Konya
Açık
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,3484 %0.14
53,3363 %-0.02
6.860,40 % 0,65
Ara
Konya Postası Gazetesi Konya Türkiye’de Aydın Kimdir? Konya’da Anlamlı Konferans

Türkiye’de Aydın Kimdir? Konya’da Anlamlı Konferans

“Aydın, halktan kopuk değil, halkın öncüsü olmalı” diyen Doç. Dr. Nacak, HİSDER toplantısında Türkiye’deki aydın sorununun tarihsel, sosyal ve kültürel boyutlarını ele aldı.

Okunma Süresi: 2 dk

Konya’da faaliyet gösteren Hikmet İlim ve Sanat Derneği (HİSDER)’in geleneksel hale getirdiği Pazartesi Toplantıları bu hafta da yoğun ilgi gördü. Karatay Belediyesi Şemsi Tebrizi Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen etkinliğin konuğu, Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Nacak oldu.

“Türkiye’de Aydın Sorunu” başlıklı sunumunda konuşan Nacak, aydın kimliği, tarihsel gelişimi ve toplumsal sorumlulukları üzerine dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Aydını, sadece belli bir alanda değil; farklı alanlarda bilgi birikimi olan, halkla arasında mesafe olmayan, adaleti ve hakkaniyeti gözeten, ilmiyle amel eden kişi olarak tanımlayan Nacak, “Aydın toplumun vicdanı olmalıdır” dedi.

“AYDIN, BEDEL ÖDEMEYİ GÖZE ALAN KİŞİDİR”

Tarih boyunca her toplumda bilgi ve yetenekçe halktan ayrılan bir zümrenin var olduğuna değinen Nacak, aydın tipolojisinin farklı dönemlerde farklı formlarda ortaya çıktığını söyledi. Dreyfus Davası örneği üzerinden aydının haksızlıklara karşı duruşunu anlatan Nacak, Émile Zola’nın "Suçluyorum" mektubunun tarihe geçen bir aydın tavrı olduğunu vurguladı.

“AYDIN IŞIK KAYNAĞIDIR”

Aydının bir güneş gibi ışık yaymakla görevli olduğunu belirten Nacak, “Münevver ise ay gibidir; ışığı başkasından alır ama çevresini aydınlatır” ifadelerini kullandı. Aydınların bilgiyi bir iktidar aracı olarak görmemesi gerektiğini belirten Nacak, “Bilgiyi taşıyan kişi, ona hükmetmeye kalkmamalıdır” dedi.

“AYDIN, TOPLUMUN YARARINI GÖZETMELİDİR”

Erol Güngör, Cemil Meriç ve Şerif Mardin gibi önemli düşünürlerin fikirlerine de sunumunda yer veren Doç. Dr. Nacak, gerçek aydının hiçbir zümrenin emir eri olmadığını, toplum yararını esas aldığını vurguladı. İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin kadılık görevini reddetmesi ve Mevlânâ’nın ilim ile ilgili dizeleri, Nacak’ın aydının duruşunu açıklamak için verdiği örnekler arasında yer aldı.

“BİLGİYE ULAŞMAK KOLAYLAŞTI, AYDININ ROLÜ DEĞİŞTİ”

Kitle iletişim araçlarının yaygınlaşması ve matbaanın icadıyla birlikte bilginin gizeminin ortadan kalktığını ifade eden Nacak, bilgiye erişimin kolaylaşmasıyla birlikte aydınların rolünün de dönüştüğünü belirtti.

Programın sonunda, HİSDER Başkanı Prof. Dr. Önder Kutlu ve Sadık Oturanç tarafından Doç. Dr. İbrahim Nacak’a teşekkür plaketi takdim edildi. Etkinlik, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *