Konya
Açık
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,3024 %0.01
55,9838 %-0.07
6.717,49 %-0.05
Konya Postası Gazetesi Konya Konya’da ‘Kurbağa Adamlar’dan hayati uyarı!

Konya’da ‘Kurbağa Adamlar’dan hayati uyarı!

KONYA'da 'Kurbağa adam' olarak bilinen su altı polisleri, eğitimlerini, baraj ve göletlerde sürdürüyor. Yaz aylarıyla baraj ve göllerde boğulma olayının artığını belirten Su Altı Grup Amiri Başkomiser Hakan Özdemir, "Cankurtaran ve uyarı işaretleri bulunan, etrafı dubalarla çevrili plajlar tercih edilmelidir. Can simidi, ip, uzun bir değnek gibi yardımcı aparatlar kullanılmalı. İçi boş plastik şişeler bile su üstünde tutunmayı sağlayabileceği için kazazedeye atılabilir” dedi.

Konya’da ‘Kurbağa Adamlar’dan hayati uyarı!
KAYNAK: DHA
Okunma Süresi: 3 dk

Konya Emniyet Müdürlüğü, 9 yıl önce Koruma Şubesi'ne bağlı olarak 'Su Altı Grup Amirliği'ni kurdu. Su Altı Grup Amirliği, Konya başta olmak üzere Afyonkarahisar, Aksaray, Isparta ve Karaman'da baraj ve göllerde oluşan boğulma olayları ile sel felaketlerinde arama-kurtarma çalışması yürütüyor. Halk tarafından 'Kurbağa adam' olarak bilinen su altı polisleri, göreve her an hazır olmak için eğitimlerini, baraj ve göletlerde sürdürüyor. Ekipler son 1,5 ayda 1'i Karaman, 3'ü Konya'da gerçekleşen baraj ve göletlerdeki boğulma olaylarına müdahale etti.

Su Altı Grup Amiri Başkomiser Hakan Özdemir, her an göreve hazır olduklarını belirterek, "Görev alanımız Karaman, Isparta, Afyonkarahisar, Aksaray ve Konya olmak üzere 5 ildir. Türkiye'nin herhangi bir yerinde bir boğulma vakası olduğunda, Koruma Daire Başkanlığımızın yönlendirmesiyle oralarda da görev almaktayız. Bundan önce Karadeniz'de meydana gelen sel felaketinde, Doğu Anadolu'da meydana gelen deprem felaketlerinde, İzmir'de meydana gelen deprem felaketinden sonraki tsunami de görev aldık. Bu yıl her ne kadar boğulma olaylarına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla okullarda, AVM'lerde, fuarlarda, kent meydanlarında vatandaşlarımıza alınabilecek önlemleri anlatıyor olsak da son 1,5 ay içerisinde 4 ayrı boğulma vakasına müdahale etmek zorunda kaldık. Bu durum da konunun önemini bir kez daha ortaya koymaktadır" diye konuştu.

'KÜÇÜK TEDBİRLER, BÜYÜK ACILARIN ÖNÜNE GEÇER'

Boğulma olaylarına karşı uyarıda bulunan Özdemir, "Boğulma, sessiz gerçekleşir. Bilindiği gibi bağırarak, el sallayarak değil. Çoğu zaman fark edilmeden çok hızlı yaşanır. Bunun önüne geçilebilmesi için alınacak ilk tedbir, doğru yer seçimidir. Baraj, gölet ve kanallarda suya kesinlikle girilmemelidir. Cankurtaran ve uyarı işaretleri bulunan etrafı dubalarla çevrili plajlar tercih edilmelidir. Can simidi, ip, uzun bir değnek gibi yardımcı aparatlar kullanılmalı. İçi boş plastik şişeler bile su üstünde tutunmayı sağlayabileceği için kazazedeye atılabilir. Unutulmamalıdır ki birçok olayda kurtarmaya çalışan vatandaşlarımız da hayatını kaybetmektedir. Su güvenliği basit ama hayati kurallara dayanır. Küçük tedbirler, büyük acıların önüne geçer" dedi.

'DİKKATLİ DAVRANMAMIZ GEREKİYOR'

En son yapılan arama-kurtarma çalışmasını örnek gösteren Özdemir, şöyle konuştu:

''Son 1,5 ayda gittiğimiz görevlerde boğulma vakaları, her ne kadar birbirine benzese de farklı olaylardı. Birisi av malzemesini alırken, birisi yüzerken, birisi arkadaşıyla şakalaşırken, diğeri de fotoğraf çekerken ama hepsinde çok basit önlemler alınıp dikkatli olunsaydı, hiçbiri yaşanmayacaktı. Yaklaşık 10 gün önce Altınapa Barajı'nda boğulma konusu yaşandı. Ailesiyle balık tutmak için gelen vatandaşımız, av için kullandığı yemi uzaktan kumandalı gemiyle gönderiyor ama yem makinesi çalılıklara takılıyor. Onu kurtarmak için müdahale etmeye çalışıyor. Burada gerektiğinde vazgeçebilmesi gerekiyordu. Bizler bile bu suya girdiğimizde suyun dip yapısını net olarak bilmiyoruz. Çünkü bu sularda görüş yoktur. Altı balçık, bazı olta malzemeleri, misinalar, ağlar olabiliyor. Aynı zamanda kesici malzemeler oluyor. Yosunlar çok uzun olduğundan dolayı ayağınıza sarılabiliyor. Bu durumlar bizim için bile risk teşkil ederken, maalesef yüzmeyi az bilen vatandaşlarımız için çok daha büyük risk teşkil etmekte. Buralarda özellikle, gerekirse ekipmandan vazgeçip kendi hayatımızı daha ön plana alıp, dikkatli davranmamız gerekiyor."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız