Konya
Açık
26°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,2148 %0.05
53,9547 %0.18
6.273,18 % 1,40
Konya Postası Gazetesi Konya KENDİMİZE YETMELİYİZ!

KENDİMİZE YETMELİYİZ!

Dünya’da yaşanan savaşlar, iklim krizi birçok ülke de olduğu gibi Türkiye’de de gıda üretimi konusunda geleceği endişelendirmeye devam ediyor. Hayatın vazgeçilmezi olan gıda üretimi için neler yapılabiliri Ziraat Mühendisleri’ne sorduk

KENDİMİZE YETMELİYİZ!
Okunma Süresi: 3 dk

Dünya’da yaşanan savaşlar, iklim krizi birçok ülke de olduğu gibi Türkiye’de de gıda üretimi konusunda geleceği endişelendirmeye devam ediyor. Hayatın vazgeçilmezi olan gıda üretimi için neler yapılabiliri Ziraat Mühendisleri’ne sorduk. Olası krizlere çözüm önerisi sunan mühendisler, kentsel tarımın önemine dikkat çekti.

Ziraat Yüksek Mühendisi Abdulkadir Serdar Önal, kendine yetebilen kentler için kentsel tarımın önemine dikkat çekerek, “Dünya da 85 milyon insan kent tarımıyla ilgileniyor. Kentsel tarım, sağlıklı, sürdürülebilir, ekolojik olarak hazırlanmış olan ürünlerin şehir merkezinde üretilmesini kapsar” dedi.

ÜLKE POLİTİKASI OLMALI

Endüstriyel tarıma alternatif bir üretim modeli olan kentsel tarım, sürdürebilirliğin ve biyoçeşitliliğin sağlanabilmesi açısından kent tarımının dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Önal, “Kentsel tarım, ülke politikası haline gelerek, büyükşehirlerde insanların yaşam alanlarında stresini alan, onları psikolojik anlamda da rahatlatan bir modeldir. Özellikle Covid-19’dan sonra ülkelerin, şehirlerin ve ilçelerin tarımsal olarak kendine yeten bir hale dönüşmeye çalıştıkları gözlemlendi. Tarımsal değeri olan her bir alanın etkin bir şekilde üretime alınmasının hem ekolojik hem ekonomik hem de toplumsal refah açısından önemli katma değerlere sahiptir” diye konuştu.

MODA DEĞİL, İŞ MODELİ OLMALI

Kentsel tarım moda ya da alışkanlık olmaktan ziyade gereksinim olan bir iş modeli olmalı ifadelerini kullanan Önal, açıklamasında şunları dile getirdi: “Özellikle sürdürülebilir toplum yönetimi ve sürdürülebilir kalkınmayı temel alan ülkeler bu modeli çağın gereği olarak görmektedir. Kentsel tarım modellerinde amaç bitkisel üretimi artırmanın yanında çevresel duyarlılığın farkındalığını öne çıkarmaktır. Kentsel tarımın bir yanı şu an oturduğumuz şehirde bir bahçenin içerisinde domates, biber, marul, maydanoz gibi ürünleri yetiştirerek günlük yaşam stresinden uzaklaşmak ve sağlıklı ürünler yetiştirebilmektir.”

KENDİMİZ İÇİN ÜRETMELİYİZ!

“Tarla tarımında yetiştirilen buğday, mercimek, pirinç, arpa, nohut ve soya gibi tahılların şehrin içerisinde yetiştirilmesi ekonomik ve ekolojik olmasa da özellikle sebzeleri kentsel tarımda rahatlıkla yetiştirebiliyoruz” diyen Önal, “Antalya'dan 1 kilogram domatesin gelmesi mi yoksa Karatay'da bu domatesin yetiştirilmesi mi? Antalya’dan Karatay’a gelmesinin maliyeti ve karbon ayak izinden dolayı çevreye zararı oldukça yüksek. Ürünlerimizi şehir ve ilçe merkezlerinde yetiştirdiğimiz zaman taze tüketim de mümkün olmaktadır. Kentsel tarımın, insanların stresini alan, onları psikolojik anlamda da rahatlatan bir model olduğu için özellikle büyük şehirlerde yaşayanların kent tarımına ihtiyacı var. Bu her bakımdan önemlidir. Toprak için, su için, insan kaynakları için. Hangi noktada düşünürsek düşünelim mutlak surette kendimize yeterli olmak durumundayız. Ailenin kendisine yeterli olmadığı bir ortamda o şehrin, o ülkenin, o dünyanın kendine yeterliliğinden söz edilemez. Kendimiz için üreteceğiz, fazlasını ilimiz için üreteceğiz, fazlasını ülkemiz için üreteceğiz ve bu ülkenin dışında buna ihtiyaç duyanlar için üreteceğiz. Dolayısıyla bu konjonktürel bir bakış olmamalı, bu sürdürülebilir ve sürekliliği olan bir bakış olmalı” ifadelerini kullandı. 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız