Pekcan, C vitamini, D vitamini, çinko ve bitkisel ürünlerin kullanımında ölçülü olunması gerektiğini vurgulayarak, “Bir vitaminin eksikliğini gidermek yararlı olabilir; eksikliği olmayan kişiye daha fazlasını vermek ise otomatik olarak daha fazla korunma sağlamaz” ifadelerini kullandı.

“BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ BİR ISITICI DEĞİL”
Bağışıklık sisteminin çalışma biçiminin yanlış anlaşıldığını belirten Pekcan, sistemin sürekli güçlendirilmesi gereken bir mekanizma olmadığını ifade etti. Pekcan, “Bağışıklık sistemi, düğmesini çevirdikçe daha iyi çalışan bir ısıtıcı değildir. Hedefimiz onun normal ve dengeli çalışmasını desteklemektir” dedi. C vitamininin normal bağışıklık işlevi için gerekli olduğunu ancak toplumun genelinde düzenli takviye kullanımının soğuk algınlığına yakalanmayı belirgin biçimde azaltmadığını belirten Pekcan, yüksek dozların ishal ve karın ağrısı gibi sorunlara yol açabileceğini kaydetti.
“YÜKSEK DOZ D VİTAMİNİNE DİKKAT”
D vitamini kullanımında da kişisel ihtiyaçların dikkate alınması gerektiğini belirten Pekcan, kış aylarının gelmesiyle birlikte herkesin kendi kendine yüksek doz kullanmasının doğru olmadığını söyledi. D vitamininin yağda çözünen bir vitamin olduğunu hatırlatan Pekcan, aşırı kullanımın kandaki kalsiyum seviyesini yükselterek böbreklere zarar verebileceğini ifade etti. Ürünler arasında doz farklılıklarının bulunabileceğine dikkat çeken Pekcan, “Bir markanın bir damlasıyla diğerinin bir damlası aynı miktarı içermeyebilir. Şişeyi değiştirirken yalnızca damla sayısını korumak, alınan dozu değiştirebilir” diye konuştu.

“AZI GEREKLİYSE ÇOĞU DAHA İYİ DEĞİL”
Çinko kullanımında da bilinçli hareket edilmesi gerektiğini belirten Pekcan, bazı çinko preparatlarının soğuk algınlığının başlangıcında hastalık süresini kısaltabileceğini ancak her ürünün aynı sonucu vermeyeceğini dile getirdi. Uzun süre yüksek doz çinko kullanımının bakır eksikliğine yol açabileceğini ve bağışıklık işlevini olumsuz etkileyebileceğini belirten Pekcan, bazı antibiyotiklerle birlikte kullanımın ilacın emilimini azaltabileceğini kaydetti. Birden fazla takviye kullanan kişilerin aynı etken maddeyi farklı ürünlerden alabileceğini vurgulayan Pekcan, “Kutuların üzerinde farklı isimler yazması, içlerindeki aynı maddenin toplamını değiştirmez. Eczacının bütün ürünlerinizi birlikte görmek istemesi işte bu yüzdendir” açıklamasında bulundu.
“DOĞAL OLMASI YAN ETKİSİZ OLDUĞU ANLAMINA GELMEZ”
Bitkisel ürünlerin de bilinçsiz kullanılmaması gerektiğini belirten Pekcan, doğal içeriklerin her zaman güvenli olduğu düşüncesinin yanlış olduğunu söyledi. Ekinezyanın alerjik reaksiyonlara neden olabileceğini, kara mürverin enfeksiyonlardan korunmada herkese fayda sağlayacağına yönelik güçlü kanıtların bulunmadığını ifade eden Pekcan, ginkgo bitkisinin ise varfarin kullanan kişilerde kanama riskini artırabileceğine dikkat çekti.

“ONAYLI OLMASI İLAÇ OLDUĞU ANLAMINA GELMEZ”
Takviye seçiminde marka ve fiyat odaklı yaklaşımın bilimsel olmadığını belirten Pekcan, ürünün içeriği, günlük porsiyondaki etkin bileşen miktarı, üretici veya ithalatçısının bilgileri, parti numarası ve son kullanma tarihinin kontrol edilmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’de takviye edici gıdaların onay işlemlerinin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütüldüğünü hatırlatan Pekcan, ürünlerin Bakanlığın Gıda Güvenliği Bilgi Sistemi üzerinden kontrol edilebileceğini belirtti. Pekcan, “Takviye edici gıdalar ilaç değildir; hastalıkları önleme veya tedavi etme amacıyla kullanılmaz. Bir firmanın tek ürününün onaylı olması, bütün ürünlerinin onaylı olduğu anlamına gelmez” dedi.
“EN DOĞRU ÖNERİ BAZEN YENİ BİR KUTU ALMAMAKTIR”
Takviye seçiminde eczacı danışmanlığının önemine dikkat çeken Pekcan, özellikle gebelikte, çocuklarda, ileri yaşta ve düzenli ilaç kullanan kişilerde daha dikkatli değerlendirme yapılması gerektiğini vurguladı. Eczacının kullanılan ilaçları, diğer takviyeleri, böbrek hastalıklarını ve alerjileri sorgulamasının güvenli danışmanlığın bir parçası olduğunu belirten Pekcan, “Bazen en doğru öneri, yeni bir kutu almak yerine mevcut ürünleri gözden geçirmek veya hekime başvurmaktır” şeklinde konuştu.
Kış aylarında korunmanın yalnızca takviyelerle mümkün olmadığını da hatırlatan Pekcan, yeterli ve çeşitli beslenme, düzenli uyku, hareket, yaşa ve risk durumuna uygun aşılar, el hijyeni ve kapalı ortamların havalandırılmasının önemini vurguladı.
Pekcan, vatandaşlara şu çağrıda bulundu:
“Bu kış eczanenize girerken ilk sorunuz ‘En güçlü takviye hangisi?’ olmasın. ‘Benim gerçekten neye ihtiyacım var?’ diye sorun. Çünkü sağlığınıza iyi gelecek seçim, en çok konuşulan ürünle değil; size uygun, bilgili bir danışmanlıkla başlar.”
