Konya
Açık
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,4014 %0.09
53,3732 %-0.19
6.871,75 % -0,50
Ara
Konya Postası Gazetesi Konya İlk faiz kararı: Piyasaları neler bekliyor?

İlk faiz kararı: Piyasaları neler bekliyor?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Ocak faiz kararını geçtiğimiz günlerde açıklamıştı. Buna göre PPK politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 250 baz puan indirerek yüzde 45'e düşürdü

Okunma Süresi: 4 dk

Merkez Bankası aralık ayında da 250 baz puanlık indirime gitmiş, böylece Şubat 2023'ten bu yana ilk faiz indirimi kararını almıştı.

2025 yılının ocak ayı itibariyle ilk faiz kararının açıklanmasının ardından Ekonomist Erdal Özel gazetemize özel açıklamalarda bulundu.

VATANDAŞLARDA SORU İŞARETLERİ VAR

Özel, “2024 yılında mayıs ayından sonra Türkiye enflasyonla mücadelede yüksek faiz ortamı ile tanıştı ve sıkı para politikasını tüm vatandaşlar ciddi bir şekilde hissettiler. 2025 yılına geldiğimiz zaman en büyük merak konusu bu politika devam edecek mi, yoksa bir gevşeme olacak mı, finansmana kolay ulaşılabilecek bir döneme girecek miyiz özellikle faize bağlı olarak dövizin durumu ne olacak gibi soru işaretleri tüm vatandaşta var. Ocak ayındaki bu faiz kararında ise şunu yaşadık; Merkez Bankası yine aralık ayındaki gibi 250 baz puanlık bir faiz indirimiyle süreci devam ettirdi” dedi.

TCMB, 2024'ün sıkı para politikası sürecinden sonra Ocak 2025'te 250 baz puanlık bir faiz indirimi gerçekleştirdi. Bu, piyasalar açısından gevşeme sinyali olarak algılanabilir. Ancak, faiz kararlarının artık her ay yapılmayacak olması bu tür indirimlerin etkisini uzun vadeye yayıyor.

ÖNCÜ VERİLERİN SIKI ŞEKİLDE TAKİP EDİLMESİ GEREKİYOR

Özel, “Gözden kaçırmamamız gereken en önemli husus şu; bu sene geçen yılki gibi her ay para politikası kurulu toplantısı olmayacak yani bu karar bir ayı aşkın süreyi kapsayacak karar, bir faiz indirimi. Dolayısıyla bundan sonraki faiz indirimindeki süreç için aslında öncü verilerin sıkı şekilde takip edilmesi gerekecek ki Merkez Bankası Başkanı Sayın Fatih Karahan da metinde bunu açıkça belirtmiş. Küresel riskleri göz ardı etmeden hem Türkiye’deki öncü verileri takip edeceğiz hem de yine küresel riskleri göz ardı etmeden önümüzdeki dönem faizle alakalı duruşumuzu ortaya çıkaracağız, netleştireceğiz dedi. Şu anki pozisyonda enflasyonda özellikle hizmet sektörünün de baskılanmasıyla bir düşüş trendi olduğunu ve bu yüzden enflasyon hedefi olan yüzde 21’e ulaşana kadar süreci takip ederek biraz da faiz indirimleriyle yolumuza devam edeceğimizi hissettirecek cümleler sarfetti” ifadelerini kullandı.

İHRACATÇI DA SIKINTI YAŞIYOR

Türkiye’de büyüme sorunu olduğuna dikkati çeken Erdal Özel, “Türkiye’nin şu an içinde bulunduğu durumu da ayrıca değerlendirecek olursak ki, Türkiye’nin şu an bir büyüme sorunu ortaya çıktı. İnsanların geçim sıkıntısı çektiği özellikle sadece vatandaş tarafında değil bu sefer ihracatçı tarafında da sıkıntıların ortaya çıktığı bir süreçteyiz. Doların TL karşısında zayıf seyretmesi piyasaları sıkıştırmaya başlıyor. Burada özellikle ihracatçının tarafına da yansıyan sıkıntılardan bir tanesi gelirlerinin döviz olması, döviz bazında fiyatlara zam yapmaması ama giderlerin TL bazında yükseliyor olması onları da kar marjı olarak sıkıntıya düşürüyor. 2025 yılı içerisinde faiz indirimlerinin gelmesi döviz indiriminin de bir miktar yukarı doğu çıkması büyük ihtimalle Merkez Bankasının da ekonomi yönetiminin de isteği olacaktır diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Özel, TÜİK tarafından açıklanan enflasyon ile vatandaşın hissettiği enflasyon arasındaki fark dikkat çekici bir sorun olarak ifade etti.

AÇIKLANAN ENFLASYON VE HİSSEDİLEN ENFLASYON FARKI

“Olayı teorik açıdan değerlendirecek olursak, enflasyon bilindiği üzere tüm vatandaşlar da öğrendi artık, enflasyonla mücadelede merkez bankalarının ve ekonomi yönetimlerinin en büyük silahı faiz kararları ve faiz artışları” ifadelerine yer veren Özel, “Şu an Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan verilere göre hedeflerin gecikmeli de olsa gerçekleştiği önümüzdeki yıl da bu sürecin devam edeceği görülüyor. Ancak hepimiz şu konudan çok rahatsızız, TÜİK’in açıkladığı enflasyon ile yine TÜİK’in açıkladığı, vatandaşın hissettiği enflasyon arasında ciddi bir makas var. Faiz kararlarında hükümetin elini en çok şey bağlayacak olan şey, Merkez Bankasının kararlarını en çok etkileyecek unsur hem reel sektörün sıkıntıda olması hem de vatandaşın şu için geçim sıkıntısının artarak devam ediyor olması. O yüzden 2025 yılı için öncü verileri takip etmeye devam edeceğiz ama Merkez Bankası tahminimce piyasaları biraz gevşetmek için faizi aşağı çekip, finansmana ulaşmayı kolaylaştıracak. Dolarda da ufak da olsa ihracatçıyı desteklemek için bir miktar yukarı doğru gidişin önünü açacaktır” diye konuştu.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *