Eğitimci ve yazar Rüstem Arslan, Covid-19 pandemisinin etkilerini ve toplumsal yaşantıyı derinlemesine ele aldığı yeni romanı “Kâbus” ile okuyucuların karşısına çıktı. Çimke Yayınları etiketiyle yayımlanan eser, pandemi sürecinde yaşanan yalnızlıkları, kayıpları ve umuda tutunuşu anlatıyor.
Rüstem Arslan’dan Yeni Roman: Kâbus
Edebiyat dünyasına “Avalama Tarihi”, “Poyraz” ve “Başpınar” gibi önemli eserler kazandıran Rüstem Arslan’ın dördüncü kitabı “Kâbus”, pandemi sürecinin karanlık ve zor günlerini gerçekçi ve duygusal bir dille kaleme alıyor. Yazar, romanında salgının bir hastalık olmanın ötesinde toplumsal ve bireysel yaşantılarda bıraktığı derin izleri yansıtıyor.
Derin Sınavın İzleri
“Kâbus”, Covid-19’un sessiz sokakları, kapanan kapıları ve yalnızlaşan hayatları üzerinden toplumun yaşadığı büyük sınavı anlatıyor. Okuyucu, pandemi sürecindeki bireylerin yaşadığı zorlukları, acıları ve dayanışmayı yürek burkan bir gerçeklikle deneyimliyor.
Dayanışma ve Umut
Pandeminin hayatları altüst ettiği günlerde, “Kâbus” romanı sadece kayıpları değil, aynı zamanda dayanışma, umut ve insanlığın değerlerini de gözler önüne seriyor. Roman, okuyucuyu yaşanan acıların ve sessiz çığlıkların içinden geçen bir yolculuğa çıkarıyor.
1952 doğumlu Rüstem Arslan, uzun yıllar tarih öğretmenliği yaptıktan sonra emekli oldu. Konya’nın Meram ilçesine bağlı Avalama (İkipınar) köyünde dünyaya gelen Arslan, edebiyata katkı sağlayan eserleriyle tanınıyor. “Kâbus”, onun yaşanmışlık ve gözlemlerle harmanladığı en yeni romanı olarak edebiyatseverlerle buluşuyor.