Konya
Parçalı bulutlu
18°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
50,0248 %0.05
56,1599 %0.28
6.527,14 %3.54

Endişeye gerek yok

01 Ağustos Salı günü 18.06’da Selçuklu İlçesi Sarıcalar bölgesinde 5.0 büyüklüğünde meydana gelen depremin ardından Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fetullah Arık ve Konya Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Şükrü Arslan, konuya ilişkin değerlendirmede bulundu

Endişeye gerek yok
Okunma Süresi: 3 dk

Konya Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fetullah Arık, depremin Konya Fay Zonu’nun kuzey ucunda meydana geldiğini ve bunun kaydedilen en büyük deprem olduğunu ifade etti.

BEKLENEN BİR DEPREMDİ

“5.1 büyüklüğünde bir deprem beklenen bir depremdi” diyen Arık, “Daha öncesinde bilim insanlarının da açıklamalarında olduğu gibi bu fay zonu üzerine 6-6,5 büyüklüğünde depreme kadar deprem bekleniyor. Yaşanan deprem aslında bir sürpriz değil olası bir durumdu. 5.1 büyüklüğünde olması biraz ilginç. 1900’den günümüze kadar yapılan Konya Fay Zonu ölçümlerine göre kayda geçen en büyük deprem. Fay bir bütün halinde kırılırsa 6,5 şiddetliğinde bir deprem üretebilir ancak parçalı kırıklara sahip olduğu için 5 büyüklüğü normal bir durum. Önemli olan depremlerde panik yapmadan güvenli yerlere geçmemize gerekiyor” dedi.

HABERLER GERÇEK DIŞI

Arık, “Bazı haberlerde meydana gelmiş yüzey yarıklarının fotoğrafları kullanıldı. Bu yarıkların depremle doğrudan bağlantısı yok. Yüzey yarıkları daha öncesinden oluşmuştu. Nedeni ise havza içerisinde uzun yıllardır devam eden kuraklığa bağlı topraktaki sıkışma. Dünkü depremden sonra mevcut yarıklarda genişleme olmuştur ama yeni bir yarık olması söz konusu değil” ifadelerini kullandı.

KONYA ETKİLENEBİLİR

Arık, yaptığı açıklamada şunlara değindi, “Konya’nın yakın çevresinde daha büyük deprem üretebilecek faylar mevcut. Tuz Gölü Fayı, Ecemiş Fayı, Sultandağı gibi faylar daha büyük depremler üretebilir. Bu depremlerden de Konya etkilenebilir. Vatandaşı tedirgin olmasına gerek yok. Bizim memleketimizde 3.5 büyüklüğünde depremde de bina yıkıldı. Konya gibi gelişmiş bir kentte böyle bir depremde yıkım beklenmez”

27 ARTÇI SARSINTI YAŞANDI

“Depremin takiben 15 saat içerisinde büyüklükleri 1 ila 2,5 arasında değişen yaklaşık 27 adet artçı sarsıntılarda oluşmuştur” açıklamalarında bulunan Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Şükrü Arslan da,  depremin Kuzey-Güney gidişli Konya Fay Zonu üzerinde eğim atımlı normal fay segmentinde oluştuğunu söyledi.

KORKULACAK BİR DURUM YOK

Arslan, “Konya kapalı havzası bir çöküntü havzasıdır. Bu ve buna benzer çapta depremlerin olması muhtemeldir. Yaşanan bu depremi farklı durumlara yormak bunun akabinde büyük depremler beklemek doğru bilimsel bir yaklaşım değildir. Mevcut depremden kaynaklı korkulacak bir durum yoktur” dedi.

DEPREM ÖLDÜRMEZ, YAPI ÖLDÜRÜR

“Konya ili için şuanda yapılabilecek en doğru çalışma mevcut yapılarımızın durumunun olası bir deprem de nasıl davranacağının ortaya konulmasıdır” diyen Arslan, konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi, “İlimizde yapı stokunun durumunu tahmin edebiliyor olsak da, kesin olarak ortaya koyabilmek için Yapı Stoku Envanterinin çıkartılması büyük önem arz etmektedir. Mevcut Yapı stoklarının belirlenmesi ile riskli görülen yapılar hızlıca kentsel dönüşüme sokulmalıdır.  Ülkemiz ve ilimiz de, geçmişte birçok yıkıcı depremler yaşandığı gibi, gelecekte de yaşanacağı bir gerçektir. Bu nedenle Fay Yasası başta olmak üzere afet öncesi hazırlık ve risk azaltma projelerine daha fazla önem vererek, kriz yönetiminden risk yönetimine geçiş çalışmaları yapmak ve bu doğrultuda afetle mücadelenin tekrar gözden geçirilmesi gerekmektedir.

Yapı denetim mekanizması güçlendirilmeli, uygun zeminde doğru projelendirme uygulanmalıdır. Yapı denetim firmalarında proje müellifleri ile birlikte Jeoloji mühendislerinin de istihdamı sağlanmalı ve yerinde denetim muhakkak sağlanmalıdır” (Melike SAĞLIK- Hamide YILDIRIM)

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız