Kurban Bayramı arifesinde kurbanlık hayvan arzı üzerinden değerlendirmelerde bulunan Ziraat Mühendisi Celil Çalış, bayram sonrası hayvancılık sektörüne dair geniş kapsamlı ve dikkat çeken bir analiz kaleme aldı. “Süt çeşmeden akmaz, et dalda yetişmez, yumurta gökten yağmaz” diyerek üretimin zorluğuna dikkat çeken Çalış, hayvancılıkta sürdürülebilirliğin sağlanamaması halinde ithalat bağımlılığı ve üretici çöküşünün kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
Hayvan Beslenemeyen Toplum, İnsanını da Besleyemez
Etin sadece bir protein kaynağı olmadığını, aynı zamanda demir, B12, çinko gibi yaşamsal mikro besinler açısından da zengin olduğunu belirten Celil Çalış, “Et yemeyen birey, bu değerleri birçok bitkisel ürünü bir arada tüketerek telafi edebilir; ancak bu hem ekonomik hem de pratik değildir” dedi. Çalış, Türkiye’de kişi başına düşen hayvansal protein miktarının yetersizliğine ve Avrupa ile aradaki büyük farka da dikkat çekti.
Yem Açığı Alarm Veriyor: 88 Milyon Ton İhtiyacın Sadece 38 Milyonu Üretiliyor
Türkiye’nin kaba yem üretiminin mevcut hayvan varlığını karşılamaktan uzak olduğunu belirten Çalış, “Yonca, silajlık mısır gibi kaliteli yemlerin üretimi yetersiz. Geriye kalan açık, düşük kaliteli saman, tarla atıkları ve ithalatla kapatılmaya çalışılıyor” ifadelerini kullandı. Yem bitkileri üretimi için münavebe sistemine geçilerek ekim alanlarının artırılması gerektiğini vurguladı.
Çoban Krizi Hayvancılığı Kilitledi
Hayvancılık sektörünün bir diğer önemli sorunu ise çoban açığı. Yasal olmayan yollarla ülkeye giren Afgan, Özbek ve Türkmen kökenli çobanların sektöre geçici çözüm sunduğunu belirten Çalış, bu kişilerin kaçak çalıştırılması nedeniyle üreticilerin hem hukuki risklerle karşılaştığını hem de aracıların ücretlerin yarısını alarak işçileri sömürdüğünü söyledi.
.jpg)
Geçici Çalışma İzni Çıkışı: Üretici Yol Haritası Bekliyor
Geçici çalışma izinlerinin süresinin uzatıldığını, ancak sistemin hala oturmadığını ifade eden Çalış, “Hayvancılık işletmeleri olmayan üreticiler de bu iş gücünden faydalanıyor ama yasal dayanakları yok. Kaçak çoban çalıştırmak insan kaçakçılığı ile yargılanmaya kadar gidebilir. Bu sorun kangrene dönüşmeden çözüme kavuşturulmalı” uyarısında bulundu.
Destekler Üreticiye Umut Olmalı, İthalat Değil
Hayvancılığın ayağa kalkabilmesi için ithalata dayalı değil, üretime yönelik planlı desteklerin gerektiğini vurgulayan Celil Çalış, boşalan ahırların yeniden dolması, üreticinin kârlı üretim yapabileceği sistemlerin kurulması gerektiğini belirtti. Özellikle küçük aile işletmelerinin korunması ve desteklenmesinin zorunlu olduğunu vurguladı.
“Kendine İşçilik Yapmayan, Ele Amelelik Yapar”
Sözlerini rahmetli Ord. Prof. Dr. Kadri Bilge Emre’nin “Bu ülkeye kendi insanından ve kendi hayvanından başkasının faydası yoktur” sözüyle bitiren Çalış, üreticilerin kendi işine sahip çıkmasının yolu olarak sürdürülebilir destekleme programlarının hayata geçirilmesini gösterdi.
Son Söz: Karar Verin ki Üretici de Önünü Görebilsin
Meseleyi Tarım ve Orman Bakanı’na ilettiğini ve üreticileri Allah’a emanet ettiğini belirten Celil Çalış, “7 gün 24 saat çalışılan bir sektörün geleceği belirsiz olmamalı. Üretici destek bekliyor, köylü önünü görmek istiyor” diyerek çağrısını yineledi.