Konya Aydınlar Ocağı tarafından düzenlenen Selçuklu Salı Sohbetleri’nde bu hafta, vefatının birinci yılında tefsir âlimi Prof. Dr. Mehmet Sait Şimşek rahmetle anıldı. Konevi Derneği Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programda konuşan Emekli Müftü ve Vaiz Mehmet Emin Parlaktürk, merhum Şimşek’in hayatı, ilmi çalışmaları ve fikir dünyasına dair bilgiler paylaştı.
Programın açılış konuşmasını yapan Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, “Konya’mızın ve ülkemizin kültür hayatına emek vermiş kıymetli şahsiyetleri anmaya ve anlatmaya devam ediyoruz. Merhum hocamız Prof. Dr. Mehmet Sait Şimşek de bu hizmet halkasının önemli bir parçasıdır. Kurban Bayramı’nda vefat eden hocamızı sene-i devriyesinde rahmetle anıyoruz” dedi.
Konuşmasına Prof. Dr. Şimşek’in biyografisini aktararak başlayan Mehmet Emin Parlaktürk, onun 1951 yılında Mardin’de doğduğunu, ailesinin Tay kabilesinin Nuaymi koluna mensup olduğunu belirtti. Erzurum Yüksek İslam Enstitüsü’nden mezun olan Şimşek’in, vaizlik görevlerinin ardından Konya Yüksek İslam Enstitüsü’nde akademik hayata başladığını dile getirdi.
1984 yılında Ankara Üniversitesi’nde doktor unvanını alan Şimşek, 1994 yılında profesörlük unvanına ulaştı. Konya İlahiyat Fakültesi’nde Tefsir Ana Bilim Dalı Başkanlığı yapan Şimşek, aynı zamanda TİMAV Yönetim Kurulu üyeliği görevinde de bulundu. Avustralya ve Avrupa’da tefsir sohbetleri gerçekleştiren Şimşek’in, öğrencilerine ve ilim dünyasına büyük katkı sunduğunu belirten Parlaktürk, şu ifadeleri kullandı:
“Hocamızın en değerli eseri ‘Hayat Kaynağı Kur’an Tefsiri’dir. Bunun yanı sıra birçok telif ve tercüme eseri üniversitelerde kaynak eser olarak kullanılmaktadır. Yazdığı eserler üzerine yüksek lisans ve doktora düzeyinde akademik çalışmalar yapılmış, yetiştirdiği öğrenciler bugün rektör, dekan, öğretim üyesi, müftü ve vaiz olarak görev yapmaktadır.”
Şimşek’in ilmi görüşlerine de değinen Parlaktürk, onun Kur’an’a olan aşkıyla tanındığını ve sık sık “Tekrar dünyaya gelsem yine ilahiyatçı olurdum” dediğini aktardı. Şimşek’in, İslam’ın nev’i şahsına münhasır bir sistem olduğunu, insanlığın kurtuluşunun Kur’an’a dönmekle mümkün olabileceğini savunduğunu vurguladı.
Parlaktürk, Şimşek’in mezhep, tarikat ve geleneksel bağlılıkların taassup derecesinde savunulmasına karşı olduğunu belirterek, “Ön yargılardan uzaklaşıp Kur’an’ı yeniden anlamaya çalışmak gerektiğini söylerdi” dedi. Ayrıca, Kur’an’ın sadece İslam’ın değil, insanlığın kurtuluş reçetesi olduğuna inandığını ifade etti.
Programın sonunda söz alan Prof. Dr. İbrahim Sarmış ise merhum hocayla ilgili hatıralarını paylaştı. Asistanlık dönemlerinde birlikte görev yaptıklarını anlatan Sarmış, Şimşek’in inancına ve ilkelerine bağlı tavizsiz bir duruş sergilediğini belirtti.
Etkinliğin sonunda Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü ve Prof. Dr. İbrahim Sarmış tarafından Mehmet Emin Parlaktürk’e günün anısına kitap takdim edildi.