Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Üyesi Güzide Çıpan, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı paylaşımda "Terörsüz Türkiye" vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Çıpan, kamuoyunda sürecin başlangıcının MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 1 Ekim 2024'te TBMM açılışında DEM Parti sıralarına giderek tokalaşması ve 22 Ekim 2024 tarihindeki grup toplantısında yaptığı konuşma olarak görüldüğünü belirterek, "22 Ekim 2024'teki grup konuşması ne bir başlangıçtır ne de bir bitiştir." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin özellikle güney sınırlarında yürüttüğü terörle mücadele faaliyetlerine dikkat çeken Çıpan, Suriye ve Irak'ta yaşanan gelişmeler, Irak merkezi hükümetiyle yapılan terörle mücadele anlaşmaları ile Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sınır ötesi operasyonlarının sürecin önemli kilometre taşları olduğunu vurguladı. Afrin ve Zeytin Dalı Harekâtlarının önemine de değinen Çıpan, bu operasyonların küçümsenmemesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye'nin jeopolitik konumuna dikkat çeken Çıpan, ülkenin Ortadoğu, Doğu Avrupa ve Batı Asya'nın kesişim noktasında stratejik bir merkez olduğunu belirterek, bu konumun güvenlik açısından güçlü bir yapıyı zorunlu kıldığını kaydetti.
"Terörsüz Türkiye" ifadesinin iki önemli kavramdan oluştuğunu dile getiren Çıpan, Türkiye Cumhuriyeti'nin anayasal düzeni, sınırları, bayrağı ve kurucu değerleriyle bölünmez bir bütün olduğunu vurguladı. Türkiye Cumhuriyeti kimliğini taşıyan ve "Ne mutlu Türküm diyene" diyen herkesin bu milletin bir ferdi olduğunu belirten Çıpan, ayrımcılığa karşı hukuk devletinin gerekli mekanizmalara sahip olduğunu söyledi.
Terörün olduğu yerde huzur, güven, yatırım ve kalkınmanın mümkün olmadığını ifade eden Çıpan, Ekim 2024 sonrasında ortaya konulan "Terörsüz Türkiye" vizyonunun Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ortak misyonu haline geldiğini belirtti.
TBMM'de Terörsüz Türkiye Komisyonu'nun kurulduğunu ve çalışmaların ardından yasal düzenleme sürecine geçildiğini aktaran Çıpan, kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak ifade edilen düzenlemelerin Türk Ceza Kanunu kapsamında yapılacak değişikliklerden ibaret olduğunu söyledi.

Çıpan ayrıca, yürütülen çalışmalarda Anayasa'nın ilk dört maddesi, resmi dil, ana dil ya da devletin yapısına ilişkin herhangi bir düzenlemenin bulunmadığını belirterek, fesih sürecindeki terör örgütü mensuplarının silah bırakması, teslim olması ve hukuki süreçlerinin Türk Ceza Kanunu çerçevesinde yürütülmesinin hedeflendiğini ifade etti.
Paylaşımını, "İsteyen istediği kadar uydurma söylemlerde hatta iftiralarda bulunabilir. Terörsüz Türkiye, Türkiye'nin geleceğidir." sözleriyle tamamladı.