Çocukların artık daha küçük yaşlardan itibaren başarı kaygısı, sosyal medyanın getirdiği karşılaştırma etkisi (fiziksel kıyas güzellik algısı) gibi sorunlarla baş etmek zorunda kaldıklarını belirten Şahin, “Ebeveynlerin artan iş yükü ve azalan kaliteli aile içi iletişimi, evde şahit oldukları şiddet ortamı etkileri çocukların duygusal dünyasında büyük boşluklar yaratabiliyor.” dedi.
Akran Zorbalığı Endişe Verici Boyutta
Şahin, “Günümüzde çocukluk, teknolojik çağın etkileriyle geçmişte olduğu gibi masumiyet ve neşeyle dolu bir dönem olmaktan çıkıyor. Yapılan araştırmalar, çocuklarda akran zorbalığı oranlarının son yıllarda endişe verici bir şekilde arttığını gösteriyor.” diye konuştu.
Çocukların birbirlerini kelimelerle, suskunlukla, alayla yaraladıklarını vurgulayan Şahin, her gün bu yaraların büyüdüğüne dikkat çekerek, ailelerini sadece akademik başarılara odaklandıklarını, “Ama dersleri iyi” diyerek geçiştirdiklerini söyledi.
En Tehlikelisi Psikolojik Zorbalık
Şahin, akran zorbalığını şu şekilde açıklıyor; “Aynı yaş grubundan bireyler arasında tekrarlayan, kasıtlı ve zarar verici davranışlardır. Fiziksel olabilir, duygusal olabilir, sözel ya da dijital… Ancak en tehlikelisi, görünmeyen ama iç dünyada yankısı büyüyen psikolojik zorbalıktır. Çünkü bu tür zorbalık, çocuğun kendilik algısını derinden sarsar. Yetersizlik hissi, değersizlik, suçluluk ve utanç gibi ağır duygularla baş başa kalan çocuk, zamanla susar, içe döner, ya da saldırganlaşarak kendi travmasını başka çocuklar üzerinde yeniden sahnelemeye başlar.”

Önleyici Ruh Sağlığı Politikaları Şart
Akran zorbalığının yalnızca bireysel bir travma olmadığını söyleyen Şahin, “Toplumsal bir psikolojik kırılmadır. Göz ardı edilen her zorbalık vakası, ileride daha büyük ölçekli ruhsal ve sosyal maliyetlere yol açar. Önleyici ruh sağlığı politikaları, sadece çocukları değil geleceği korur.” ifadelerini kullandı.
Zorbalık Fiziksel Şiddetten İbaret Değil
Zorbalığın, sadece fiziksel şiddetten ibaret olmadığını söyleyen Şahin, kelimelerle örülen duvarlar, sosyal medya üzerinden yürütülen psikolojik kuşatma, “şaka” adı altında sistematikleşen alaylar… Tüm bunların, çocukların benlik algısını, özgüvenini ve psikolojik sağlığını derinden sarstığını belirtti. Ayrıca Şahin, özellikle gelişim çağındaki çocuklarda bu etkilerin, uzun yıllar sürebileceğini ve ruhsal izler bırakabileceğini vurguladı.
Son olarak zorbalıkla karşılaşan çocukların çoğunun, yaşadıklarını tarif edemeyeceğini, henüz duygularını isimlendirmeyi bile yeni öğrendiklerine dikkat çeken Şahin, “Bu yüzden onların yerine duyan, hisseden ve harekete geçen yetişkinlere en çok ebeveynleri ile olan iletişime ihtiyaçları vardır. Her çocuk anlaşılmayı hak eder.” diyerek sözlerini tamamladı.