Konya Aydınlar Ocağı’nın mutat olarak gerçekleştirdiği Selçuklu Salı Sohbetlerinde Başkan Dr. Mustafa Güçlü kuruluşunun 40. Yılında Aydınlar Ocağı’nın varoluş serüveni ve 30 yıldır fasılasız devam eden Selçuklu Salı Sohbetlerinin seyrini anlattı.
Konya Aydınlar Ocağı’nın 41.yılından, Salı Sohbetlerinin de 31.yılından gün aldığını kaydeden Güçlü “Osmanlı’nın son döneminde Enver Paşa’nın kurduğu dernekler var. Daha sonra Mustafa Kemal’in Nutuk’ta belirlediği bir çerçeve var. 1919’da Samsun’a gittikten sonra yedi sene İstanbul’a gitmeyen Mustafa Kemal, CHP’nin kongresi için gittiğinde Nutuk denilen o söylevi altı gün altı saat okuyor ve o konuşmadaki anlayış, mantaliteye göre Türkiye şekillendiriliyor. Bu ortamda 1931’lerde Türk Ocağı’na, MTTB’ye (Birlikte çalışalım) teklifi iletiliyor ama kabul etmedikleri için; Batı değerleri üzerine yeni bir toplum inşa etmeyi amaç edinen düşünceye uygun olmayan derneklerin hepsi kapatıldı. MTTB’de, Türk Ocağı da 1946’ya kadar kapalı kaldı” dedi.
Cumhuriyetin kuruluşundan sonra; OsmanIı’nın son yüz yılında Batılılaşan, Avrupa’ya sevdalanan aşağılık kompleksli aydınlara ilaveten kendisini Batılı hisseden insanlar olduğunu ve Batı hayranlığının zirve yaptığını söyleyen Güçlü “Buna rağmen, bir avuç İslâmi ve milli duyarlığı devam eden insanlar vardı. Son üç yüz yılda aynınlar ile halk arasındaki makas açılarak büyümüştü. Halk kendini milli kimlikte, Müslüman, hanefi, maturidi hissetse de aydınlar kendini batılı hissediyordu. O bir avuç milliyetçi, muhafazakâr insan el altından bir şeyler yağmaya çalışıyordu. Neticede Menderes iktidar döneminde rahatlama oldu; İmam Hatipleri İslâm Enstitüleri açıldı. 54 milliyetçi mukaddesatçı Türk aydını da halk ile açılan makası kapatabilme gayesi ile (Aydın Fikirler Kulüpleri) adıyla faaliyetler yapmaya başladı” diye konuştu.
AP iktidarı ve Süleyman Demirel’in Başbakanlığı döneminde milliyetçi ve mukaddesatçı aydınların Türkiye Aydınlara Ocağı’nı açmak üzere müracaat ettiklerini vurgulayan Güçlü “Fakat Aydın Fikirler Kulübünün bu müracaatı Bakanlar Kurulundan geçmedi. Çünkü Türk ve Türkiye ismi sembol, remz olarak Bakanlar Kurulu Kararı gerektiriyordu. Faaliyet 1960’lı yıllarda başlasa da isminde Türkiye olmadan 1970 yılında kurulabildi. Aydınlar Ocağı’nda, diğer derneklerden farklı olarak her şehir kendi içerisinde bağımsız dernek kuruyor. Yani Merkez-Şube statüsü yoktur ama gönül bağı-irtibat vardır” diyerek devam etti.
Konya Aydınlar Ocağı’nın 1986’da kurulduğunu ifade eden Güçlü “Konya’da da Selçuk Üniversitesi hocaları Abdülkadir Akçin, Mehmet Kara, Mehmet Arslan, Ali Sinan, Akif Akkuş, Ahmet Bilge, Abdurrahman Kutlu ve Sekreter olarak Orhan Aydın’ın yer aldığı dokuz kişi Konya Aydınlar Ocağı’nı 8 Kasım 1986’da kurdular. İlk olarak Prof. Dr. Abdülkadir Akçin başkanlık yaptı. 22 Kasım 1986’de ilk genel kurulda Prof. Dr. Şaban Karataş Başkanı seçildi. 1988’de Prof. Dr. Abdurrahman Kutlu başkanlığında yönetim değişikliği oldu. Sonra Opr. Dr. Mustafa Akın başkan seçildi. Bu kadar sık değişim yaşanmasının sebebi hepsinin yoğun olması ve vakit ayıramamasıydı. Sonra 1989- 2002 arasında Av. Mehmet Ali Uz ağabey 13 sene başkanlık yaptı. Milliyetçi, mukaddesatçı camiada sevilen, ağırlığı olan bir insandı. Mesleği bu işler için müsaitti ve çok güzel faaliyetleri oldu. Bizim için unutulmazdır, pirimizdir” dedi.
Aydınlar Ocağına büyük hizmetleri olan M. Ali Uz’un Başkanlığı bırakmaya karar verdiği dönemde yönetimde olan diğer isimlerin kendisi üzerinde ittifak edip, bir talebi olmadığı halde Başkanlığı almasını istediklerini de anlatan Güçlü “2002 yılında M. Ali Uz ve yönetimde olan arkadaşların ısrarı ile Başkan oldum ve bu güne kadar, Aydınlar Ocağı’nın kuruluş felsefesine, varlık sebebine uygun olarak faaliyetlerimizi sürdürmek üzere 30 yıl önce, 1996’da başlatılan Salı Sohbetlerimizi, ara vermeden bugünlere getirdik ama salon toplantıları eskisi kadar rağbet görmüyor. Genel kurulumuza bir yıl var ve önümüzdeki zamanı, istişarelerle planlayacağız. Yeni nesle hitap edecek yollar üretmemiz gerekiyor. Dijital gelişimle birlikte çağın gereksinimleri de değişime uğradı” diyerek konuşmasını tamamladı.