Anadolu’nun kadim başkentlerinden Konya, zengin tarihiyle sadece bir şehir değil, aynı zamanda geçmişin izlerini bugüne taşıyan bir açık hava müzesidir. İşte Konya’nın tarihî mirasını keşfetmek isteyenler için mutlaka görülmesi gereken mekânlar:
1. MEVLANA TÜRBESİ
Konya’nın en çok ziyaret edilen yapısı olan Mevlana Türbesi, Mevlana Celaleddin Rumi’nin dergâhıdır. 13. yüzyıla ait Selçuklu mimarisiyle inşa edilen türbe, muhteşem süslemeleri, 16 dilimli külahı ve Ayet-el Kürsi yazılı kubbesiyle dikkat çeker. İçeride Mevlana ve oğlu Sultan Veled'in mezarları bulunmaktadır. Türbe, günümüzde müze olarak hizmet verir. Giriş ücretsizdir.
![]()
2. KARATAY MEDRESESİ
1251 yılında Emir Celaleddin Karatay tarafından yaptırılan medrese, Selçuklu çini sanatının en güzel örneklerine ev sahipliği yapar. Günümüzde “Çini Eserler Müzesi” olarak ziyaretçilerini ağırlayan yapıda Osmanlı dönemine ait seramikler ve cam objeler sergilenir.

3. NASREDDİN HOCA TÜRBESİ (AKŞEHİR)
Konya merkeze yaklaşık 135 km uzaklıktaki türbe, Nasreddin Hoca’nın mizah dolu yaşamını simgeleyen detaylar taşır. 12 köşeli mimarisi ve ters yazılı ölüm tarihiyle dikkat çeker. Giriş ücretsizdir.

4. KONYA ARKEOLOJİ MÜZESİ
1901 yılından bu yana farklı mekânlarda hizmet veren müze, 1962’de bugünkü binasına taşınmıştır. Neolitik çağdan Roma dönemine kadar uzanan geniş bir koleksiyona sahiptir. En ilgi çeken eserler Roma dönemine ait lahitlerdir.

5. SELİMİYE CAMİİ
Kanuni Sultan Süleyman döneminde yapımına başlanan ve II. Selim zamanında tamamlanan bu cami, Mevlana Türbesi'nin hemen yanında yer alır. Klasik Osmanlı mimarisinin zarif örneklerinden biridir.

6. KİLİSTRA ANTİK KENTİ
Konya'nın “Kapadokyası” olarak anılan bu antik kent, kaya içine oyulmuş yapıları ve gizemli tarihî dokusuyla öne çıkar. Roma ve Helenistik dönem izleri taşır. Saklanmak amacıyla inşa edilen şehir, özellikle tarih meraklıları için etkileyicidir.

7. ÇATALHÖYÜK NEOLİTİK KENTİ
UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Çatalhöyük, yerleşik hayata geçişin simgesi kabul edilir. M.Ö. 7400 yılına uzanan duvar resimleri, rölyefler ve yapıları ile dünya tarihinin önemli duraklarından biridir.

8. İVRİZ KAYA ANITI
Tuvana Krallığı dönemine ait bu anıt, kayaya oyulmuş dev figürleri ve kutsal su kaynağıyla dikkat çeker. Hititlerin tanrılarını betimleyen bu eşsiz sanat eseri doğayla iç içe bir keşif sunar.

9. KONYA ETNOGRAFYA MÜZESİ
1975 yılında müze olarak açılan yapı, halı ve kilim koleksiyonlarından geleneksel el işlerine kadar pek çok etnografik unsuru barındırır. Üç katlı müze, zengin içeriğiyle kültürel bir yolculuk sunar.

10. ALÂEDDİN CAMİİ
Alâeddin Tepesi’nde yer alan ve Anadolu Selçuklu döneminin en büyük camilerinden biri olan bu yapı, Bizans ve Roma dönemine ait sütunlarıyla dikkat çeker. 1. Alâeddin Keykubat zamanında inşa edilmiştir.

11. EFLATUNPINAR HİTİT ANITI
M.Ö. 12. yüzyıla tarihlenen bu anıt, Hititlerin tanrı tasvirleriyle süslüdür. Önünde yer alan kutsal havuzla birlikte tarih ve doğanın iç içe geçtiği eşsiz bir yapıdır.

12. ATATÜRK MÜZESİ
1928 yılında Atatürk’e hediye edilen bu yapı, 1954’ten itibaren müze olarak kullanılmaktadır. İçeride Atatürk’e ait kişisel eşyalar, belgeler ve fotoğraflar sergilenmektedir.

13. İNCE MİNARELİ MEDRESE
1254 yılında hadis eğitimi için inşa edilen bu yapı, Selçuklu taş işçiliğinin en güzel örneklerinden biridir. Günümüzde Taş ve Ahşap Eserler Müzesi olarak hizmet verir.

14. SELÇUKLU KÖŞKÜ
2.Kılıçaslan dönemine ait olduğu düşünülen köşk, günümüze harap halde ulaşmıştır. Yine de Selçuklu döneminin izlerini görmek isteyenler için görülmeye değer bir mekandır.

15. SİLLE AYA ELENA KİLİSESİ
Sille Mahallesi’nde yer alan Aya Elena Kilisesi, Hristiyanlık dünyası için büyük önem taşıyan bir yapı. MS 327 yılında, Roma İmparatoru Büyük Constantin’in annesi Helena’nın Kudüs’e hac yolculuğu sırasında Konya’ya uğraması ve burada bir mabet yaptırmaya karar vermesiyle inşa edilmiştir.

16. AZİZ PAVLUS KATOLİK KİLİSESİ
1910 yılında inşa edilen kilise, düzgün kesme taşları ve mimarisiyle dikkat çeker. Hristiyanların ibadet merkezlerinden biridir.

17. ŞEMSİ TEBRİZİ CAMİİ
Mevlana’nın en yakın dostu Şems-i Tebrizi’ye ait olan cami ve türbe, mistik havası ve sadeliğiyle ziyaretçilerini derinden etkiler.
