader değil. Zihinsel yüklerimizi hafifletmenin yolları var.
İlk adım farkındalıktır. Kendinize şu basit soruyu sorun: “Ben şu anda neyi düşünüyorum ve bu düşünce bana ne hissettiriyor?” Bu soruyla zihninizin otomatik pilottan çıkmasına yardımcı olursunuz. Ardından, o düşüncenin gerçekten ne kadar önemli olduğuna karar verebilirsiniz. “Bu konu bir hafta, bir ay, bir yıl sonra hâlâ aynı önemde olacak mı?” diye sormak, düşüncenin gücünü küçültmenize yardımcı olur.
İkinci olarak, kontrol alanınızı belirleyin. Hayatta bazı şeyler bizim elimizde değildir. Bir başkasının davranışını ya da geçmişte yaşanmış bir olayı değiştiremeyiz. Ama nasıl hissettiğimizi düzenlemek, sınır koymak, ihtiyacımız varsa destek istemek bizim elimizdedir. Kontrol edemediğiniz şeyleri kabullenmek, pes etmek değil; aksine ruhsal olgunluğun bir göstergesidir.
Bir başka etkili yöntem, duygularınıza yer açmaktır. Üzüntü, öfke, hayal kırıklığı gibi zor duygularla kalmak kolay değildir ama bu duygular bastırıldıkça büyür. Onları kabul etmek, dışa vurmak (bir arkadaşla konuşarak, yazı yazarak ya da bir uzmana danışarak) zihni rahatlatır. Bazen sadece “Evet, bu beni üzdü” demek bile iyileştirici bir adımdır.
Zihninizi yeniden yönlendirin. Takıldığınız konuya odaklanmak yerine dikkatinizi değiştirecek sağlıklı alışkanlıklar geliştirin. Kısa bir yürüyüş, sevdiğiniz bir hobiyle ilgilenmek, nefes egzersizleri ya da doğada vakit geçirmek... Bunlar zihni dinlendiren küçük ama etkili yöntemlerdir.
Unutmayın, her şeyi kafaya takmak bir alışkanlık olabilir, ama bu alışkanlık değiştirilebilir. Kendinize karşı anlayışlı olun. Zamanla, bazı şeylerin düşündüğünüz kadar önemli olmadığını, bazılarını ise bırakmanın ne kadar hafifletici olduğunu göreceksiniz.
Bazen en büyük gücümüz, her şeye tepki vermemeyi öğrenmekte saklıdır.
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *