Konya
Açık
24°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,8082 %0.15
53,6324 %0.13
6.290,60 % 1,54
Konya Postası Gazetesi Konya Konyalı Bülent Usta, 50 yılı aşkın süredir saatlere ayar veriyor

Konyalı Bülent Usta, 50 yılı aşkın süredir saatlere ayar veriyor

Konya'da ata mesleğini sürdüren 62 yaşındaki Bülent Özselçuk, dedelerinden devraldığı 1,5 asırlık saat tamirciliği zanaatını yaşatıyor.

Konyalı Bülent Usta, 50 yılı aşkın süredir saatlere ayar veriyor
KAYNAK: AA
Okunma Süresi: 3 dk

Kent merkezindeki Fatih Çarşısı'nda bulunan dükkanında saat tamirciliği yapan Bülent Özselçuk, 7 yaşında adım attığı tezgahın başında yarım asrı devirirken ata mesleğini ilk günkü heyecanla sürdürüyor.

1850'li yıllarda başlayan aile mesleğinin 4. kuşak temsilcisi Özselçuk, saat tamirinin yanı sıra gözlük de satıyor.

Özselçuk, mesleğin inceliklerini ve yarım asırlık zanaat yolculuğunu anlattı.

Ailenin saatçilik hikayesinin 1800'lü yılların ortalarında büyük dedesi Süleyman Efendi ile başladığını belirten Bülent Özselçuk, o dönemlerde Konya'da bu işi yapan ilk isimlerden olduklarını ifade etti.

- "İlkokul çağlarında daha 7 yaşındayken bu dükkana girip çıkmaya başladım"

Özselçuk, teknolojinin ve imkanların kısıtlı olduğu yıllarda dedelerinin gösterdiği ustalığa değinerek, şöyle konuştu:

"Hikayemiz, 1850'li yıllarda Süleyman dedeme dayanıyor. Sonrasında oğlu Adil Efendi, 1900'lerin başında mesleği devralmış. Dedem Adil, 1930'lu yıllarda saatçiliğin yanına gözlükçülüğü de eklemiş. Onlar, çok büyük ustalardı. O dönemde parça bulunmadığı için saat direkleri dahil olmak üzere birçok parçayı kendi elleriyle üretirlerdi. Ardından babam Hikmet Özselçuk bayrağı taşıdı. Ben de ilkokul çağlarında daha 7 yaşındayken bu dükkana girip çıkmaya başladım."

Babasının erken yaştaki vefatının ardından dükkanda çalışan ustalarla zanaatı devam ettirdiğini anlatan Özselçuk, bu mesleği 4 nesildir aralıksız sürdürdüklerini dile getirdi.

- "Rüyamda bile saat tamir ediyorum"

Özselçuk, saat tamirciliğinin cerrahi müdahale kadar büyük bir dikkat, sabır ve yüksek odaklanma gerektirdiğini vurgulayarak, "Severek yaptığım için çalışırken yorulmuyorum. Bazen rüyamda bile saat tamir ettiğimi görüyorum. Bir saati söktüğünüzde içinden 100 ile 150 arasında minik parça, çok ince yaylar ve küçük vidalar çıkar. Bu yüzden sakin bir ortamda çalışılması gerekir. Dikkat dağıldığında ya da işlem uzadığında o saati toplamak, büyük bir sıkıntıya dönüşür." ifadelerini kullandı.

Gelişen teknolojiyle akıllı saatlerin ve seri üretim ürünlerin piyasada yer aldığına dikkati çeken Özselçuk, "Eski saatler, gerçekten birer ziynet eşyası, birer mücevherdi. Sabahleyin dükkanı açtığımızda saatlerimizi tek tek vitrinimize dizerdik. Akşam da hepsini toplar, siler ve kasamıza koyardık. Şimdi ise saatin değeri maalesef düştü. Her köşe başında, işportada bile saat satılıyor ancak yine de zamanın değerini bilen, antikaya ve eski saatlere meraklı olan hatırı sayılır bir kitle var." dedi.

Özselçuk, çocuklarının da bu asırlık aile mirasının son bulmaması için büyük istek duyduklarını sözlerine ekledi.

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız